Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?news_id=4351
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Cuma, 18 Ocak 2019 - (19:30)

Şiir Hayatın Özüdür

Konya Aydınlar Ocağı tarafından “Sultan’üş-Şuara” unvanı verilen Kâmil Uğurlu, şiir tadında sohbetinde “Şiir hayatın özüdür. Vuslattır, özlemdir, hasrettir. Hepsinden öte şiir yüreğin ta kendisidir.” dedi

Konya Aydınlar Ocağı tarafından kültürümüze hizmetlerinin 60.yılında “Sultan’üş-Şuara” unvanı verilen Şâir-Yazar Kâmil Uğurlu, “Ömür Biter Yol Bitmez” adlı şiir dinletisinde, yolla ilgili şiirlerini okudu.

Öncü Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen şiir tadında sohbette, Ahmet Haşim’in “Şiirler ve Şairler” hakkında yaptığı tespitleri de paylaşan şair Kamil Uğurlu, “Kim ne derse desin, şair bir gerçeğin habercisi değildir. Bir yasa koyucu da değildir. Şair güzel bir olayın terennümcüsü de değildir. Onun söyledikleri anlaşılsın, ibret alınsın diye söylenmiş sözler, asla değildir. Şair anlaşılmak için değil, hissedilmek için söyler. Söylediklerini iyi hissettirebilmek içinde malzemeleri vardır. Müzik onun yardımcısıdır. Fon müziği yapın şeklinde bir müzik değil. Şiirin içinde müzik olması lâzım. Şiirin kendisinde mûsıkî olması lâzım” diyerek, bunun çok olağanüstü örneğinin ise Kur’an olduğunu söyledi.

Şiir Hayatın Özüdür

Şair Uğurlu, “Şiir söz ile müzik arasında bir güzel hadisedir. Öyle olmalıdır. Şiir hayatın özüdür, kendisidir, bir küçük istasyondur. Giden bir gemi, sallanan bir mendildir. Hayallerimizdir. Rüyalarımızdır. Gençliğimiz, yenilgilerimiz, hüsranlarımızdır. Şiir semalara, göklere sığmayandır. Bazen bir tokat bir yakarıştır. Vuslattır, özlemdir, hasrettir. Hepsinden öte şiir yüreğin ta kendisidir.” dedi.

Genelde hayatın bazen çok kısa, bazen de çok uzun süren bir yolculuktan ibaret olduğunu ifade ederek yol kenarlarında, eskiden “Ömür biter, yol bitmez” levhalarının olduğunu hatırlatan Uğurlu, “Türkler yerleşik hayat ile göçebeliği, bir arada götürdüler. Bilhassa muhafaza ettiler. Göçebelik bizim DNA’mızda var. Dolayısıyla yol da öyle. 1950’de iktidar değişince, DP döneminde bizde başka yerde olmayan, çok orijinal bir yol kültürü gelişti.” sözlerini paylaştıktan sonra, yol üzerine yazdığı şu şiirleri okudu:

“Şoförsün Dediler Bana Kız Vermediler”

Bizim Cihanbeyliler M.A.N marka arabaları çok severler. Ve onun da kırmızısını çok severler. Üzerine yazar: “Dinim imanım kırmızı M.A.N’ım!”

Derler; “Alırsın bir Ford, olursun lord.”

Arabanın arkasına yazılan son derece hoş laflar:

Öyle bakma ne olursun.

Sollama çeşidim olursun.

Babam sağ olsun!

Miras değil, alın teri.

O benim en uykusuz gecem!

Başımın tatlı belası!

Şoförsün dediler bana kız vermediler.”

Kamyon şoförleri, ıssız yolların harika savaşçılarıdır. Birkaç defa gelir giderlerken, o yolun her şeyini ezberlerler. Ve onlar son derece enteresan yerlerde dururlar; “unlarını yüklemişler tahtadan bir kasaya/ ve sağında solunda fukara malı/ çadırı çekmek gerek en üstlerine/ ki ıslanmamalı/ kamyonumun arkası kınalı keklik boyalı/ yüküm gurbet lastiklerim yamalı / oğlana söz verdim aman Selami/ sağ salim evimize varmalı.”

Aydınlar Ocağı’ndan Teşekkür Plaketi

Sohbetten sonra Aydınlar Ocağı’nın teşekkür plâketini Kâmil Uğurlu’ya, eşi Hilâl Uğurlu takdim etti. Konya Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Sinan Ümit de, Hz. Peygamberin hayatının, sanatsal bir şekilde yazıldığı kitabı hediye etti. Sohbet ise, KOSKİ tarafından ikram edilen ahiaşı ziyafeti ve duayla son buldu.