Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Ömer Seyfettin 100 Yıl Sonra Anıldı

Pazartesi, 09 Mart 2020 - (12:43)

Facebook da paylaş

Ünlü hikâye yazarı Ömer Seyfettin, 100 yıl sonra Konya Aydınlar Ocağı’nda anıldı. Doç. Dr. Abdullah Harmancı, “Ömer Seyfettin buhran dönemi yazarıdır. 151 hikâyenin 110’unu üç yılda yazmıştır.” dedi

Türk edebiyatının yetiştirdiği şahsiyetlerden olan hikâyeci Ömer Seyfettin, vefatının 100’üncü yılında Konya Aydınlar Ocağı’nda yâd edildi. İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen Selçuklu Salı Sohbetlerinde düzenlenen panele konuşmacı olarak NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Harmancı, NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümünde öğretim görevlisi Fatih Cihat Büyükmatür ve hikâye yazarı Mehmet Kahraman katıldı.

“Ömer Seyfettin buhran dönemi yazarıdır”

Yazar Ömer Seyfettin’in biyografisi üzerinde durarak, 36 yıllık ömründe hayatta karşılaştığı zorluklardan bahseden panelistler, hikâyelerinin kritiğini de yaparak öykülerinden yola çıkarak kişiliği, varmak istediği hedefi, fikir ve düşünceleri ile ideallerinin ne olduğu hakkında aydınlatıcı bilgiler verdiler. Paneli yöneten Doç. Dr. Abdullah Harmancı, Ömer Seyfettin hakkında şu bilgileri verdi: “Ömer Seyfettin’in sevilen hikâyelerinden olan Kaşağı’yı okuyanlarımız ve hepimiz bir Hasan acısı yaşamışızdır içimizde. ‘Başını Vermeyen Şehit’ ürpertmiştir bizi. Ömer Seyfettin öyküde branşlaşmıştır. Ve kendi varlığını göstermeye başladığı yıllar II. Meşrutiyet yıllarıdır. 90 şiiri ve tam olarak 151 öyküsü tesbit edildi. Ömer Seyfettin görev yapmaya başladığında Trablusgarb Savaşı, Balkan Savaşları, 1.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Bu kadar yoğun ve sorunlu bir dönemde “Şu buhranı da bir atlatalım, ben yazmaya başlayacağım.” diyen bir Ömer Seyfettin var karşımızda. Çok değer verdiği Ziya Gökalp onu çözmüş olacak ki, “Türkiye’de kriz bitmez. Yazmaya başlayacaksan yaz artık” diyor. 151 öykünün 110 tanesini üç yılda yazmış. Eşinden ayrılmış olmasının etkisi de var. Güner diye bir kızı var. Son zamana kadar yaşıyordu. O ‘ben babamı hiç görmedim’ diyor. Türkçe’nin doğal bir şekilde sadeleşmesini de Ömer Seyfettin ve arkadaşlarına borçluyuz.”

“Ömrü kısa ama zengin bir hayat yaşadı”

Ömer Seyfettin’in biyografisi hakkında bilgi veren Fatih Cihat Büyükmatür, “Ömer Seyfettin, 1884’de başlayıp 1920’de biten 36 yıl çok kısa bir hayat sürdü. Kısa ama zengin bir hayat yaşadı.” dedi. Fatih Cihat, “Balıkesir/Gönen’de 1884’de doğan Ömer Seyfettin, yalnız Gönenli değil. Dedesi Dağıstanlı olup, babası Ömer Şevki Bey ise yetim bir çocuk. Soylu bir aileden gelen annesi ise Fatma Hanım. Gönen’de ilkokula dört yaşında başlayan Seyfettin’in ikinci durağı İstanbul olur. Koca Mustafapaşa semtinde kalan Seyfettin, 1907’de Mekteb-i Harbiye’den mezun oluyor. Sırayla İzmir/Kuşadası, Edirne İdadisi ve Balkanlar’da görev yapıyor. Balkanlar’da Kanlıtepe’de Yunanlılara esir düşüyor. Bir yıl esir kalıyor. Balkan Savaşlarını, günlük olarak anlatan notları da var. Çok kısa süren bir evlilik hayatı var. Yalnız yaşıyor ve yalnız ölüyor. Ömer Seyfettin onurlu, gururlu ve yanlışı dahi kendisine yakıştıramayan, bir kişiliğe sahiptir.” dedi.

“Kendini milli kimlik inşasına adıyor”

Ömer Seyfettin’in edebî kişiliği ve hikâyeleri üzerinde duran yazar Mehmet Kahraman ise, Ömer Seyfettin’i iyi anlayabilmek için hayatını okumak, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşadığı için o dönemi göz önünde bulundurmak, gerektiği ifad hissette etti. Kahraman, “Ömer Seyfettin’in asıl amacı, ulus bilincini ve milli birlik şuurunu millete aşılamaktır. O, önemli olan hissetmek ve hissettirmektir, der. Ömer Seyfettin kendini milli kimliğe, bir ulus inşasına adamıştır.” diye konuştu.

Sohbetten sonra Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve başkan yardımcısı Mustafa Sinan Ümit, konuşmacılara “Büyük Selçuklu Mirası” adlı kitabı takdim ettiler. Aydınlar Ocağı Salı Sohbetleri müdavimlerinden Mustafa Ucun ise, her hafta olduğu gibi katılımcılara tatlı ikramında bulundu.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Kültür Sanat' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Dünya Vatandaşlığı Provası Yapılıyor
   Kore’de ilk EzanıTürkler Okudu
   Korona Aklımızı Zorluyor
   Mahkûm Hafıza İyilik Ödülü
   Türkiye Yazarlar Birliği'nden Mehmetçiğe Destek Açıklaması
   Kervansaraylar Anadolu’nun Tapusudur
   Konya Aydınlar Ocağı’ndan Mehmet Ali Uz’a Vefa
   Kur'an Okumanın Beyin Üzerindeki Şaşırtan Etkisi
   ‘Darbe’ Lügatimizden Çıkmalı
   Hz.İsa’yı Çarmıha Yahudiler Gerdi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Kenetlenme ve selamet yolu
Mehmet Ali Tekin
Suskunluk İdeolojisi ve Yalnızlık Hissi Acı Veriyor
Recep Öğütçü
Sevmesek de Savaş Farzdır
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te