Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 

Şehitler ve Şehadet Ayı Şubat

Cumartesi, 03 Şubat 2018 - (12:53)

Facebook da paylaş

Hasan El-Benna’dan İskilipli Atıf Hoca’ya, Metin Yüksel’den Malcolm X’e, Abbas Musavi’den Zelimhan Yandarbiyev’e kadar birçok sembol ismin Şubat ayında şehit edilmesi nedeniyle “Şubat ayı şehadet ayı” olarak tanımlanıyor.

Hasan El-Benna’dan İskilipli Atıf Hoca’ya, Metin Yüksel’den Malcolm X’e, Abbas Musavi’den Zelimhan Yandarbiyev’e kadar birçok sembol ismin Şubat ayında şehit edilmesi nedeniyle “Şubat ayı şehadet ayı” olarak tanımlanıyor.

Bu ayda birçok şehidimiz için yurdun dört bir yanında dualar ve anma programları tertip ediliyor ve birçok kişi bu tür programlara teşrif ediyor.

İSKİLİPLİ ATIF HOCA - 4 Şubat 1926

“Şapka Kararnamesi” ile ilgili olarak bir gece evinden alındı. Önce Giresun’da, sonra İstanbul’da beraat almasına rağmen ısrarla tutuklu bulunduruldu. Sonra Ankara İstiklal Mahkemesi’ne meşakkatli bir yolculukla gönderildi. 3 Şubat Çarşamba günü şapka hadisesiyle alakadar oldukları iddia edilen 44 masum ve mazlum insan, Kel Ali’nin riyasetindeki mahkemenin önüne çıktılar. Müdafaa sırası kendisine gelince de “Savunmaya gerek yoktur” dedi ve Hakim Kel Ali (Ali Çetinkaya) tarafından idama mahkum edildi. 4 Şubat 1926 Perşembe günü asılarak şehit edildi.

ES’AD ERBİLİ - 4 ŞUBAT 1931

Şeyh Es’ad Erbili, meşhur Menemen olaylarından dolayı, bu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığı halde yargılanan ve idama mahkûm edilen ilim erbabındandı. Yaşı ilerlemiş olduğundan hakkındaki idam kararı resmen infaz edilmedi. Ama onu ortadan kaldırmak isteyenler 4 Şubat 1931’de kendisini hastanede zehirleyerek infazı daha insanlık dışı bir metotla gerçekleştirdiler.

HASAN EL-BENNA - 12 Şubat 1949

Dünyanın birçok yerinde mensupları olan Müslüman Kardeşler Hareketi’nin (İhvan-ı Müslimin) kurucusu olan Hasan El Benna, hayatı boyunca İslami bir mücadelesi içerisinde yaşadı. Filistin meselesini İslam’ın meselesi olarak gündeme getirdi. Filistin’de savaşacak birlikler oluşturup cepheye gönderdi. 1949 yılının Şubat ayında bir konferansından çıkarken silahlı saldırıya uğradı. Polis hastaneye müdahale etti, tedavi görmesini engelledi. Orada ruhunu teslim etti. Şehadetinden sonra Kahire’de camiler kapatıldı. Erkekler tutuklandı. Namazını sadece kadınlar ve babası kıldı.

ZELİMHAN YANDARBİYEV - 13 ŞUBAT 2004

Zelimhan Yandarbiyev, Çeçenistan’ın Cevher Dudayev’den sonra gelen ikinci devlet başkanı. Rusya’nın 1999’da Çeçenistan’ı ikinci kez işgal etmesinden sonra başlatılan cihadda önemli rol oynadı. İslami Uyanış ve Kalkınma Teşkilatı’nın da başkanlığını yapan Yandarbiyev, Çeçen direnişi hakkında İslam ülkelerini ve Müslüman halkları bilgilendirmek amacıyla muhtelif etkinliklerde bulundu, konferanslar verdi. Çeçenistan’ın bağımsızlık davasında önemli bir yeri olan Yandarbiyev, 13 Şubat 2004’te arabasına konan bir bombanın hedefi oldu. Ağır yaralanan Yandarbiyev, hastaneye kaldırılmasından kısa bir süre sonra şehit oldu.

