Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=1256
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Perşembe, 03 Eylül 2015 - (11:11)

Seçimin Sonucu Ne olur?

Bu günlerde herkes “seçimin sonucu ne olur?” sorusunu soruyor, bu soruya cevap arıyor. İnancımıza göre, geleceği, yani gaybı ancak Allah bilir, bir de bildirdikleri bilir. Peygamberimiz (sav) de, hadislerinde gelecekle ilgili işaretler vermiş, kıyametin zamanını değil, alametlerini söylemiştir, ama şu tarihte şu olacak diye kesin ifadelerde bulunmamıştır. Şu aşamada kimse seçim noktasında kesin ifadede bulunamaz, seçimin sonuçları ile ilgili kesin cümlelerle konuşamaz. Ancak emarelere bakarak yorumlarda bulunabiliriz, tahminler yürütebiliriz, ferasetimizi konuşturabiliriz.

Evet, 7 Haziran seçimleriyle ilgili büyük bir pişmanlık seli var. Duygusal ve partizan saiklerle oy kullanalar, 7 Haziranda mantığını kullanmayanlar, bu kez mantığını kullanacak ve istikrardan yana oyunu kullanacak, belki gerçek partisini bir başka bahara bırakacak. Yine bekliyoruz ki devletimiz Doğu ve Güneydoğu’da daha çok güvenlik tedbirleri alacak ve insanlar özgür iradeleriyle oylarını kullanabilecek. Bu da özellikle Doğu ve Güneydoğuda seçimin sonuçlarını %50 oranında değiştirecek, AK Parti eski oylarına kavuşacak. Üçüncü olarak, hükümet krizini ve MHP’nin mızıkçılığını gören sağ seçmen, oyunun rengini bir defaya mahsus değiştirecek, Bahçeli’ye dersini verecek, AK Parti’ye ders vermek amacıyla geçen seçimde başka partilere gidenler de yuvasına dönecek.

Evet, Ak Parti tarihi çok eski bir parti değil, 15 yıllık mazisi olan bir parti. Diğer tarihi partilerde aradığını bulamayanlar, bağnaz olmayanlar, siyasete ideolojik bakmayanlar, partisini din gibi düşünmeyenler, Erdoğan ve Davutoğlu’nda ışık görenler, İsrail ve ABD’ye kafa tutabilen cesur bir lidere bugüne kadar hasret olanlar, Ak Parti’ye demir attı, artık iyi bir Ak Partili oldu. Bugün Ak Parti’nin kemikleşmiş en az % 40 oyu var. Üzeri de yüzer- gezer oylar. Bu insanların maaşları zamlanırsa, ürettiği para ederse, işyeri kazanırsa, oğlu- kızı iş bulup çalışırsa Ak Partiyle yoluna devam eder. Yok, bu yüzer -gezer insanlarla ilgilenilmezse, bu insanların kapısı çalınmazsa, maaşına zam verilmezse, oğluna- kızına iş bulunmazsa, düğününde -cenazesinde selam verilmezse anında çark edebilirler, bir küslük yaparak başka partilerin kapısını çalabilirler. İşte Ak Parti teşkilatları bu kırılgan ve alıngan gruba yönelmeli, diğerlerini de çantada keklik görerek ihmal etmemeli, kedi öz tabanına sahip çıkmalıdır. Artık Türk seçmeni gözü kapalı oy vermiyor; okuyor, görüyor, dinliyor, analiz ediyor, doğruyu- yanlışı ayırıyor ve kendi iradesiyle oyunu kullanıyor. Daha doğrusu eskiden olduğu gibi babaların yönlendirmesiyle gençler, kocaların yönlendirmesiyle hanımlar artık oy vermiyor. Medya çeşitlendi, iletişim- haberleşme araçları çoğaldı, kimse tek taraflı yayınlara aldanıp ta oyunu kullanmıyor. İnatçılar, babasının-dedesinin partisine devam edenler, dar düşünenler, önyargılılar yok mu? Bu tür insanlar da en az % 20’lik bir grubu teşkil ediyor. Başını kessen, evlerinin eşiğini altın yapsan partisini değiştirmez, çünkü bunların partisi adeta dini olmuştur. Bunlar patolojik vaka, tedavileri zor.

Sonuç olarak, pişmanlıkları düşündüğümüzde, alınacak güvenlik önlemlerini de var saydığımız zaman AK Partinin % 45’in üzerinde oy alacağını söyleyebiliriz, bu da tek başına iktidar demektir. Anayasa’yı değiştirecek, başkanlık sistemine geçecek gücü bulur mu bilemiyoruz. Allah bu milleti severse bu kapıyı da açar. Çünkü bu milletin atılımları, geleceğinin parlaklığı başkanlık sistemiyle mümkün olacaktır. Particilik, ayrımcılık, etnik ayrışma ve kamplaşma gibi tehlikeli gidiş, başkanlık sistemiyle sona erecektir. İslam aleminin liderliğini ve hamiliğini ancak başkanlık sistemiyle deruhte edebiliriz.