Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Mostar Şehidleri…
Cuma, 20 Eylül 2019 - (14:44)
Mehmet Ali Tekin

Sevgili okuyucularım Mostar Şehidleri diye bir deyim söylesem, çoğunuzun garip garip bakacağını sanıyorum.

Hele hele yaşı 40’ın altında olanların, ne demek bu yani, diye taacüb edeceklerini sanıyorum.

Evet… Taaccüp etmekte haklısınız…

Haklısınız çünkü bizler, değerlerimizi ve yakın geçmişimizi, hele hele biraz daha uzak geçmişimizi, sizlere anlatmadığımız veya anlatamadığımız için haklısınız.

Özellikle genç kuşaklar ile çocuklar ve babaları arasında, uçurum diyecek kadar bir açıklık var.

Babalar ve çocukları, ayrı dünyaların insanları sanki.

Babalar dostluk, yardımlaşma, fedakârlık, dîgergamlık, şehadet derken… Çocukları aval aval bakıyorlar ve…

Bazıları pervasızca şöyle bile diyebiliyorlar: Sen hâlâ oralarda mısın baba… Geç bunları… Kendi hayatını yaşa… Dünyanın tadını çıkarmaya bak…

Daha dün denecek kadar az bir zaman öncesinin gençleri, hiç tanımadıkları, hiç görmedikleri Bosnalı Müslüman kardeşleri için canlarını feda etmekten kaçınmıyorlardı. Bosnalı Müslüman kardeşlerinin acılarını paylaşmak ve bir nebze olsun dindirebilmek için, ölümün kucağına seve seve atılıyorlardı…

Sitemim tüm gençlere değil bazılarına…

Evvel Allah bizim memleketimizin gençleri, mukaddes değerler uğruna kendilerini fedâ edebileceklerini, 15 Temmuz’da bir kere daha gösterdiler Elhamdülillah…

Evet…

Ne demiştik?

Mostar Şehidleri…

Kimdir bilir misiniz onlar?

Adil… Ebubekir… Edip…

17 Eylül 1992 tarihinde Mostar’da şehid oldular…

Anadolu’nun pırıl pırıl gençlerinden üçü…

İkisi Kürt biri Türk…

Ne fark eder ki dedelerimiz de Çanakkale’de, Kurtuluş savaşında, birlikte savaşmadı mı?

Laik Kemalistler, Kürt yoktur diye dayatsalar da; Kürt, Türk, Laz, Çerkez bu toprakların insanıyız ve Müslüman’ız…

Boşnak Kardeşlerimiz zor durumda, dertlerine nasıl ortak olabiliriz diye Adil ve Edip Bingöl’den, Ebubekir de Aksaray’dan kalkıp İstanbul’a gelmişler. Müslüman Kardeşlerinin derdi, Yeryüzü Dergisi’nin İstanbul’daki ofisinde, buluşturmuş onları.

Yolunu yordamını öğrenmişler Bosna’nın… Önce Viyana’ya oradan da Hırvatistan’a ve Zagrep’e ulaşmışlar. Yolda küçük bir çocuğun selamıyla, Zagrep Camisi’ni öğrenmişler. Orada Avrupa’dan gelen ve Travnik’e insani yardım götürecek bir grupla tanışmışlar ve birlikte düşmüşler yollara…

Split’e ve oradan Bosna topraklarına geçmişler…

Bundan sonrasını 15 Ekim 1992 tarihli, Yeryüzü Dergisi’nden aktaralım:

Mostar Şehidleri ile aynı konvoyda bulunan ve yaralanan Bingöl’lü Enes Uzun ile Hırvatistan’nın Split şehrindeki devlet hastanesinde konuştuk

Olayı anlatır mısınız?

Enes Uzun: Biz, Travnik’te bulunan Müslümanların cephesine, gitmek istiyorduk. Katıldığımız yardım konvoyu, Mostar’a 20-30 km. kala, Hırvat askerleri tarafından arandı. Arabaların birisinde silah bulunduğu için, geçmemize izin vermediler. Hırvatlara ait bir askeri karargâhtan, izin belgesi almamız gerekiyormuş. Bir Hırvat askeri aracı, konvoyun önüne geçti. Bizi Mostar’a götürmek üzere, hep beraber yola koyulduk. Mostar’a girmeden önce bir yokuş ve yokuşun üzerinde bir bina vardı. Bina Hırvat askerlerine aitti. Yaklaşık on dakika sonra, oraya vardık. Bizim grubumuz ondört kişiydi. Almanya’dan gelen gruba, biz Zagreb’te katılmıştık. Gruba rehberlik eden, Bosnalı komutan Muhammed Babiç’in fotoğrafını, daha önce Yeryüzü’nde görmüştüm. Bizler Hırvat askeri binasına ulaştığımız sırada, bina Sırplar tarafından havan topuyla bombalandı. Muhammed Babiç “Araba kontaklarını kapatın, aşağıya inin!” diye bağırdı. Bizler arabadan indik. Ben ayakkabılarımı bağlamak için bir kaç metre uzaklaştım. Tam doğrulurken, üzerimize granat (havan topu mermisi) düştü. Arkada ne olduğunu göremedim. Önüme kapanıp, karnıma tutunmuştum. Şu anda burada olan Mısır’lı Mahmud Kardeş yerde, bizden yardım istiyordu. Türkiyeli İsmail ve ben Mahmud’u kaldırdık. Beraber ilerdeki boş binaya koştuk. Orada yere uzandıktan sonra, artık yerden kalkamadık. Yaralarımız soğumaya başlamıştı. Yirmi dakika sonra, ambulans geldi. Bizi hastahaneye kaldırdılar.

Diğer kardeşlerin nasıl şehid olduklarını göremedin mi?

Grubun tamamı ondört kişiydi. Türkiye’den altı, İngiltere’den üç, bir İran’lı, bir Fas’lı, bir Endonezya’lı, bir Alman, bir de Boşnak. Bu gruptan yedi kişi şehid oldu. Ben sedyeyle götürülürken, Fransa’dan gelen Bekir kardeşi gördüm. Ayakları kopmuştu. Bingöl’lü hemşehrim Adil’in vucudu iki parçaya ayrılmış. Edib’i de hastahanede, yanımdan götürürlerken gördüm. Her tarafı parçalanmıştı, üzerinde elbise vardı.

Edib ile askerden beri tanışıyoruz. Adil, İslâmi hayatı çok yeni olan bir arkadaş. Hemen hemen buraya gelmeden önce, İslam’ı çok bilmeyen bir kardeşemizdi. Ama Allah O’na şehadeti lütfetti.

Bosna’ya giderseniz, bir şekilde yolunuzu Mostar’a düşürün ve Mostar Şehidlerini ziyaret edin…

Mostar Şehidleri nerede mi?

Hotel Bevanda Karşısında BABA BEŞİROVA CAMİİ haziresinde…

Hotel Bevanda’yı Mostar’da kime sorsanız tarif eder…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   PKK'nın Anası Mason 12 Eylülcüler
   12 Eylül’e Doğru…
   Kıymeti Takdir Edilemeyen Adam: Gelenbevi İsmail Efendi…
   Bosna Şehidlerinin Öncüsü: Selami Yurdan
   Yokuşlarda Susamak…
   Guccalıların Fır Fır Kanunu
   Mehmet Ali Gündüz Hoca…
   Moro Destanı Özgürlüğüne Kavuşuyor...
   Ümmet’e Karşı Sorumluluğumuz
   Yaşasaydı Güneydoğu’nun Şeriati’si Olurdu…

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Mostar Şehidleri…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te