Şehid Şeyh Ragıp Harp (16 Şubat 1984)

İslami direnişin şeyhi lakaplı Ragıp Harp, Güney Lübnan’da doğmuştur. Ragıp Harp, İslami hareketin diğer önderleri gibi genç yaşta Filistinli Mücahitlerin saflarında İsrail’e karşı mücadeleye girişir. Hem direnişi hem de ilmi eğitimini/medrese eğitimini bir arada yürütür. Beyrut’ta başladığı ilim tahsili için daha sonra Irak’ın Necef kentine gider. 1970 yılında Baas rejimi tarafından Irak’tan sürülür ve tekrar Lübnan’a döner. Kendisini tamamen İslam’ın yayılmasına ve direnişe vakfeder. İmam Humeyni’nin düşüncelerini de tebliğ etmekten geri kalmaz. Etrafında bulunan gençleri örgütlemeye başlar ve o gençlere, direniş ruhunu aşılamaya çalışır. 1983 yılında, ümmetin bağrında kanlı bir hançer niteliğinde olan Siyonist İsrail devletinin güvenlik güçleri tarafından yakalanır. Siyonist İsrail güçleri, onu sinsice öldürmek için serbest bırakır. 16 Şubat 1984 tarihinde, Siyonist İsrail devleti havadan füzelerle Şeyh Ragıp Harp’e suikast düzenler. Suikast sonucu, ömrünü aziz davaya vakfederek gelecek nesillere büyük bir miras bırakan Şeyh Ragıp Harp şehadetin tatlı şerbetinden içerek dar-ı bekaya göçer.

ABBAS MUSAVİ - 17 ŞUBAT 1994

Şubat ayında şehit edilen önemli Müslüman önderlerden biri de Abbas Musavi. Lübnan’daki Hizbullah’ın genel sekreteriydi. Özellikle Güney Lübnan’daki siyonist işgale karşı yürütülen cihadda önemli yeri vardı. Bu hareketin liderlerinden olan Abbas Musevi, Allah’ın takdiridir ki bir şehidin şehadet yıldönümü törenlerinden dönerken hanımı ve bir çocuğuyla beraber İsrail ajanları tarafından 17 Şubat 1994’te şehit edildi.

MALCOLM X - 21 Şubat 1965

19 Mayıs 1925’te dünyaya gelen Malcolm X, bir papazın 11 çocuğundan biridir. Malcolm’un hayatındaki en büyük değişiklik hapishanedeyken oldu. Eliah Muhammet’le tanışarak İslam’ı seçti ve Müslüman oldu. 27 yaşında tahliye olan Malcolm, gayretleriyle göz doldurarak milyonlarca Afro-Amerikalının umut sesi oldu. Hac farizasını yaptığı zaman farklı ırklardan ve renklerden insanlarla birlikte aynı Allah’a secde etmenin büyüsüne kapıldı ve ırkçılığın İslam dışı olduğunu fark etti. Bunu Amerika’ya taşıdı. Malcolm’un ünü, İslam ülkelerini sardı. Amerika’da çok büyük kitleleri peşi sıra sürükleyen Malcolm, ABD rejimi için tehlikeli olmaya başlar. 21 Şubat 1965’te suikastçıların kurşunlarına hedef olarak şehit edilir. Şehit edileli 40 yıla yaklaşmasına rağmen hâlâ tüm dünya Müslümanlarına örnek bir ölüm tarzına nasip olduğu için imrenilen, sevilen bir mücadeleci olarak hatırlanmaktadır.

METİN YÜKSEL - 23 Şubat 1979

Molla Sadrettin Yüksel’in Hoca’nın oğlu olan Metin Yüksel, ülkemizde genç yaşına rağmen İslami hareket içinde şuuru, uyanıklığı ve aktivitesiyle tanınıyordu. Yurdun dört bir yanında zalimlere ve işbirlikçilerine karşı amansız bir mücadele içindeydi. 23 Şubat 1979 Cuma günü Cuma namazı çıkışında yaşam alanları daralan kavmiyetçiler tarafından hunharca katledildi. Yüksel’in, “Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere çağlara” şeklinde meşhur bir sözü vardı. Şehit edildiğinde 20 yaşındaydı.

