Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=2156
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Cumartesi, 23 Mayıs 2020 - (17:34)

Küresel Vahşiler Tepişiyor

Batının kutsalı yoktur. Batı, kendi çıkarı için, yapamayacağı vahşet yoktur.

Tarih bunun misalleriyle doludur. Batı kendi barbarlığını örtmek için, elindeki propaganda güçleriyle; dönemin en büyük Müslüman devleti olan Osmanlı'yı 'Barbar' olmakla suçlamış.

Zaman içerisinde bunu geliştirerek, sadece Osmanlı üzerinde değil, 'Müslüman' eşittir 'Barbar' fikrini, tüm toplumlara kabul ettirmeyi başarmıştır. Bu nu sağlamak için son 20 yıldır; 'Daiş'-'İşid' fikriyatındaki kimi masum, kimisi maceraperest Müslümanları ve aralarına yerleştirdikleri ajanlarını kullandılar.

İslam'ın özünde olmayan ve fakat 'Daiş' - 'İşid' fikriyatına sahip Müslümanlar vasıtasıyla Afganistan'da, Irak'ta, Suriye'de ve bazı Afrika ülkelerinde sergiledikleri, sözüm ona şeriatı uygulama adına 'kafa kesme' infazlarını servis ettirerek; bütün dünyaya Müslümanları 'vahşi', 'barbar', 'acımasız' olarak kabul ettirmeyi başardılar maalesef.

150 yıl öncesine gittiğimizde, Amerika'nın kuruluşu öncesinde ve Kuzey Amerika kıtasının yerli ahalisi Kızılderililere; 'Beyaz Adam'ın uyguladığı katliam ve vahşeti, bir hatırlayalım. Milyonlarca Kızılderili, hunharca katledilmedi mi?

Almanya'da yayınlanan PM Dergisi Kızılderililer ile ilgili bir araştırmasında, 70 Milyon Kızılderili'nin Amerikalılar tarafından katledildiğini yazdı.

Amerika'da çalıştırmak için milyonlarca Afrikalı, vatanlarında esir alınıp, 'köle' olarak Amerika'ya getiren Beyaz Adam değil mi?

Aynı yıllarda, İngilizlerin Hindistan'da yaptıkları vahşeti hatırlayalım. Bu vesileyle, Batılıların ne kadar iki yüzlü ve vahşi olduklarını, kendi insanlarının yazdıklarıyla ortaya koyalım.

'Bulunmaz Hint kumaşı' tabirini bilirsiniz...

İngilizler, enerjiyle çalışan kumaş dokuma makineleri üretmişlerdir. Çok fazla miktarda kumaş üretebilmektedirler. Fakat kendi piyasalarında,Hindistan'ın ürettiği kaliteli Hint kumaşının, pazar hakimiyetini bir türlü kıramamaktadırlar. Kendi kumaşları çok ucuz olmasına rağmen, piyasalarında kaliteli el dokuması Hint kumaşları, daha çok satılmaktadır.

Hindistan'daki el dokuma tezgahlarında çalışan 100 binin üzerinde insanın, kumaş dokurken önemli bir görev yapan başparmaklarını keserek, kumaş üretimini durdurmuşlardır. Böylece pazarlarına Hint kumaşının gelmesinin önüne geçmişlerdir. Komünizmin ideoloğu sözüm ona 'proleter devrimciler' in babası olan Karl Maks; 1760 yılında İngilizlerin gerçekleştirdiği bu vahşeti; 25 Haziran 1853 günlü New-York Daily Tribune gazetesinde yayınlanan bir makalesinde alkışlamaktadır:

“İngiltere’nin Hindistan’da yerine getirmesi gereken, ikili bir görevi vardır; biri yıkıcı, öteki yenileyici…İngilizler, yerli toplulukları parçalayarak, yerli sanayinin kökünü kazıyarak ve yerli toplumda büyük ve yüce olan ne varsa, yerle bir ederek bu uygarlığı yıktılar.”

…

“Hintli eğirici ve dokumacının her ikisini birden yok eden İngiliz müdahalesi, bu küçük yarı-barbar, yarı-uygar toplulukların, iktisadi temellerini dağıtmış ve böylece Asya’da o zamana dek görülmüş, en büyük ve doğruyu söylemek gerekirse biricik toplumsal devrimi yaratmıştır.”

Onları bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var

Günümüze gelecek olursak. Korona vakalarının batılı toplumlarda yayılmasından sonra; Avrupa'da ve Amerika'da yaşlıların barındıkları huzurevlerinde, kaderlerine terk edildiklerini ve on binlercesinin öldüğüne şahid olmadık mı?

Birbirlerinin maskelerini gasp etmediler mi?

Batılıların kendi aralarında, Korono savaşları diyebileceğimiz bir mücadelesine şahid olmaktayız.

Tıpkı ikinci dünya savaşı öncelerinde olduğu gibi, bir durum var sanki. Bu vahşiler değil miydi yüz binlere varan Yahudi'yi Hitler'e katlettiren.

Neden katlettirdiler?

Ortadoğu'da kurdukları Yahudi devletine, Yahudiler gitmemekteydi. Dünyada, bir arada yaşayan Yahudilerin en çok bulunduğu Avrupa'da ve Almanya'daydı. Hitler vasıtasıyla Yahudiler öldürülmeye başlanınca, Yüz binlerce Yahudi Almanya'dan çıkıp, kaçmak zorunda kaldı. Bunların büyük bir çoğunluğu, Filistin'e gittiler. Böylece orada istedikleri küçük de olsa bir 'Yahudi Devleti' oluşturdular.

Dünyayı yönetmek isteyen 'Küresel Sermaye' ile ABD'nin içerisinde bulunan diğer bir 'Küresel Güç' arasındaki savaş, günümüzde Korona üzerinden yapılmaktadır.

Bu iki güç arasındaki savaştan dolayı, bütün dünya âdeta bir 'cezaevi' ne dönüştürüldü. Bütün bir insanlık da 'mahkûm' hâline getirildi.

Bu iki güç arasındaki savışı hangisi kazanırsa kazansın 'insanlık' ın kaybedeceği kesin.

Önümüzdeki aylar ve yıllarda, bu mücadeleye daha açık olarak şahid olacağız.

Bizler 'yerli' olan idarecilerimizden isteğimiz, bu iki vahşi güce karşı 'insanlığımızı' korumaya çaba göstermesidir.

Tüm dünyadaki Müslümanlar, 'yerli' liderlerinden, bunu talep etmelidirler.

Şu hakikati de, her daim aklımızda tutalım:

Onları bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var...