Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Allah’la Arayı Açanlar
Pazar, 02 Kasım 2014 - (10:31)
Mahmut Toptaş

28 Şubat döneminde, İstanbul Müftüsü Muhterem Selahaddin Kaya Beyefendi, beni çağırdı ve iki aylık bir zaman içinde, bir konuşma hazırlamamı istedi.
Bu zor dönemde nelerin yapılması gerektiğini, dokuz konferansla bütün İstanbul’da görev yapan, diyanet görevlilerine dinletecekti.


Ben, hazırlığımı yaptım, dokuz salonda istisnasız bütün Müftüler, Vaizler, İmamlar ve Müezzinlerin katılmasını, imza karşılığı salona girmelerini sağladı.

Selahaddin Bey, on dakikalık açılış konuşmasında “İçinizde öyle güçlü arkadaşlar var ki, evinin önündeki camiden alınıp, evinin arkasındaki camiye tayini yapıldığında, Cumhurbaşkanına ulaşıp bana telefon ettirip, yerinde kalmayı sağlıyor.Bu gücünüzü kullanma zamanı işte şimdi bugünlerdir.” anlamındaki bölümünü, dokuz salonda da tekrarladı.


Bu olayı ben, geçen günlerde bir toplulukta anlattığımda, siyasilerin konuşmalarını hatırında tutan biri: “Sayın Süleyman Demirel’e ulaşan bir imamımızın isteğini, Demirel dinledikten sonra, imam dışarı çıkınca yanındakilere: “Allah’la arayı bozanlar, benden yardım istiyorlar” dediğini aktardı.


Sayın Demirel, bu sözü söyledi mi söylemedi mi bilmiyorum, ama çok güzel bir söz.


Elindeki demiri ateşe sokup kızardıktan sonra, vücudunu o kızgın demirle dağlayan bir adam görsek; hemen koşar, o kızgın demiri elinden alır ve kendini dağlamasını engelleriz. Direnirse, zora başvurur yine de elinden alırız.

Kudüs’ün fethinden sonra, Kudüs’e gelen Hz. Ömer’e papazlardan biri “Senin dünyaya meyletmeyen biri olduğunu duymuştuk” deyince; Ömer “Öyle olmaya çalışıyorum.” der. Papaz “Öyle ise buralarda ne ararsın?” diye sorar.
Hz. Ömer “Mülk Allah’ındır. Bütün insanlar da Allah’ındır. Allah’ın mülkünde Allah’ın kulları, Allah’ın kurallarına göre hareket etmelidirler. Bir tek hurmanın çekirdeği dahi bir devenin boğazından, haksız bir şekilde geçmemelidir.” diye cevap verir.


“Destursuz bağa girenler, deveyi hamutuyla yutanlar” dönemi de biti. Şimdiki imansızlar, ülkeleri insanlarıyla beraber yutuyorlar, üzerine petrolünü içiyorlar ve cehennemdeki ateşlerini topluyorlar.


Rabbimiz, bugünlerde işgal kuvvetlerinin önünde, İsa elbisesiyle yürüyerek dünyalıklarını kazanmaya, ama ahiretlerini berbat etmeye yürüyenleri, bize haber veriyor.


Rabbimize önce kulak, sonra gönül verseler, iki dünyalarını da kurtarırlar.
“Ey iman edenler, şüphesiz hahamlardan ve papazlardan birçoğu batıl yollardan insanların mallarını yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü toplayıp da, Allah yolunda dağıtmayanlara acıklı azabı müjdele.
“O gün, bunlar üzerinde cehennem ateşinde kızdırılır ve onlarla (topladıkları haram servetle) yüzleri, yan tarafları ve sırtları dağlanır. “İşte kendiniz için topladıklarınız; topladığınızı tadınız (denir)” (Tevbe süresi ayet 34-35)


Bastığı yerlere gül dökülse, hakkını ödeyemeyeceğimiz; gül yüzlü, Sevgili Peygamberimizin yollarına dikenler döken kadının, kocası Ebuleheb’le beraber cehenneme gireceğini, kadının boynunda da diken taşıdığı ipin olacağını, Rabbimiz Mesed süresinde haber verir.


Hz. İsa aleyhisselamı ilahlaştıran ve böylece O’nun adına kurallar koyarak, bütün hıyanet ve cinayetlerini, O’na yüklemeye çalışan bu insanlara da acımak adına, bunların yolu kesilmeli ve daha fazla cinayet işlemelerine, izin verilmemeli.


Rabbimiz buyurur:


“……..Müşrikler sizinle topyekûn harp ettiği gibi, siz de müşriklerle harp edin. Bilin ki Allah muttakilerle beraberdir.
Ey iman edenler, size ne oluyor ki, “Allah yolunda birlikte harbe katılın denildiğinde, yere doğru ağırlaştınız. Ahirete karşılık dünya hayatına mı razı oldunuz? Dünya hayatının geçimliği, âhirete göre çok azdır.”
(Tevbe ayet 36-38)


“Çıkarlarımız” kelimesi, siyasilerimizin dilinden hiç düşürmedikleri, yalama bir kelime oldu çıktı.


Bu kelimenin ardından, oluk gibi Müslüman kanı akıyor, kadınların çığlığı duyuluyor, çocukların feryadı yükseliyor ama “Çıkarlarımız” kelimesini aşıp, sağır kulaklara ulaşamıyor.


Kendilerini savunurken, Fuzuli gibi sızlanıyorlar:
“Dost bî-pervâ felek bi-râhm, devran bi-sükûn
Derd çok, hemderd yok, düşman kavi tâli zebun”
deyip bir türlü çıkaramadıkları “Çıkar” a da kavuşamıyorlar.


Ahirete âşık iki kişi (Sevgili Peygamberimizle Hazreti Ebubekir) o günün bütün kâfirlerine meydan okurlar ve yalnız Allah’a sığınırlar. Allah da onları yardımsız bırakmaz.


“Eğer siz ona (Rasüle) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmişti. Hani ikinin ikincisi iken kâfirler onu (yurdundan) çıkarmıştı. O ikisi mağarada iken arkadaşına (Ebu Bekir’e) “Üzülme, Allah bizimle beraberdir” demişti. Allah da ona sekineyi (güveni) indirdi ve sizin görmediğiniz ordularla onu kuvvetlendirdi. Kâfirlerin (küfür) kelimesini alçalttı. Allah’ın kelimesi, işte o çok yücedir. Allah Aziz’dir, Hakim’dir.”
Hafif ve ağır olarak topluca harbe katılın. Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihat yapın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
(Tevbe süresi ayet 40-41)


Allah’la arayı açanlar, batıyla kapatmaya çalışırken batarlar.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine
   Sınır Çizenler Kendilerini Çizerler
   8 Milyar tek parmağa bağlanmış gidiyor
   Kulağımıza Küpe Olsun Bu Kelam

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
Mehmet Ali Tekin
Guccalıların Fır Fır Kanunu
Recep Öğütçü
Ruh Sağlığı Kanunu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te