NECMETTİN ERBAKAN - 27 ŞUBAT 2011

Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım'ın dört çocuklarının en büyüğü olarak dünyaya geldi. Anne tarafı Çerkez, Baba tarafı ise, 19. yy'ın sonlarında Adana'nın Kozan ve Saimbeyli bölgelerinde hüküm sürmüş Kozanoğlu Beyliği'ne dayanır. İlk öğrenimine Kayseri'de başlamasına karşın babasının tayin olması dolayısıyla Trabzon'da tamamladı. 1937'de orta tahsile başladığı İstanbul Erkek Lisesi'ni 1943'te birincilikle bitirdi. Üniversiteye sınavsız giriş hak kazanmış olmasına rağmen sınava girmeyi tercih etti. Erbakan'ın öğrenime başladığı yıl olan 1943'te, öğretim süresi altı yıl olan Yüksek Mühendis Mektebi üniversiteye dönüştürülerek adı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) olarak değiştirildi ve öğretim süresi beş yıla indirildi. Bu nedenle Erbakan kendisinden önce okula başlayan öğrencilerle birlikte tahsiline 2. sınıftan başladı.[2] Teknik üniversitedeki dönem öğrencileri arasında Süleyman Demirel ve Turgut Özal da vardı. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi'nden 1948 yılında mezun oldu. Aynı yıl "Motorlar Kürsüsü"nde asistan oldu (1948-1951). Bu süreçte öğretim üyesi olarak Prof. Dr. Selim Palavan'la beraber motor dersi verdi.

Üniversite tarafından 1951'de gönderildiği Almanya'da RWTH Aachen'de (Aachen Teknik Üniversitesi) doktorasını yaptı. Klockner Humboldt Deutz AG motor fabrikasına davet edildi. Alman Ordusu için araştırma yapan DVL Araştırma Merkezi'nde Prof. Dr. Schmidt ile çalışmalar yaptı ve Alman üniversitelerinde doktorasını verdi.

1953'te doçentlik sınavını vermek üzere Türkiye'ye döndü. 1954'te, 27 yaşındayken İTÜ'de doçent oldu. Araştırmalar yapmak üzere altı aylığına tekrar Almanya'nın Deutz fabrikalarına gitti. Mayıs 1954-Ekim 1955 arasında askerlik yaptı. Tekrar üniversiteye döndü. 1956-1963 arasında 200 ortaklı ilk yerli motoru üretecek olan Gümüş Motor'u kurdu ve motor üretimini gerçekleştirdi. 1965'te profesör ünvanını aldı. 1967'de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreterliği'ne seçildi. Aynı yıl, TOBB'da sekreteri olarak görev yapan Nermin (Saatçioğlu) Erbakan'la (1943-2005) evlendi. Bu evliliğinden üç çocuğu (Zeynep (d. 1968), Elif (d. 1974) ve Fatih (d. 1978)) oldu.

Bu dönemde, büyük sanayici ve tüccarlara karşı Anadolu tüccar ve küçük sanayicilerini savunmasıyla dikkati çekti. 25 Mayıs 1969'da TOBB genel başkanlığına seçildi. Ama Adalet Partisi (AP) hükümetinin seçimleri iptal etmesiyle 8 Ağustos 1969'da başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı.

