Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
En Merhametli İnsanlar Müslümanlardır
Cuma, 22 Ağustos 2014 - (20:49)
Mahmut Toptaş

“Hocam, kâfire kâfir demesek olmaz mı?”

'Sen, kâfire kâfir diyeceksin, benim dememi yasaklayacaksın öyle mi?

- Ben demiyorum.

- Şimdi söyledin ya, “kâfire kâfir demeyelim” dedin ya.

- Lafın gelişi olarak söyledim.

- Namaz kılarken Kafirun Suresi’ni okur musun?

- Evet.

- Sureye, “Kul yaaaa / Eyyühel kafiruuuun / Eeeey kafirleeeer” diyerek başlıyorsun.

- Tamam, okumaya ve demeye devam edelim.

Ancak, bizim bu okuduğumuz ayetlerin başında “Kul/Söyle” emri vardır.

Yani, size “kâfir” diyen ben veya biz değiliz.

Sizi yaratan sizi, bize böyle tarif ediyor.

Bunu da size hakaret olsun diye söylemiyoruz.

Arapçasını okurken dört elif miktarı çekerken Türkçesi, “Eeeey kafirleeer” derken yavrusunu kaybetmiş anne gibi, kardeşini yitirmiş ağabey veya abla gibi geri gelmesini, Müslüman olarak Hakk’ın huzuruna varmasını isteyen bir ses tonuyla okuyoruz.

Her nefeste ecelinize doğru giderken şu anda sizin kalp ve kalıbınızı yöneten Allah’ın huzuruna bu küfür kiriyle varmayın, bunu Kelime-i Şehadetle temizleyin diye söylüyoruz, ayetleri onun için okuyoruz, kendimizi garanti görmüyoruz ve kâfirliğe düşmemek için Allah’tan biz de yardım istemeye devam ediyoruz.

“Kâfirler cehennemde ebedi kalacaklardır” ayetlerini okurken, yazarken, dinlerken keyif almak, “oh olsun” demek için değil, bu pislikten kurtulmak ve kurtulmalarına yardımcı olmak için okuyoruz.

Geçmişte bu pislikle ahirete giden ve azabı tadanları haber veren ayetleri okurken şu anda yaşayan ve Firavun yolunda yürüyenlerin uyanması ve uyarılması için okuyoruz.

Medine’deki Yahudilerin Başhaham’ı olan Abdullah bin Selam gibi Müslüman olmalarını, Netanyahu gibilerin, Ka’b bin Eşref gibi cehenneme gitmemeleri için okuyoruz.

Filistin’de şehit Ahmet Yasin’in yüreğinde taşıdığı merhameti bütün Siyonistlere dağıtma imkânımız olsaydı dünyanın başı beladan kurtulmuş olurdu.

Çünkü şehit Ahmet Yasin, işgalci Siyonistlerin dünyayı ateşe verecek zehirlerinin kalplerinde ürettikleri kâfirlik zehrinden geldiğini biliyor ve onların da Müslüman olması için dua ediyordu.

Mazhar Osmanlık Siyonistler de, kendi ilaç şişesini kıran deliler gibi saldırıp onlar hakkında iyi şeyler düşüneni kırıp şehit ediyorlar.

Her gün namazımızda biz, Fatiha Suresi’nin sonunda, “Allah’ın gazabına uğrayanlarla sapıkların yolunu istemiyoruz” diye dua ederken hem Yahudileri, hem Hıristiyanları uyard ğımız gibi, kendimizin de böyle bir sapıklık pisliğine düşüp Allah’ın gazabına uğramaktan korunmak için Rabbin yardımını istiyoruz.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine
   Sınır Çizenler Kendilerini Çizerler
   8 Milyar tek parmağa bağlanmış gidiyor
   Kulağımıza Küpe Olsun Bu Kelam

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
Mehmet Ali Tekin
Guccalıların Fır Fır Kanunu
Recep Öğütçü
Ruh Sağlığı Kanunu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te