Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=1886
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Salı, 28 Ağustos 2018 - (21:18)

Kurtuluşumuz Allah’a Kulluktadır

Bu günlerde herkes bir tefrika olduğunu biliyor ve birleşelim konusunda hemfikir. Türkler “birleşelim” diyor, bazı Kürtler de “birleşelim” diyor.

Ama nerede birleşelim, deyince kavga kopuveriyor.

Çünkü herkes, “Benim önderimin ilkelerinde birleşelim” diyor.

Oysa “benim dediğimde birleşelim” olmaz.

Niye olmaz? Sen ve ben Rabbimizin katında eşit şekilde yaratılmışız. ‘Bir erkek ve kadından yaratıldık’ biz. Benim sana, senin bana üstünlüğün yok.

Öyleyse sen benim sözümü tutmak mecburiyetinde değilsin, ben de senin sözünü tutmak mecburiyetinde değilim.

Hepimiz, Diyarbakır’daki ve İstanbul’daki Müslümanlar, bayram namazında ellerini bağladılar, dokuz defa, “Allah-ü Ekber / en büyük Allah’tır” dediler ve iki defa, “İyyekena’büdü ve iyyekenestaîyn” yani “ya Rabbi! Yalnız Sana kulluk yaparız, yalnız senden yardım isteriz” dediler. Ardından da “ihdinessıratalmüstekıym / ya Rabbi! Bize doğru yolu ver” dediler.

Bu bayramda bunu gösterdik.

Türkiye’nin her yerinde bütün ırk ve renklerden Müslümanlar, komşularının, arkadaşlarının bayramını kutladılar, şekerler yediler, şeker tadında konuşmalar yaptılar.

Bizi birleştirecek olan budur işte. Her gün bunu dilimizle istiyoruz, üç günlüğüne davranışlarımızla gösteriyoruz hepimiz.

Ama Kurban Bayramı günü kurban etlerini, fakir Kürt ve Türk ailelere dağıtırken onu vahşice öldürenler, “Allah’ın dediğini değil, ben liderimin dediğini tutarım” diyenlerdir.

Sen diyorsun “benim adamın dediği doğru” ben diyorum “benim adamın dediği doğru”.

Hangisinin doğru yol olduğunu nereden bileceğiz?

Avrupalı diyor ki “oylayalım”.

Yamyam ülkesine gidip, “Annemiz ölünce toprağa mı gömelim, yiyelim mi?” oylamasını yapınca, “yiyelim” diyenler çoğunluktadır ve yenir.

Hindistan’a gidip, “Annemiz ölünce toprağa mı gömelim, yakalım mı?” oylamasını yapınca, “yakalım” diyenler çok çıkar ve yakarlar.

Tibet’te bir kabilede annesi ölünce parça parça edip kartallara yem olarak veriyor.

Avrupa’da, “İsa, Allah’ın oğludur” diyenlerin oyu yüzde elli biri geçtiği için onların dediğini doğru kabul etmemiz isteniyor.

Bunların hepsinin de kendisine göre felsefesi ve tutarlılığı var.

Yamyam diyor ki: “Annem ölünce ben onu toprağa gömüp yerin altında bırakacak kadar acımasız değilim. Ben onu yiyerek kanımda taşıyorum.” Kartallara yem eden de; “Annem kartalların gözüyle yükseklerden bizi her zaman görecek” diye savunuyor kendini.

Herkes kendini mantıklı görür. Hırsız bile kendini savunurken ne kadar haklı?

Günde yüz işçinin bir ayda yiyeceğini harcayan ama işçisine asgari ücret ödeyen adam de kendisini rahatlatacak bir mantığa sahiptir

Herkes kendine göre haklı olduğunu söylüyor. İnsan sayısınca doğru olmaz.

Biz de diyoruz ki: “Senin dediğin de değil, benim dediğim de değil. Seni ve beni yaratan, Allah cellecelalühünkurallarında birleşelim.”

Daha önce bunu denemiş ve birleştirmişiz de.

Hâl⠑iyyekena’büdü’ diyen Kürt’le, ‘iyyekena’büdü’ diyen Türk’ün arasında sorun yok.

Yönünü kıbleye dönmeyenler arasında sorun var.

O diyor ki: “Benim adama dön”, öbürü diyor ki: “Sen benim adama dön.”

İkisi de kendi adamının posterini dikerken öbürünün adamının posterini yakıyor.

Oysa ben adama dönmem.

Peygamberimin tarif ettiği şekilde ben Yaratan’ıma dönerim.

Yeryüzünde yaratılmışların en şereflisi Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellemdir. Ama biz ona bile kulluk yapmıyoruz.

Biz ona ümmet olma şerefini taşıyoruz ve bu şerefi kaybetmemek için de çalışıyoruz.

Biz Allah’a kul olmuşuz.

Kula kulluk yapamayız.