Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Derde Düştü Can

Perşembe, 02 Mayıs 2019 - (17:29)

Facebook da paylaş

Konya Aydınlar Ocağı’nda şiir ve müziğin insan sağlığı üzerindeki tesirini anlatan Dr. Mustafa Çıpan, “Konya, bir devlete 200 küsur yıl başkentlik yapmış olmanın ötesinde şiir ve mûsikîye yön veren bir şehirdir.” dedi

Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, şiir ve müziğin insan sağlığı üzerindeki tesirleri konuşuldu.

Eski Konya Kültür ve Turizm Müdürü ve Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Çıpan, “Derde Düştü Can” başlığı altında şiir, müzik ve sağlık üçlemesinden yola çıkarak şiir ile müziği bir arada yorumlayarak bunun insan sağlığı üzerinde bıraktığı tesiri şiir ve mûsikî yorumlarıyla dile getirdi.

Sohbetine, Nâbî’nin “Sem‘in gıdâsı ma‘nî-i pâkîze-nutkdur/ Çeşmin gıdâsı hüsndür anla hikâyeti / Cenab-ı Hakk kulağımızı temiz ve güzel sesleri işitmek için/ Gözümüzü de güzellikleri görmek için yaratmış” şeklindeki beyitiyle başlayan Dr. Mustafa Çıpan, şiir ve mûsikînin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu belirterek “Şiirin içerisinde bir mûsikî unsuru elbette var. Bununla yetinmeyen bestekârlar, şiirin içindeki mûsikî unsuruna kendileri farklı nağmeler giydirerek farklı makâm, usûl ve formlarla nazenin güzeller ve güzellikler vücuda getiriyorlar.” dedi.

Konya, şiir ve mûsikîye yön veren bir şehir

Cemal Kurnaz’ın “Ben Türk şiirini ‘gül-i ra‘nâ’ya benzetiyorum; yarı sarı, yarı kırmızı… Halk ve dîvân geleneğinden beslendiği için iki renkli. Rengini, kokusunu bizim havamız, suyumuz ve toprağımızdan alan, bizim besleyip büyüttüğümüz bir gül” şeklindeki sözünü hatırlatan Dr. Çıpan, şu önemli değerlendirmeyi yaptı: ““Bizim maksadımız şu; ‘gül-i ra‘nâ’yı oluşturan bu iki unsurdan, yâni mûsikî ve edebiyat ile şiirden güzellikler devşirmek ve hayatımıza farklı güzellikleri yansıtmak. Klasik Türk şiirimizi dünya edebiyatlarını en önde gelenleriyle hiçbir komplekse kapılmadan yarıştırabilir, onlarla nasıl boy ölçüşebileceğini gösterebiliriz.

Yaşadığımız, doğup büyüdüğümüz şehir olan Konya açısından bakıldığında, bir devlete 200 küsur yıl başkentlik yapmış olmanın ötesinde bir başka devleti kuran, bir başka medeniyete de beşiklik eden bir şehir şiir açısından da, mûsikî açısından da durum böyledir. Yâni Konya deyince bir yön ve yol veren şehirden bahsediyoruz. Klasik Türk şiirlerinin kurucu şairlerinin hepsi burada var olmuşlar önce. Daha sonra Bursa, Edirne ve İstanbul tabiatiyle son noktayı koyan şehir olmuş.”

“Doktor ilâç vermiyor sevdâ hastalarına”

Müziğin güzel icra edilmesi ve şiirin de ahenkli okunması gerektiğini, mûsikînin aynı zamanda bir aydınlanma ve nurlanma vasıtası olduğunu ifade eden Çıpan, günümüz kudretli şâirlerinden Abdürrahim Karakoç’un “Tabiplerde ilaç yoktur yarama/ Aşk deyince ötesini arama/ Her nesnenin bir bitimi var ama/ Aşka hudut çizilmiyor Mihriban” dörtlüğünü hatırlatarak ses sanatçısı Musa Eroğlu’nun sesinden “Mihriban” türküsünü dinlettirdi.

Selçuklu ve Osmanlı dönemi şair ve bestekârların sağlıkla ilgili şiir ile bestelenmiş şarkı ve türkü sözlerine de yer veren ve onları yorumlayan Çıpan, sevda hastalarına ilâç vermeyen doktorla ilgili şu dötlüğü misal olarak verdi: “Altın yüzük yaptırdım/ Samsun ustalarına/ Doktor ilâç vermiyor/ Sevdâ hastalarına.”

Karakoç’un “Tohdur beğ” şiirini okuyan Çıpan, sohbetini, Devlet Sanatçısı Ahmet Özhan’ın icrâ ettiği “Vücûd ikliminin sultânı Sensin/ Efendim derdimin dermânı Sensin” şarkısını dinlettirdikten sora şu sözlerle tamamladı: Vakt-i Şerîfler hayrola/ Hayırlar fethola/ Şerler def ola.”

İl Halk Kütüphanesinde gerçekleştirilen şiir ve müzik dolu sohbetin sonunda Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Dr. Mustafa Çıpan’a “Büyük Selçuklu Mirası” adlı kitabı hediye etti. Sohbet, topluca çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Kültür Sanat' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Yenişehirlioğlu: Benim Bu Sapkın Zihniyete Karşı Tahsin Paşa'yı Var Etmem Lâzımdı
   Lâdikli Ahmet Hüdâî Merhamet Abidesiydi
   Hüseyin Sermet'ten Çok Konuşulacak Sözler
   Mustafa Kemal’i Samsun’a Sultan Vahideddin Gönderdi
   Konya Çarşısı’nın Gülleri Meczuplardı
   Konya Bir İslam Şehri
   Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali Başladı
   Bosna’nın Temiz Toprağına Secde
   Türkiye’nin İlk Silah Üreticisi: Nuri Killigil
   İlk Silah Fabrikası’nı Nuri Killigil Kurdu

Yazarlar
Mahmut Toptaş
İnkar Mikrobundan Kurtuluş Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sivaslı Olursanız Aklanma Hakkınız Yoktur…
Recep Öğütçü
Köy Şölenleri
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te