Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=2150
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Pazartesi, 18 Mayıs 2020 - (15:21)

Müslüman İtalyan Kızın Hatırlattıkları

İngiliz veya Amerikan gazetelerinden birinin, kadın muhabirinin, İslam ülkelerinden birinde, Batılı işgalciler, semirgen ve sömürgenlere karşı direnen Müslümanlar tarafından kaçırıldığının haberi basında çıkınca, Batılı gazetelerde çıkan yorumlar, her yorumcunun kendi iç dünyasında, “Benim elime böyle biri geçse ne yapardım” sorusunun cevabı olur.

Kurtuluş Savaşı’nda İtalyanlar, Antep ve Maraş’tan kaçarak giderken, yeni evli Antepli gelinin kınalı ellerini, Paris’teki ailesine göstermek için keser de götürür.

Çanakkale’de İngiliz efendilerine hizmet etmek için Avustralya’dan Çanakkale’ye ölmeye ve öldürmeye gelen bir Anzak, dönüp giderken Müslüman kafatası götürür ve seksen yedi yıl sonra, 2002’de Avustralya Gaziler Bakanı Danna Vale, özür dileyerek kafatasını Türkiye’ye teslim eder.

Geriye gitmeye gerek yok.

2003 yılında Amerikan ve İngiliz koalisyon güçlerinin Irak’ı işgalden sonra kendilerine direnebilecek ve İslam’ı yeniden diriltebilecek insanları esir olarak tuttuğu, Ebu Gureyb hapishanesindeki işkence çeşitlerini, bizim ülkemizde yetişen hiçbir komplocu, hayalci, ütopyacı yazar-çizerlerimizin düşünemeyeceği kötülükleri yaptılar ve yaptıkları aşağılık, alçak işleri Amerikan eğitimine göre en iyi yetişmiş bir kadın subay nezaretinde kameraya alıp, dünya da görsün diye yayınladılar.

Bizim ülkemizin en aşağılık işlerini yazan yazarlarımız, o görüntüleri yayınlamaya vicdanı elvermez.

Yvonne Ridley, (1959-?) İngiltere’de yayın yapan Sunday Express’in muhabiri olarak, Eylül 2001’de Pakistan’a gider ve gizlice Afganistan’a girerek, Taliban’ın halka yaptığı zulüm ve işkenceleri kaydedecektir.

İstediğini yapamadan, Taliban tarafından yakalanır. Bir zaman sonra serbest bırakılır.

Gazeteci, esir iken Batılı gazetelerde herkes kendi eline geçseydi ne yapacağını, Taliban üzerinden yazdılar.

Yvonne hanımefendi, esaretten kurtulup Londra’ya dönünce, herkes nefesini tuttu ve Taliban’ın yaptıklarını tefrika halinde yazacağını beklerken; O, tesettüre girdi, basına Müslüman olduğunu, Taliban’daki nezaketin, İngiltere kraliyet sarayında olmadığını andıracak cümleler kurdu.

Şu anda İslam’ı öğrenirken, öğrendiklerini anlatmak üzere konferanslar veriyor.

CIA’nın işkencecilerinden Amerikalı asker Terry Holdbros, Guantanamo’da iki sene işkence ettiği insanlarla beraber olurken, bu Müslümanlar ayarında/kalitesinde CIA içinde değil, Amerika senatosunda bile bulunamayacağını görünce; İslam dinine girer ve şimdilerde hem dinini öğrenirken, hem öğretmeye başlamış.

18 ay önce 25 yaşındaki İtalyan vatandaşı Silvia Constanzo Romano, “Africa Milele Onlus” isimli sosyal yardım kuruluşunun gönüllüsü olarak gittiği Kenya’da, 20 Kasım 2018’de batı işgal ve sömürüsüne karşı direnen Müslüman direnişçiler tarafından, Kenya’nın Chakama bölgesinde iken Somali’ye kaçırılır.

İtalyan gizli servisi, kızı bulamayacağını anlayınca Türk istihbaratından yardım ister ve MİT kısa bir zamanda bulup, Mogadişu’da kızı İtalyanlara teslim eder.

Teslim anını bu hafta televizyondan seyrettik. İtalyan kız, tam tesettüre bürünmüş.

Basın, tesettürün sebebini sorunca, kız cevap veriyor: “Onlar bana kendi gerekçelerini ve kültürlerini açıkladı. Benim din değiştirme sürecim de yavaş biçimde, son aylarda oldu. Bu ne bir ilişkiyle ne de bir evlilikle oldu, sadece saygıdan.”

Batılı siyasiler, İslam’ın gücünü bizim gafillerimizden çok daha iyi bilirler.

Onun için herhangi bir Müslüman’la teması kesecek tedbirler alırlar.

Amerikan tarihinin görüp göreceği, en hareketli adamı olan MalcolmX’in ele avuca sığmaz hareketleriyle, senatörlerinden gazetecilerine kadar kişilerin en aşağılık isteklerini temin ederken hapse girer ve hapishanede yatan Müslümanlarla bir arada yaşarken, insanlığına geri döner ve Müslüman olur.

Halkları İslam’dan uzak tutmak için halkı Müslüman olan ülkelerde suç dosyası kabaran Müslümanları, önce gazete ve televizyonlarda öne çıkarıyorlar, ardından onun dosyasını piyasaya sürüveriyorlar.

Ardından, “İşte İslam, insanı bu hâle getirir” dedirtmeye çalışıyorlar, ama bütün bu yaptıkları komploları, birkaç tane olay sıfırlayıveriyor. Biz, Allah’ın kitabını Sevgili Peygamberimizin anladığı ve yaşadığı gibi sunarsak çok şey değişir.

Rabbimiz buyurur: “Eğer müşriklerden biri, senin yanına gelmek (yakınında olmak) isterse onu yanına al ki, Allah’ın sözünü işitsin. Sonra onu güven içinde olduğu yere ulaştır. Bu onların bilgisiz bir toplum olmalarındandır” (Tevbe süresi ayet 9/6).