Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=2170
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Salı, 16 Haziran 2020 - (00:48)

Hizmete Adanmış Bir Ömür

İstanbul Hadımköy'de Sultan II. Abdülhamit döneminde yapılan, uzun yıllar askeri hastane olarak hizmet veren ve fakat yıllardır kaderine terkedilmiş bina, restore edilerek; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, 31 Mayıs günü açılışı yapıldı. Hastaneye, Hadımköy Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Hastanesi adı verildi.

Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Kim?

İsmail Amca'yı tanıdığımda ilkokul 4. veya 5. sınıfa gidiyordum. Fatih'teki İtfaiye'nin arka taraflarında, Hüsanbey Mah. Aktar Yekta sokakta oturuyorduk. Çıkmaz bir sokaktır ve sokağın başlangıcı, Sanki Yedim Camisinin karşısından başlar. Sanki Yedim Camii de Kırbacı sokakta.

İsmail Amca'nın o zaman Çırçır'da çeşmenin yanında bulunan, bir muayenehanesi vardı. Bu muayenehanesini daha sonra, Sanki Yedim Camisi'nin iki üç bina bitişiğindeki evinin bulunduğu zemin katına taşıdı. Kendisini tanıdığım yıllarda, Dolmabahçe Sarayı'nda doktorluk yapıyordu.

Çırçırdaki muayenehanesinde olsun, Sanki Yedim Camii bitişiğindeki muayenehanesinde olsun, her Perşembe günü saat 17.00'den sonra Halk gününde, ücretsiz muayene yapardı. Hoş diğer zamanlardaki muayenelerde de durumu müsait olmadığını hissettiği hastalarından, para almazdı.

Niyazi Amca, aynı zamanda çok mütevazi ve cana yakın bir insandı. Kimseyi kırmaz, herkesin gönlünü hoş eden bir yanı vardı.

Hiç unutmuyorum. 1973 veya 1974 yaz aylarından birinde babam, sırt ağrılarından evde yatamadı. Biz de yatamadık. Gece saat 3 sularında, Babam 'Ben dayanamıyorum, Dr. Niyazi Beye bir ulaştırın.' dedi. Babamın koluna girdim, hemen bir arka sokaktaki Niyazi Amca'nın evinin kapısına dayandık. Zilini çaldım. Niyazi Amca alışık olmalı ki, beş dakika olmadı yukarıdan pencereden baktı. Ben seslendim 'Niyazi Amca babam rahatsızlandı, ne olur bir bakın.' dedim. Yukarıdan kapıyı açtı. Zemin katta, sağdaki muayenehanesinin kapının önünde beklemeye başladık. Bir kaç dakika sonra Niyazi Amca indi. Muayenehaneye girdik. Babamı, hemen muayene yatağına yatırdık. Hemen bir muayene etti. 'Abdullah Bey, seni güneş çarpmış. Sana bir merhem yazacağım. Bunu kullanacaksın inşaallah bir kaç gün içinde iyileşeceksin.' Yanlış hatırlamıyorsam, ağrısını dindirmek için bir de iğne yapmıştı.

Niyazi Amca'nın unutamadığım bir hatıram veya tanıklığım daha var. Ben de o yıllarda İstanbul İmam Hatip Okulu'nda okuyorum. Babam la birlikte akşam ve yatsı namazlarını, sürekli olarak Sanki Yedim Camiine gidiyoruz. Niyazi Amca da müdavimlerden. Niyazi Amca, Kurban bayramının neredeyse 4 günü, bizim gibi gençlerle birlikte, İlim Yayma Cemiyeti için deri toplardı.

Niyazi Amca, ömrünü hizmete adamış bir kimseydi. Resmi görevi olan Dolmabahçe Sarayı doktorluğu haricindeki zamanlarında; İstanbul İmam Hatip Okulu Aile Birliği, İlim Yayma Cemiyeti gibi hizmet kurumlarında, uzun yıllar hizmetlerde bulunduğunu biliriz.

Niyazi Amca, 'Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?' ayetinin, Müslümanlardan istediğini yaşayan bir insandı. Yani ayetin Müslümanlardan istediği 'özünüz, sözünüz bir olsun' mantığını, kendisine düstur edinmiş birisiydi.

“Biz sürekli başkalarının çocuklarını imam hatiplere gitmeye teşvik ediyoruz; ama biz, neden İmam Hatip’ten mezun değiliz.” diyerek; 51 yaşında imam hatip okulu diploması almak için çalışmaya başlar.

Sanki Yedim Camii’nin o zamanki İmam Hatibi Mehmet Emin Kutluoğlu Hocadan Kıraat, Sadreddin Yüksel’den Farsça, Mahmut Bayram Hoca’dan Arapça dersleri alır.

Kendisine sorarlar: Niyazi Bey siz doktorsunuz, İmam Hatip Diplomasına ihtiyacınız yok. Neden böyle bir işe kalkıştınız?

Niyazi Amcanın cevabı çok manidardır: “Ahirette İmam Hatiplilerle birlikte haşrolunmak, onlarla bir arada muamele görmek istiyorum.”

Şu anda AK Parti Genel Başkanvekilliği yapan oğlu Numan'ı, İstanbul İmam Hatip Lisesine kaydettirmiş ve buradan mezun olmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Hadımköy Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Hastanesi açılışında şu hatırasını nakletmiştir:

"Kendisi Balkan Harbi, 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi kahramanlarından, aynı zamanda alim olan Ordu Ünyeli Binbaşı Numan Kurtulmuş'un oğludur. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirip, dahiliye uzmanlığını tamamladıktan sonra; hayatını bu şehirdeki tüm hastaların, gariplerin, gençlerin hizmetine adamıştır. Gariplerin babası olarak tanınması bu yüzdendir. Perşembe günleri tüm hastalara ücretsiz bakar, ilaçlarını ücretsiz verir, ihtiyaç sahiplerinin ceplerine harçlıklarını da koyardı. Babam rahmetli, beni imam hatip okuluna girmeden önce, Niyazi Amcaya teslim etti. Çünkü bizim köyümüzden İsmail Niyazi Bey'in okul arkadaşı onlar. Fatih'teki Fetih yurtlarında orada derslerini çalışırlar. Babam da zaman zaman, onların yanına gelir giderdi. İmam hatip okuluna girerken de beni Niyazi Amca'ya götürdü dedi ki 'Ben oğlumu size teslim ediyorum.' İmam Hatip okuluyla da, böylece tanışmış oldum.

İsmail Niyazi Kurtulmuş nöbetçi oldukları zaman, gelir yurtta geceleri bizim yatakhaneyi dolaşır; kimin üstü açık, kimin kapalı ,bizim yorganlarımızı tek tek elden geçirirdi. Bu şekilde de, bizim oradaki babalığı da onlardan ayrıca görmüş olduk. "

Allah rahmet eylesin. Rabbim cennetiyle mükâfatlandırsın.