Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
SOSYAL YARDIMLAR
Çarşamba, 05 Mart 2014 - (12:30)
Recep Öğütçü

Vatandaşlarımız arasında gelir dengesizliğinin olduğu bir gerçek. Bu adaletsiz gelir dağılımını hiçbir hükümet tam manasıyla ortadan kaldıramadı, adil bir ekonomik model kurulamadı. Sanırım bu da devlet ve millet olarak dinimizin hükümlerini tam olarak tatbik etmediğimizden ve yaşamadığımızdan kaynaklanmaktadır. Hırsızların cezalandırıldığı, zekatların tam verildiği bir ülkede asla gelir adaletsizliği olmaz. Ülkenin yüzde sekseni üç bin doların altında bir gelire sahipken, yüzde yirmilik bir dilim bu yüzde seksenin gelirinden fazla kazanmaktadır. Yani faiz ve rant geliri ile üst gelir grupları devleti sömürmekte, kapitalist sistemde para parayı çekmektedir. Alt gelir grubu dediğimiz yüzde yirmi ile üst gelir grubu dediğimiz yüze yirmi arasında aşırı bir uçurum vardır. Birisi ayda iki yüz liraya geçinmeye çalışırken, öbürü o parayı bir öğünde yemektedir.

İşte AK Parti hükümeti on bir yıl boyunca bu sömürü düzenini kırmak için mücadele verdi ve orta sınıfı artırmanın yolunu aradı. Sosyal politikalarla alt ve üst gelir grupları arasındaki uçurumu azaltmaya çalıştı.. Sosyal yardımlarla açlık sınırının altındaki insanları destekledi. Kömür, gıda ve sağlık yardımlarıyla insanca yaşamalarını sağladı. Ak Parti hükümeti döneminde Anadolu sermayesi ayaklandı, üst gelir grubu dediğimiz belirli zengin ailelerin içine yeni zenginler katıldı, On parmak kadar olan holding sayısı bugün binleri buldu. Dolayısıyla zengin aileler İstanbul dışına taştı ve Anadolu’ya yayıldı. Başkalarının yeşil sermaye dedikleri iş adamları Anadolu çocuklarını iş-aş sahibi yaptı, vakıf ve hayır derneklerine sahip çıktı. Bugün işsizlik yüzde onların altına inmişse, vakıf ve dernekler gençliğe sahip çıkıyorsa, fakir-fukara gözetiliyorsa, bu inançlı iş adamları sayesindedir. Eski yıllarda ihalelere üç -beş iş adamı girerken ve istediği fiyattan ihaleyi alırken, bugün ihalelere yüzlerce iş adamı girebilmekte, fiyatlar kırılmakta, bundan da devlet kazanmaktadır.

Evet, sosyal yardımları devletin bir sadakası olarak görmek yanlıştır. Hükümete sadaka dağıtıyor demek fakir- fukaranın onuruyla oynamaktır. Sosyal devlet insanına sahip çıkmak ve sosyal politikalar üretmek zorundadır. İnsanlara ya iş vereceksin, ya da onları insanca yaşayabileceği yardımlarla destekleyeceksin. Çünkü o fakirin çocuğu da bu devlete askerlik yapmıştır, o fakir de evlat büyütüp bu milletin bekasına katkıda bulunmuştur.

İşsizlik sigortası işsizlere veya işten çıkarılanlara sosyal desek için çıkarılmıştır, Bugün işten çıkarılan insanlar altı ay boyunca işsizlik maaşı alabilmektedir. Çalışan insanı olmayan, yetimleri ve öksüzleri bulunan ailelere gıda, kömür ve eğitim yardımı yapmak sosyal devlet olmanın gereğidir. İnsanlara balık verirken, balık tutmayı da öğretmeli, meslek edindirme kurslarıyla insanları üretime katmalıdır. Bizim insanımız alın terinin kutsallığına inanır, ele bakmayı istemez, “elden gelen öğün olmaz” der. Sosyal yardımların tembelleştirdiği insanlar varsa da, bunların varlığı sosyal yardımların yapılmamasını gerektirmez. Burada belediye görevlilerine ve sosyal fon yetkililerine büyük sorumluluk düşmektedir. Yardım ehlini iyi tespit etmeli, kurunun yanında yaş da yanmamalıdır.

Genel sağlık sigortasıyla sağlık sigortasız insan bırakılmamıştır. Düzenli işi olmayan alt gelir grupları ayda kırk beş lira ödeyerek sağlık sigortasına dahil olmaktadır.

Okullarda süt dağımı, kitap ve kırtasiye desteği, eğitimde çocuğu olan annelere eğitim yardımı vs. hep sosyal yardım cümlesindendir. Kocası ölen kadınlara verilen 250 liralık aylık ve asker aylıkları toplumda oluşan ahlaki çöküşü kısmen önlemektedir.

Son yıllarda devletin gelirlerinde bir bereket meydana gelmiştir, Bu bereket de fakir- fukaran dualarından kaynaklanmaktadır. Eskiden yüksek faizlere giden paralar, bugün faizlerin düşmesiyle fakirlere sosyal yardım olarak dönmektedir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te