SİYASİ HAYATI

1969'da Adalet Partisi'nden (AP) milletvekili aday adaylığı Süleyman Demirel tarafından veto edildiği için Konya'dan bağımsız aday oldu ve iki milletvekili seçtirecek oy alarak milletvekili seçildi. 17 Ocak 1970'te 17 arkadaşıyla Milli Nizam Partisi'ni (MNP) kurdu. Ancak parti 12 Mart 1971 Askeri Müdahalesi'nden kısa süre sonra, "laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü" iddiasıyla açılan dava sonunda 20 mayıs 1971'de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı; yöneticileri hakkında ise ceza davası açılmadı. Türkiye'ye dönüşüyle ilgili olarak Süleyman Demirel'in liderliğindeki Adalet Partisi'nin oylarını bölmek amacıyla Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur ile Orgeneral Turgut Sunalp tarafından ikna edilerek Türkiye'ye döndüğü iddia edildi. 11 Ekim 1972'de MNP kadrolarıyla Milli Selamet Partisi'ni (MSP) kurdu. 14 Ekim 1973 seçimlerinde Milli Selamet Partisi yüzde 12 oy oranıyla 48 milletvekilliği kazandı. Seçimlerden hemen sonra Bülent Ecevit'in liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi'yle (CHP) ile MSP arasında kurulan koalisyon hükümetinde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı oldu. Bu dönemde, Kıbrıs Harekâtı'nın yapılmasını savundu ve Kıbrıs'a çıkarma emrini verdi ve Kıbrıs Fatih'i olarak anıldı. Harekâttan sonra adanın tamamının ele geçirilmesini savunan Erbakan Ecevit ile görüş ayrılığına düştü. Ecevit tamamının ele geçirilmesini kabul etmedi.

Mart 1975'te Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) arasında kurulan I. Milliyetçi Cephe Hükümeti'inde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı oldu. 1977 Genel Seçimleri'inde Milli Selamet Partisi'nin milletvekili sayısı yarı yarıya düşerek 24'e geriledi. Temmuz 1977'de AP, MSP ve MHP koalisyonuyla kurulan II. Milliyetçi Cephe Hükümeti'nde yine devlet bakanı ve başbakan yardımcısı oldu. Adalet Partisi'nin Kasım 1979'da kurduğu azınlık hükümetini dışardan destekledi. 6 Eylül 1980'de partisinin Konya'da düzenlediği Kudüs Mitinginin 12 Eylül Askeri müdahalesi'nin sebeplerinden birisi olduğu söylenmiştir.

12 Eylül'de bir süre İzmir Uzunada'da gözaltında tutuldu. 15 Ekim 1980'de 21 MSP yöneticisiyle birlikte 'MSP'yi illegal bir cemiyete dönüştürmek ve laikliğe aykırı davranmak' suçlamasıyla tutuklandı. 24 Temmuz 1981'de serbest bırakıldı. 1983'te hakkında verilen hüküm Askeri Yargıtay'ca bozulduktan sonra beraat etti.

1982 Anayasası gereğince 10 yıl siyaset yapma yasağı aldı. 6 Eylül 1987 halk oylamasıyla tekrar siyasete döndü. 11 Ekim 1987'de Refah Partisi genel başkanı seçildi. Refah Partisi'nin Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'yle (IDP) ittifak kurduğu 1991 seçimlerinde Konya'dan milletvekili seçildi.

Milli Görüş Hareketi'nin tarihindeki en büyük başarıyı elde ettiği 1995 seçimlerinde Refah Partisi, aldığı yüzde 21,37 oy oranı ve kazandığı 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Doğru Yol Partisi (DYP) ile Anavatan Partisi (ANAP) arasında kurulan kısa ömürlü koalisyon hükümetinin istifasından sonra DYP ile kurduğu REFAHYOL hükümetinde, 28 Haziran 1996'da başbakan olarak göreve başladı.

Koalisyon hükümeti başbakanı olarak görevde olduğu 1996-1997 arası 1 yıllık dönemde Türkiye ekonomisi %7,5 oranında büyümüş ve Türkiye'nin GSMH'si Dünya toplamının binde 11,96'sınden binde 12,37'sine yükselmiştir.[9] Yapılan reformlar arasında, kamu kuruluşları arasında havuz sisteminin kurulması ve gelişmekte olan halkın çoğunluğu Müslüman ülkelerden 8 tanesini biraya getiren D8 oluşumu gösterilebilir.

