Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=77
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Salı, 24 Kasım 2009 - (11:16)

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Rabbimiz, biz kullarının ihtiyaçlarına ve fıtratlarına uygun olarak, nimetler lütfetmiştir. Bu nimetlerin birisi de bayramlardır.

Bayramlar; kaynaşmak, dayanışmak, yardımlaşmak, ziyaretleşmek, gönül almak, empati yapmak, paylaşmak ve yakınlarımızla görüşmek için vesiledir.

Ramazan Bayramı’nda fitrelerle yapılan yardımlaşma ve paylaşma, Kurban Bayramı’nda kurban etiyle gerçekleşir. Et göremeyen nice evlere, bu vesileyle et girer, fakir- zengin arasında, sevgi ve sosyal adalet sağlanır.

Kurban, Allah’a yaklaşmak ve Allah’a yakınlaştırmaya vesile olan ibadettir. Diğer bir tarifle kurban, Allah için fedakârlığın nişanesidir.

Kurban keserek, malımızdan ve sevdiğimiz hayvanlardan fedakârlık yapıyoruz, kan akıtarak içimizdeki öldürme egosunu teskin ve terbiye ediyoruz, şehevi arzularımızı frenliyoruz.

Kurbandan amaç, Allah için kan akıtmaktır. Kevser suresinde geçen “venhar!” emri, “kurban kes, kan akıt” anlamındadır. “Nahr” kan akıtmak ve hayvan kesmek anlamında mastardır. Kurban Bayramı gününe de “yevmü’n nahr” denir. Dolayısıyla kurban kesmeyip, onun yerine para vermek, sadaka ve bağışta bulunmak doğru değildir, kurban yerine geçmez.

Başka bir ayette de, “ O kurbanların eti de, kanı da Allah’a ulaşmayacak, ancak O’na sizin takvanız ( iyi niyetiniz) ulaşacaktır.” Buyrulur.

Şu halde kurbandan gaye, çok et yemek, çok et dağıtmak değildir. Gerçi bir hadis-i şerife göre, insanlar sırattan geçerken, kurbanlarına binecek. Onun için, kurbanların semiz olması, efdaldir. Ancak kurbanın semiz olmasından daha önemlisi, takva sahibi olmak, Allah korkusunu ve sevgisini duyarak, O’nun rızasını isteyerek kurban kesmektir. Çünkü, ameller niyetlere bağlıdır. Niyeti güzel olanın, ameli de makbuldür.

Kurban, bir nevi sağlığımızın şükrüdür. Allah’ın verdiği evlatlar ve onların sağlıklı olmaları karşılığında, Allah’a teşekkürdür kurban. İsmail Peygamber(as)i, Cenabı Allah kurban karşılığında babasına bağışlamış, koç göndererek İbrahim’e kestirmemiştir. İbrahim Peygamber (as), Allahın emri karşısında teslim olmuş, biricik evladını bıçağın altına yatırmaktan çekinmemiştir. Aynı teslimiyeti oğul İsmail(as) de göstermiş, kendi gönlüyle bıçağın altına yatabilmiştir. İşte bu hareketler, fedakârlığın son noktasıdır.

Evet, kurban, mali bir ibadettir ve gücü yetenler kesmelidir. Borçlanarak, krediler alarak, zora girerek, başka borçlarımızı erteleyerek kurban kesilmez. Elbette zor şartlarda, imkânı olmadığı halde kesenler de, nafile ibadet sevabı alırlar.

Bir kısım insanlar, dost-düşman ayıplar korkusuyla, gurur meselesi yaparak, sadece et yemek ve çocuklarını başkalarının eline bakıtmamak için keser. Bu niyet, doğru değildir. İbadet, Allah için olursa, sevap kazandırır. Utanılacak tek varlık, Allah’tır.

Bir kısım insanlar da, her türlü konfor içinde yaşamasına rağmen, 400 liralık cep telefonları kullanmasına rağmen, bin liralık televizyonlar kullanmasına rağmen, deri koltuklarda oturmasına rağmen, yirmi bin liralık arabaya binmesine rağmen, kurban kesmekten imtina ediyor. Peygamberimizin şu sözünden payımıza düşeni alalım:” Kim bir genişlik (mali imkân) bulur da, kurban kesmezse, bizim namazgâhımıza yaklaşmasın!”

Şu halde imkânlarımız varsa, hiç tereddüt etmeden kurbanımızı keselim. En az üçte bir etini, kesmeyenlere dağıtalım. Her hafta, kasaptan et alıp yiyebilecek imkânımız varsa, vakıf ve derneklere kurbanın tamamını bağışlayalım. Birkaç fakirin sevincine, biz de ortak olalım.

Bütün İslam âleminin, Konyalı ve Çumralı hemşerilerimizin Kurban Bayramını tebrik ederim.

Nice bayramlarda buluşmak ümidiyle, Allah’a emanet olun.

Kurbanlarınızı Allah kabul etsin!