Konya Haber

http://www.konyahaber.com.tr/index.pl?author_id=1198
E-Posta: mehmetalitekin34@hotmail.com
Çarşamba, 15 Temmuz 2015 - (11:36)

Nerede O Eski Bayramlar!

Bayramlar sevinme, sevindirme günleridir ve fıtri bir ihtiyaçtır. Medine’ye gelen muhacirler, Efendimizden istekte bulunurlar: “Ya Resulallah, Yahudilerin bayramları var, bizim de olsun.” İşte Ramazan ve Kurban bayramları bu istek üzerine lutfedilmiş, o günden bugüne biz İslam ümmetinin bayramları olmuştur. Bizim gibi bazı milletler bu dini bayramlarla yetinmemişler, kurtuluş ve kuruluş günlerini de milli bayramlar olarak ilan etmişlerdir. Ama Ramazan ve Kurban bayramlarımızın sıcaklığı ve ruhaniyeti başka hiç bir bayramda yoktur.

Gel gör ki son yıllarda bayramlarımızın içi boşalmaya başladı. O kardeşliğimizin pekiştiği, fakirlerimizin doyurulup giydirildiği, çocukların sevindirildiği, büyüklerin ziyaret edildiği, sılayı rahim yapıldığı günler olmaktan çıktı, sahil ve yurt dışı tatillerine gidildiği, evlerin kapılarının kapandığı, denizlere akın edildiği, otellerden rezervasyon yaptırıldığı, tur gezilerine çıkıldığı günlere dönüştü bayramlar.

Evet, özellikle Ramazan ve Kurban bayramlarımız o manevi havasından çok şey kaybetti, tutkal görevini yapamaz oldu. İnsanlar, “o eski bayramlar nerede” demeye başladı. Eski bayramları tekrar yaşamalı ve yaşatmalıyız. Bizim gibi ilçe boyutunda küçük yerleşim yerlerinde yaşayanlar çok şükür kısmen de olsa o eski bayramları yaşıyor, yaşatıyor. Komşularımız geliyor, bizler onlara gidiyoruz. Çevremizdeki büyüklerin ellerini öpüyoruz, ziyaretlerini yapıyoruz. Babalarımız -annelerimiz yaşıyorsa evlatlar ve torunlar olarak bayram sabahı onların evinde toplanıyor, iki üç kuşak birlikte bayram yemekleri yiyoruz. Anamız babamız yoksa komşular birlikte toplanıp ilk bayram sabahı yemek karıştırıyoruz. Henüz metropol-büyük şehirlerin soğukluğu, yalnızlığı ilçelerimize, köylerimize uğramadı, küçük yerleşim yerlerinde hala o eski geleneklerimiz yaşanıyor, yaşatılıyor. O yüzden Çumra’mızı, ilçemizi seviyorum, o yüzden büyük şehirlere göçmek istemiyorum.

Büyük şehirlerde insanlar yalnız, komşulara kapılar kapalı, yardımlaşma, dayanışma ve imece kültürü kaybolmuş, insanlar selam veren, hal-hatır soran komşuların özlemi içinde. O yüzden bayram günlerinde büyük şehirler boşalıyor, insanların bir kısmı bayramı yaşamak için köylerine, yakınlarına gidiyor.

Evet, bizi biz yapan, bizi iri ve diri tutan, kardeş kılan değerlerimizin başında bayramlar gelir. Bayramların otantik güzelliğini, manevi boyutunu ve anlamını yeni nesillere de öğretmeli ve ailece yaşatmalıyız. Birlikte serilen bayram sofralarımız, et ve şeker gibi ikramlarımız devam etmeli, fakir- zengin, büyük- küçük arasında bayram köprüleri kurulmalıdır.

Çok şükür, bir Ramazan ayını daha Rabbimizin rızasına uygun olarak geçirdik, oruçlarımızı tuttuk, çok yemekten dolayı bozulan sağlığımıza kavuştuk. Nasibini alanlar aldı, almayanların nasibi bir başka Ramazan’a kaldı. Allah bu bereketli ve rahmeti bol günlere bizi tekrar kavuştursun. Rabbimiz oruçlarımızı, zekatlarımızı, fitrelerimizi, diğer hayır ve hasenatlarımızı dergâh-ı izzetinde kabul etsin, bayramımız mübarek olsun!