Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Trablusgarp Mü’min Yüreklerin Yarasıdır

Perşembe, 13 Aralık 2018 - (14:31)

Facebook da paylaş

HİSDER’de ‘Çöl Arslanı Ömer Muhtar’ ile Trablusgarp’daki mücadeleyi anlatan Prof. Dr. Arabacı, “Trablusgarp mü’min yüreklerin yarasıdır, acısıdır.” dedi

Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nin Pazartesi Sohbetleri’nde “Çöl Arslanı Ömer Muhtar” gündeme geldi.

Meram Uluslararası Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen sohbetten önce katılımcılara, Çöl Arslanı Ömer Muhtar” filmi gösterildi. Gösterimden sonra konuşan NEÜ Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Caner Arabacı, Libya'nın kahraman mücahidi olan ve ve "Çöl Aslanı" olarak bilinen, Ömer Muhtar’ın hayatından ve mücadelesinden, kesitler sundu.

OSMANLI DEVLETİ VE İŞGAL PLANLARI

Osmanlı Devleti’ni paylaşma çalışmalarının ne 1900’lerde, ne de 1800’lerin sonlarında başlamadığını belirten Prof. Caner Arabacı, Erol Güngör’ün çevirdiği Paul Hazard’ın “Batı Düşüncesinde Büyük Değişim” adlı eserinde “Osmanlı Devleti’ni ve İslam coğrafyasını paylaşma çalışmasının, Batı’da düşünce olarak 1580’li yıllarda başladığı”nın anlatıldığını ifade ederek, şunları dile getirdi: “1580’lerde İtalya yok, şehir devletleri var. İtalyan birliği 1858’den itibaren kuruldu. Bu paylaşma düşüncelerinin olduğu dönem, İtalya diye bir devlet yok. Zaman zaman “Düşünce tohumdur, atılmalıdır” denilir. Tohum atılır ve 1830’a geldiğinde Cezayir, Fransa’nın olur. 1881’e geldiğinde Tunus, Fransa’nın olur. 1882’ye geldiğimizde Mısır, İngiltere’nin işgaline girer. Böylece Kuzey Afrika’daki İslâm ülkeleri bir bir elimizden çıkar. Peki, Libya’nın ve Trablusgarp’ın çıkışı nasıldır? 1900’ün başlarında Trablusgarp üzerinde, İtalya’nın çok enteresan bir çalışması var. İlim adamları, ticaret adamları, sosyologları, doktorları Trablusgarp’a gider ve orada tüccarlar, çiftlikler alırlar. İlim adamları da Trablusgarp bölgesinde, ilginç araştırmalar yaparlar. Hangi kabileler var, hangi madenler var. Toplum yapısı nedir? Ekonomik durum nedir? diye araştırma yaparlar. Bu arada İtalya mekik diplomasisi uygular. Fransa ve İngiltere ile yaptığı ikili anlaşmalarla 1911’de, işgal için diplomatik hazırlık yapar. Tabi ki bu dönem Türkiye, II.Meşrutiyet’i yaşamaktadır. Abdülhamid devrilmiş, güç İttihat Terakki’nin eline geçmiştir. İtalya’da da İtalya’nın Türkiye’ye dost olduğuna inanan, bir sefir atamışızdır. Dünya, özellikle Avrupa İtalya’nın Trablusgarp’ı işgal edeceğini bilir, Fransa’da bazı gazeteler İtalya’nın, Türkiye’nin Duyun-u Umûmiye hesabından para alarak, donanma ve ordu hazırladığını yazar. İtalya’nın Trablusgarp’ı işgal etmek için hazırlık yaptığını bütün dünya bilir, bir Türkiye bilmez. Ve Türkiye’nin Roma’daki büyükelçisi bilmez.”

“TRABLUSGARP MܒMİN YÜREKLERİN YARASIDIR”

Trablusgarp’ın İtalyanlar tarafından “medeniyet götüreceğiz” denilerek, işgal edildiğini hatırlatan Arabacı, Avrupa ve Amerikalıların her zaman olduğu gibi işgalci, sömürgeci olmayıp gittikleri yere hep “medeniyet”, “demokrasi” götürdüklerini söylediklerini, Irak’ta da aynı taktiği uyguladıklarını hatırlatarak; İtalya’nın notası Türkiye’ye ulaştığında, Türkiye Nazırının İtalyan elçisiyle, poker oynadığı gerçeğini de söyledi. Üşi Antlaşmasıyla Trablusgarp ile geçici olarak, on iki adaların İtalyanlara bırakıldığını kaydeden Arabacı, Trablusgarp halkıyla birlikte, Anadolu’dan giden gönüllülerin İtalyanlara karşı mücadele başlattığını belirterek, “Trablusgarp mü’min olan yüreklerin yarasıdır, acısıdır.” dedi.

1960’da bağımsız olan Libya’da, 1969’da Sunusi Krallığı’na Kaddafi’nin darbe yaparak, son verdiğini ve 42 yıl yönetilen Libya’nın yeniden parçalandığını kaydeden tarihçi Arabacı, 1923’ten itibaren Türkiye’nin İslam dünyasına pencerelerinin kapatıldığını ifade ettikten sonra, şunları söyledi: “İtalya, Libya’ya asla medeniyet götürmedi, kan götürdü. Kadın istismarı götürdü. Çocuk ölümü götürdü. Vahşet götürdü. Batı medeniyeti İslam âlemine sömürü götürdü, ateş götürdü, ölüm götürdü.”

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Kültür Sanat' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Konya Bir İslam Şehri
   Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali Başladı
   Bosna’nın Temiz Toprağına Secde
   Türkiye’nin İlk Silah Üreticisi: Nuri Killigil
   İlk Silah Fabrikası’nı Nuri Killigil Kurdu
   Şehid Metin Yüksel 40. Yılında Anılıyor
   Şehid Metin Yüksel 23 Şubat’ta Şehid Edildiği Yerde Anılıyor…
   İkindi Sohbetlerinde “Hizmetle Geçen Bir Ömür” Konuşuldu
   Aydınlar Ocağı’nda Ajanlar Dile Geldi
   TEYAD’da “Türklerin Müslümanlığı Meselesi” Konuşuldu
   Konya Türküleri Sahipsiz

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Sekiz milyar bize lazım
Mehmet Ali Tekin
Özür Diliyorum
Recep Öğütçü
Kaybolan Değerlerimiz Güven
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te