Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
IŞİD ve Amerikalı Teröristler
Pazartesi, 29 Eylül 2014 - (09:04)
Mahmut Toptaş

Dikkat ediniz, Müslümanlara saldırı, dünyanın her tarafında aynı anda başladı.

Cana kıymamasıyla bilinen, onun için tavuk bile kesemeyen, hepsi vejetaryen olan Budist rahiplerini azılı bir katile dönüştürdüler ve Myanmar’da yaşayan Müslümanları öldürüp, evlerini yaktırdılar.

Bengaldeş’te Cemaat-i İslami Partisi’nin yöneticilerini, “Siz, 1971 de suç işlemiştiniz” diyerek, bir kısmını bu sene idam ettiler, bir kısmını müebbet hapse mahkûm ettiler.

Afrika’daki tüm Müslümanlara maddi destek sağlayan Kaddafi’yi, dünyanın gözü önünde Amerika ile Avrupalı yöneticiler parçalattırdılar.

O Kaddafi ki, Filipinler’de 13’üncü asırdan beri Müslüman’ca yaşayan Moro’lu Müslümanlara sahip çıkmış ve 1975’de Filipin devletiyle, aralarını Trablus’ta bulmuş ve barış anlaşması imzalatmıştı.

Mısır’da onların demokrasilerine göre seçimi kazanan Müslümanları, derhal devirdiler ve hepsini hapse tıktılar.

“IŞİD için geliyoruz, vuruyoruz” dediler Suriye’de Özgür Suriye Ordusu’na yardım eden Nusra’yı vurarak Beşşar’ın karşıtlarını yok etmeye başladılar.

Başarılı olurlar mı?

Geçici olarak başarılı olsalar da uzun zaman içinde, Müslümanlar başarılı olurlar.

11 Eylül 2001 olaylarında Amerika’nın ticaret beyni ile siyaset beyni olan Pentagon vurulduğunda, Amerikan senatosunda geçen bir olayı, 30 Ekim 2001 tarihli Hürriyet gazetesinden beraber okuyalım:

“Amerika domuz yağlı kurşunla İslâmi ayaklanma bastırmıştı.

Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Bob Graham, geçen hafta bir yemekte 20’inci yüzyıla girerken 'Black Jack’ Pershing isimli Amerikalı komutanın Filipinler’deki Mindanao Adası’nda İslami ayaklanmayı, nasıl bastırdığının gündeme geldiğini belirtiyor.

Graham’a göre ABD’li istihbarat yetkilileri, 1900’lü yıllarda 12 Müslüman’ı kaçırmış. 6’sını domuz yağına batırılmış mermilerle öldürmüşler. Sonra da domuzların iç organlarını da, üzerlerine atmışlar. Diğer 6 kişiye ise zorla bunu izlettirmişler.

Graham, 'Ve bu da Mindanao’daki isyanın sonu oldu’ diyor.

Ancak Bob Graham, dünyadaki tüm Müslümanları kızdıracak, bu tür bir taktiğin savunucusu olmadığını vurguluyor. Müslümanları domuz derisinden kefenlere sarıp, Kıble’yi göremesinler diye yüzüstü gömmüşler.”

1900’lü yıllarda Filipinlerde yüzde yüz Müslüman nüfusun yaşadığı Mindaneo’da gerçekleşen Amerikan işkencesinin sonu ne oldu?

140 bin kilometre karelik toprağa sahip, 15 milyonluk Müslüman Moro Kurtuluş Cephesi, Filipin hükümetiyle barış masasına oturdu ve dış işleri ile para biriminde birlikte olmak, iç işlerinde Müslümanların Müslüman’ca yaşamasını sağlamak üzere, özerk bir devlet kurdular.

Bu kurtuluş ve kuruluşta, Türk mücahitlerin de desteği olmuştur.

IŞİD hakkında batılı haber ajanslarının verdiği yanlı bilginin dışında, hepimiz hiçbir bilgiye sahip değiliz.

Ama iki olayı karşılaştırmanızı isterim:

IŞİD’in elinde 101 gün tutuklu bulunan 49 tane Konsolosluk görevlisine o “katil, çapulcu, serseri, terörist” denilenlerin, hiçbir işkence yapmadıkları gibi, “Haramdır” diye kadınların yüzüne dahi bakmadıklarını söylüyorlar.

İki tane cep telefonlarını kadınların üzerinde sakladıklarını, çünkü kadınları aramadıklarını söylüyor en yetkililer.

Bir buna bakın, bir de çok çok yüksek eğitim almış terörist Amerikan askerlerinin, Irak’ta işgale karşı direnen, Iraklı Müslümanlara Ebu Gureyb Hapishanesi’nde neler yaptığını unuttuysanız, Google’ye “Ebu Gureyb” yazınız ve görünüz.

1900’lü yıllardaki Amerikalı komutanla, 2003’te Türk subaylarına yaklaşarak “Müttefikimmmmm” diyerek boynuna sarıldıktan sonra, başlarına çuval geçiren Amerikalı komutanla, kırk yıldır PKK’nın teröristlerine yiyecek ve silahı helikopterle taşıyan komutan aynı kanı, aynı dini ve aynı kini taşıyorlar.

Siz, önce Rabbimize kulak veriniz:

“Eğer müminlerden iki taife birbiriyle harp ederlerse, aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri diğerine saldırırsa, saldırgan, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırgana karşı harp edin. Eğer Allah’ın emrine dönerse, aralarını adaletle düzeltin. Adil olun. Allah adilleri sever.

Müminler ancak kardeştirler. O halde kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’tan sakının ki, merhamet olunasınız” (Hucurat Suresi, ayet: 9-10).

Sonra, Sevgili Peygamberimize kulak veriniz:

“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu kâfire teslim etmez” (Buhari, Sahih Hadis no 2442, Müslim Sahih, hadis no 2580).

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine
   Sınır Çizenler Kendilerini Çizerler
   8 Milyar tek parmağa bağlanmış gidiyor
   Kulağımıza Küpe Olsun Bu Kelam

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
Mehmet Ali Tekin
Guccalıların Fır Fır Kanunu
Recep Öğütçü
Ruh Sağlığı Kanunu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te