Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Hakiki vekile vekâlet
Perşembe, 03 Aralık 2009 - (11:30)
Mahmut Toptaş

Güvenilen, dayanılan" anlamlarına gelen "El-Vekil" ismi cemili, Kur'an-ı Kerim'de 13 defa geçmekte.

Yaratılmışların en değerlisi olan insanoğlu, sahip olduğu bütün teknolojik imkanlara rağmen, çaresiz kaldığında dayanak arıyor.

İşler tıkırında giderken, her şeyi kendinden bilir.

Ayna karşısında, kendine hayran kalır.

Aklı, becerisi, bileği, çalışması kendini o hâle getirdiğine inanır.

Ama bir kasırgayla evinin uçmaya başladığını, depremle iş yerinin göçmeye başladığını, teknoloji üretim merkezlerinin bile yıkılıp yok olduğunu gördüğünde; yıkıma, yangına, fırtınaya, sele, kıtlığa karşı dayanamadığında, zorunlu olarak "Allaaaaaah!" diye feryad etmeye başlıyor.

Amerika'yı kasırga kasıp kavururken; hükümet, valilikler, özel ve kamu kuruluşları bütün şehirlerin meydanlarına ışıklı levhalarla "Allah'a dua edin" diye yazılar yazdılar. Rabbimiz, bu tür davranışların psikolojisini de bize haber verir.

Bu tür insanların denizde dalgaya tutulduklarında, Allah'a yalvardıklarını, kurtulunca eski isyan, taşkınlık ve şirke geri döndüklerini haber verir. (Yunus 22, Ankebut 65, Lokman 32)

"el-Vekil"e iman eden mü'minler ise, en kolay gördükleri işte dahi kul olarak üzerlerine düşen görevi yaparlarken, yine de Allah'a tevekkülü elden bırakmazlar.

Ana rahminde iken bizi gıdasız bırakmayan, doğunca anneden iki çeşme gibi sütümüzü akıtan, büyüyünce kara toprağı yiyeceğe dönüştüren el-Vekil’e tevekkülümüz, aralıksız devam etmeli. O’ndan başkasına da, işlerimizi havale etmemeli.

"Benden başkasını vekil edinmeyin" (İsra 2) ayetiyle, bizi uyarmakta.

Ancak milletvekili seçmek veya bazı işlerimizin takibi için, vekil tayin etmek; Allah'tan başka vekil edinmek, anlamına gelmez.

Çünkü onlar da, bizim gibi insanlar.

Onların da yapamayacakları, bilemeyecekleri var.

Bizim dayandığımız, güvendiğimiz Allah ise; her şeyi bilen ve her şeye gücü yetendir.

Nemrut'un adamları İbrahim (a.s.)'ı ateşe attıklarında; İbrahim (s.a.v.)'in Allah'tan başka dayanacak ve güvenecek kimsesi yoktu. "Allah bana yeter. O ne güzel vekil" diyordu. Ve Rabbi; O’nun ateşini, gülistana çevirdi. (Bak: Enbiya 69)

Filistin'de Müslümanların İsrail ve batılı destekçilerine karşı sürdürdükleri savaş, Allah'ın yardımıyladır.

Irak'ta, Afganistan'da, Amerika'nın başarısız olacağını düşünen bir tek siyasi veya düşünür çıkmış mıydı?

Bütün batının desteğini alan İsrail'e karşı, elli yıldır sapan taşlarıyla direnen bu insanların, Allah'tan başka dayanağı var mı?

Bugün Çeçenistan'da, Rus Nemrutlarının batılı Firavunlardan aldıkları dolar desteğiyle, altı cihetten Müslümanların üzerine alevler yağdırırken, Çeçen Müslümanların bir tek dayanağı var. O da Allah (c.c.)

Asırlardır İslam milletine diş bileyen, onları bölüp parçalamak dileyen, tek dişi kalmış aç kurtlar gibi üzerinize saldıran batının; Hıristiyan ittifakına karşı, kurtuluş savaşını verenlerin başında gelen Akifimiz:

"Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki Hak yoludur. Dönme bilmeyiz, yürürüz" diyerek, meydan okur.

El-Vekile tevekkül ederken, bizler insan olarak görevimizi yapacağız.

Tarlayı süreceğiz. Tohum atacağız. Sulaması, gübresi, ilaçlaması, bilimsel yollarla yapıldıktan sonra, Allah'a havale edeceğiz.

Toprağı saksıda gören, aydın geçinen biri "Bu işlemleri yaptıktan sonra, niye Allah'a tevekkül edeyim?" diyebilir. Ama işi çiftçilik olan, hiçbir insan bunu söylemez.

Çünkü o bilir ki, Allah dilemezse o ekin toprakta çürür. Yağmurlar yağmaz. Yeraltı suları çekilir veya çok yağmur yağdırır, çürütür. Veya dolu yağdırır, yerle bir ediverir.

Sonra bizim tevekkülümüz bizim ibadetimizdir. El-Vekile iman eden bir Müslüman da, birilerine vekil olduğunda, kendisine vekalet verene ihanet etmez. Onun beklentilerini boşa çıkarmaz. Aldığı vekillik görevini, hakkıyla yerine getirmeye çalışır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
   Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te