Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Dinler Tarihi Yok İslâm Tarihi Var

Perşembe, 24 Ocak 2019 - (07:56)

Facebook da paylaş

HİSDER’de Âl-i İmrân Sûresinin 19.âyetini yorumlayan Konya Müftü Yardımcısı Aslan Çıtır, “Dinler tarihi diye bir şey yok, sadece dinin (İslâm’ın) tarihi var.” dedi

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin bu haftaki Pazartesi Sohbetleri’nde, “Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Tefsiri” yapıldı.

Yüce Kitabımız Kur’an’dan ilahiyat fakültesi talebesi hafız Enes Tanrıverdi’nin Lokman Sûresinden tek kişilik ayeti okuduktan sonra söz alan Konya Müftü Yardımcısı Aslan Çıtır, Cuma hutbelerinde okunan “Şüphe yok ki Allah katında (hak) din İslâm’dır.” (Âl-i İmrân/19) mealindeki âyeti yorumladı. “Bu âyeti kerime bize şunu ifade ediyor. Dinler tarihi diye bir şey yok, dinin tarihi var. Yâni Hz. Âdem’den efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’e kadar gelen din İslâm dinidir” diyen Müftü Yardımcısı Aslan Çıtır, bununla alakalı olarak Kur’an-ı Kerim’de doğrudan ve dolaylı olarak 2336 civarında ayeti kerimenin buna işaret ettiğini söyledi.

DİNLER TARİHİ YOK, İSLÂM TARİHİ VAR

Kur’an-ı Kerim’de geçen “millet” kelimelerinin tamamının “din” anlamında kullanıldığını ifade eden Çıtır, ümmet, islâm ve şeriat kelimelerinin de din kelimesinin muadilleri olduğuna işaret ederek “Din kelimesi Kur’an-ı Kerim’de İslâm’la beraber kullanılıyor. Dolayısıyla Dinler Tarihi diye bir kavramın olmadığı, dinin tarihi, o da İslâm Tarihi olarak ifade edebiliriz” dedi.

Kur’an-ı Kerim’e göre Hz. Musa ve Hz. İsa’ya, Allah’ın vahyetmiş olduğu orijinal nüshalarda her iki peygamberinde kendilerini “Müslüman” olarak tanımlandığına dikkati çeken Çıtır, tahrifata uğradıkları için günümüz Tevrat ve İncil’lerde bu ayetlerin bulunmadığını, tahrifatın da Kur’an’a göre üç şekilde olduğunu söyledi. Çıtır, Kur’an’daki ayetler ışığı altında “Allah’ın Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya göndermiş olduğu ilahî vahiyde Hazret-i Musa ile Hazret-i İsa kendilerini Müslüman olarak ifade ediyorlar. Öncelikle peygamberler kendilerini tanımlarken Müslüman olarak tanımlıyorlar. ” diye konuştu.

TAHRİFATA UĞRAMAYAN TEK KİTAP: KUR’AN-I KERİM

Kur’an-ı Kerim’in kendisini “müheymin” olarak tanıttığını ve bunun da “muhafaza eden, şahit olan” anlamına geldiğini belirterek Maide Suresi 48’inci ayeti okuyan Çıtır, Kur’an’ın iki özelliğini dile getirdi. Bunların da, diğer peygamberlere inen orijinal vahiyleri “öncekileri tasdik edici, koruyucu” olduğunu söyledi. Yeryüzünde tahrife uğramadan günümüze kadar gelen ve kıyamete kadar Allah’ın koruması altında devam edecek tek kitabın Kur’an-ı Kerim olduğunu söyleyen Çıtır, Tevrat ve İncil’i bir kefeye, Kur’an-ı Kerim’in diğer kefeye asla konulamayacağını dile getirdi.

Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize kadar bütün peygamberlere namaz ibadeti, zekât ibadeti, oruç ibadeti, kurban ibadetinin bütün ümmetlere farz kılındığını, Kur’an’dan ayetleri okuyarak tasdik eden Çıtır, her ümmete ayrı ayrı şeriat inmesine rağmen inanç esaslarında, ibadette ve ahlâkta birlik olduğuna işaret etti. Burada Kısas ayetini ele alan Çıtır, Hz. Musa’nın şeriatında haksız yere bir kişinin öldürmesi durumunda kısas olduğunu, Hz. İsa’nın şeriatında ise affetme bulunduğunu belirterek şunları dile getirdi: “Hz. Muhammed’in şeriatına geldiğimiz zaman kısas var. Kısasın haricinde ise diyet var. Birde affetme var.”

İNCİL’DE HZ. MUHAMMED “AHMED” OLARAK MÜJDELENİYOR

Âl-i İmrân sûresi 81.ayetin mealini okuyarak Allahû Teâlâ’nın, peygamberlerden birbirlerini destekleyeceklerine dair ahit aldığını ifade eden Çıtır, bunun “önden gelen peygamberin bir öncekini tasdik edeceği, bir öncekinin de kendinden sonraki geleni müjdeleyeceği”ne dair bir ahit olduğunu belirterek “İnsanlığın ilk atası Hz. Âdem. Ondan sonra ikinci ata olarak Hz. Nuh ve üçüncü ata olarak da Hz. İbrahim geliyor. Ayetlerde Hz. İbrahim, Hz. Nuh’a tabi olduğunu ifade ediyor. Efendimiz (s.a.v) de Hz. İbrahim’e tabi olduğunu ifade ediyor. Müjde anlamına gelen İncil’de Hz. İsa, Hâtemü’l-enbiya Peygamber Efendimiz’in ismini “Ahmed” olarak müjdeliyor.” dedi.

Meram Uluslararası Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbet, teşekkür plaketleri ve ilahiyat fakültesi öğrencisi hafız Fatih Cankıymaz’ın okuduğu Kur’an tilâveti ile son buldu.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Kültür Sanat' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Şehid Metin Yüksel 40. Yılında Anılıyor
   Şehid Metin Yüksel 23 Şubat’ta Şehid Edildiği Yerde Anılıyor…
   İkindi Sohbetlerinde “Hizmetle Geçen Bir Ömür” Konuşuldu
   Aydınlar Ocağı’nda Ajanlar Dile Geldi
   TEYAD’da “Türklerin Müslümanlığı Meselesi” Konuşuldu
   Konya Türküleri Sahipsiz
   Aydınlar Ocağında Şiir Akşamları
   Şiir Hayatın Özüdür
   Kontrgerilla 15 Temmuz’da Temizlendi
   Abdürreşid İbrahim İslâm Mücahidi idi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Faydasız İlimden Allah’a Sığınırım
Mehmet Ali Tekin
Şafakta On Gün: İran İslam İnkılabı
Recep Öğütçü
Dava Adamı Olmak Kolay Değil
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te