Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=902
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Pazar, 16 Kasım 2014 - (10:47)

Olaylar İslam’ın Yayılmasına Yardım Ediyor

Miladi 610 yılında İslam’ın ilk emri “Oku” geldiğinde Hıristiyanlığın tarihi 610 yıllıktı.
Afrika’nın Hıristiyan olmasında en etkin durumda olan Habeşistan devleti idi.
Onun için Hıristiyanlık, Afrika’ya 610 yıl önce girmişti ve 610 yıllık bir mazisi vardı.
Senegal, Moritanya, Fas, Cezayir, Libya, Mısır, Sudan, Eritre, Habeşistan, Somali, Nijer... gibi devletlerden bir kısmında yüzde elli biri Müslümanken bazılarında Moritanya gibi yüzde yüzü Müslüman.
Diğer devletlerde ise yüzde ellinin altında olmasına rağmen İslam’a girişlerin çok hızlı olduğu haberini bir önceki Papa, basın önünde, “Maalesef İslam’ın önünü alamıyoruz” diyerek dünyaya duyurmuştu.
Yardım için bir Afrika ülkesine giden arkadaşım anlattı: “Afrika’nın güney batı ülkelerinden birine gittim. Halkın çoğunluğu Hıristiyan. Bir köyde yolun sağ tarafı Müslümanlardan meydana geliyor, sol tarafında Hıristiyanlar kalıyor.
Hıristiyan mahallesine yol, elektrik, su devlet tarafından getirilmiş.
Müslüman mahallesine ise üçü de getirilmemiş.
Köye kâbus gibi çöken bir kilise yapılmasına karşın Müslüman mahallesindekiler, yardım tenekelerinden kendilerine bir cami yapmışlar.
Çok üzüldüm hocam” demişti.
Hıristiyan mahallesinde Hıristiyanken Müslüman olan varmış ama Müslüman mahallesinden Hıristiyan olan yokmuş.
Bu, İslam dininin hak din oluşunun delilidir.
Milli Gazete’de çıkan habere göre mektup yoluyla Hıristiyanlık propagandasına hâlâ devam ettiklerini öğrendik.
Bundan 31 yıl önce küçük bir şehirde esnaflık yapan bir vatandaşa Amerika’dan mektup gelir.
Onu Hıristiyanlığa davet etmektedir.
Şaşıran adam, şehrin vaizine gelir ve neden kendisine geldiğini sorar.
Vaiz de ona, “Bunlar, organize halinde çalışırlar. Senin bu işe müsait olduğunu burada yaşayan bir muhbir haber vermiştir. Ne yapalım? dediğinde, sen beş vakit namaza başla, namazları camide cemaatle kıl ki seni izleyen adam mektubun ters teptiği raporunu versin. Ben bu arada senin ağzından bir cevap yazayım ve bu adrese gönderelim” der.
Mektup yazılır, Amerika’daki ilgili birimdekilerin okuyabilmesi için emekli bir askere terceme ettirilir ve gönderilir.
Mektupta herhangi bir Müslüman’ın Hıristiyan olmasının mümkin olmadığını, çünkü her Müslüman’ın Hazreti İsa’ya iman ettiğini, Hazreti Meryem’e iffetli, şerefli bir hanımefendi olarak baktığını, İncil’in tahrif edilmeden önceki haline iman ettiğini, papazların ve kralların tahrifatına ihtiyacı olmadığını, Müslümanların Hazreti İsa’nın adını çocuklarına vermede Hıristiyanlardan daha hassas olduklarını, isterlerse herhangi bir ülkede Müslümanlar arasındaki İsa ismiyle Hıristiyanlar arasındaki isminin rakamlarını kıyaslayıvermelerinin yeterli olacağını anlatır.
Mektuba cevap, Türkçe olarak geldi.
Mektuptan anlaşıldığı kadarıyla o kurumda iş bulan ve Türkçe bilen bir Müslüman tarafından yazılıyor ve iş gereği Hıristiyan görünüyor.
Çünkü cevabi mektubun içeriğinden çok memnun olduğunu ve İngilizce yazıldığı için kurumdakilerin birçoğunun okuduğunu yazıyor.
Güneşin altında karartma yapmak için trilyon dolar harcasalar kendilerini yormaktan ve ışığa sırt çevirmekten başka bir şey yapamazlar.
Rabbimiz buyurur: “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Allah ise, kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayacaktır. O Allah ki, müşrikler iste­mese de bütün dinlere üstün çı­kar­mak için, Rasülü’nü hidâyet ve hak dinle gönderdi” (Saf süresi ayet 8–9).
Bu Saf süresinin 8, 9’uncu ayetlerinin, Tevbe süresinin 32, 33’üncü ayetlerinin tefsirini Şifa Tefsiri’nden bir okuyuverin.

Kaynak: http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Olaylar_islamin_yayilmasina_yardim_ediyor/22240#.VGhyDGdINTc