Laiklik ve Atatürkçülük tartışmaları sonucunda, "post-modern darbe" olarak adlandırılan 28 Şubat Süreci ile Erbakan istifa etmeye zorlansa da bu teşebbüs ilk etapta başarıya ulaşamamıştır (Koalisyon 30 Haziran 1997'ye kadar devam etmiştir). 21 Mayıs 1997 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, "yasadışı bazı eylemlerin odağı olmaya başladığı ve bazı üyelerinin laik rejimi hedef alan girişimleri" nedeniyle Refah partisi'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı. Başsavcı Vural Savaş, dava ile ilgili yaptığı açıklamada partinin "laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiğini ve ülkeyi giderek bir iç savaş ortamına sürüklediğini" belirtti. Dava devam ederken Erbakan, başbakanlık görevini Tansu Çiller'e devretmek amacıyla 18 Haziran 1997'de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e istifasını sundu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise yeni hükümeti kurma görevini, Doğru Yol Partisi genel başkanı Tansu Çiller'e değil, Mesut Yılmaz'a verdi. 55. Hükûmet (ANASOL-D) Mesut Yılmaz'ın liderliğinde Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Türkiye Partisi koalisyonu ile kuruldu.

Açılan kapatma davası sonunda Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 1998'de Refah Partisi'nin kapatılmasına ve aralarında Erbakan'ın da olduğu 6 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesine karar verdi. Refah Partisi'nin kapatılma kararından bir ay önce Milli Görüş çizgisindeki Fazilet Partisi kuruldu, partinin başına önce İsmail Alptekin, ardından da Recai Kutan getirildi.

17 Ekim 2010'da tekrar Saadet Partisi'nin tekrar genel başkanlığına seçildi. Sağlık durumu giderek kötüleştiği halde vefat ettiği güne dek kurmaylarıyla parti ve ülke meseleleri hakkında görüşmelerine devam etmiştir.

VEFATI

19 Ocak 2011'de ayağında nükseden damar iltihabı rahatsızlığı sebebiyle hastanede yoğun bakım altına alınarak bir süre tedavi görerek taburcu edilmesinin ardından, kısa süre sonra solunum ve kalp yetmezliği rahatsızlığı sebebiyle kaldırıldığı Ankara'daki Güven Hastanesi'nde yoğun bakım altında uygulanan tüm tedavilere rağmen solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011 sabahı saat 8:50'de doktorlarının muayenesi esnasında koroner arter rahatsızlığı sonucu şuurunu yitirerek komaya girmiş, saatler aynı sabahın 11:40'ını gösterirken doktorların tüm müdahaleleri ile yaşamsal işlevlerinin desteklenmesine rağmen yaşamını yitirmiştir.

Vasiyetine uygun olarak resmi devlet töreni tertip edilmemiş ve 1 Mart 2011 Salı günü önce Ankara'da Hacı Bayram Camii'nde sabah namazına müteakip cenaze namazı kılındıktan sonra, cenazesi İstanbul'a getirilerek öğlen namazını müteakip Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrasında Zeytinburnu Merkezefendi Mezarlığı'na defnedilmiştir. Mezarına, sevenleri tarafından Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden getirilen topraklarla birlikte Kudüs, KKTC ve Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç'in mezarından getirilen topraklar serpilmiştir.

Cenaze merasimine Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, Genel Başkanlar, Bakanlar, Milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Mensupları, Büyükelçiler, Belediye Başkanları, partililerin yanı sıra 60 ülkeden cemaat ve hareket liderleri ile temsilcileri katılmış, cenaze namazı iki milyonu aşkın kişi tarafından kılınarak, naaşı aile kabristanın da bulunduğu Merkezefendi Mezarlığı'na defnedilmiştir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Tarih ve İnsan' Kategorisinde Son 10 Yazı
   Tebrizli Asgar Ferdi Hayatını Kaybetti
   K. Kore Şehit Türk Askerinin Naaşını Geri Veriyor
   Konserve Kutusu Ayağı Oldu
   Nazif Şahinoğlu Hoca Ebediyete Uğurlandı
   Eski Bakan Cevat Ayhan Vefat Etti
   Ünlü Şair Cemal Safi Hayatını Kaybetti
   ''Bilge Kral''ın Erdoğan'a Vasiyeti
   28 Şubat’ın Babasız Çocukları
   Metin Yüksel Şehadetinin 39. Yılında Etkinliklerle Anıldı
   Cemil Tekeli İsrail’de Uğradığı İnsanlık Dışı Zulmü Anlattı
   Gençlerle Metin Yüksel’in Kabrini Ziyaret Ettik

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te