Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Koğucuları, kasetçileri, hasetçileri çıkarın aradan
Çarşamba, 19 Şubat 2014 - (12:27)
Mahmut Toptaş

Ev hizmetinde çalışacak bir adamla anlaşır, evin sahibi.

Ama hizmetçiyi tanıyan, adamı uyarır ve şöyle der: “Bu adama dikkat et. Koğucudur, yani laf taşır, laf bulamazsa uydurur.”

Adam, teşekkür eder ve yoluna devam eder.

Hizmetçi, ev sahibinin istediğinden fazlasını vermeye başlar. Elinden her iş gelir. Adam ise böyle bir işçi bulduğundan, çok memnundur.

Bir gün hizmetçi, evin hanımına gider ve çok gizli bir haber vereceğini söyler.

Hanımda kulaklarını ona anten gibi çevirince, hizmetçi zehirli nefesini üfürmeye başlar: “Eşiniz, sizden uzaklaşmaya başladı. Yeni birini buldu. Yakında sizi boşayacak ve onunla evlenecek.” der.

Evin hanımı, “Çare nedir?” deyince, “Siz, onun çenesinin altından biraz kıl kesiniz ve ben onunla sizin için muhabbet tılsımı yaptırtayım da senden ayrılamasın” der.

Kadın, kocasının boğazından kıl kesmek için bir ustura temin eder ve gece kesmeye karar verir.

Hizmetçi, hemen evin beyine gider ve hanımının dostu olduğunu, senden kurtulmak için gece boğazını keseceğini haber verir ve dikkat etmesini ister.

Adam erkenden tilki uykusuna dalar. Kadın usturayı alır ve kocasının çenesinin altına doğru usturayı uzattığında kocası hanımının bileğinden tuttuğu gibi kadının boğazına dayar ve keser.

Hizmetçi, hem kadının ailesine hem kocanın ailesine haber verir ve iki aileden birkaç cenaze çıkar. (Zehebi, Kebair, Nemime bölümü)

Laf taşıyıcı, kara ağızlara Türkçede “Koğucu” denir. Arapçada “Nemmam” denir.

Kalem Suresi’nin on birinci ayetinde, “Hep (lâf, kaş-göz işaretleriyle) ayıplayan, laf getirip götürene itaat etme” buyurur Rabbimiz.

“Koğuculuk” kelimesinin kökü olan “Koğ” Çağatayca’da “kıvılcım” anlamına gelir.

Koğucular, toplum içinde diliyle kıvılcım taşıyanlardır.

Bir kıvılcım bir ormanı yok edebildiği gibi bir koğucu da yetmiş beş milyonluk bir milleti hasta edebilir.

Ebu Leheb’in hanımı Sevgili Peygamberimiz aleyhinde laf taşıyıcılığı yaptığından ve yollarına mayın döşediğinden dolayı, “Hammaletel hatab/Odun taşıyıcısı” denmiştir.

Sevgili Peygamberimiz, “Koğucu/laf taşıyıcı cennete giremez” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Edeb, Bab’ün-nemime)

Tabii tevbe eder o koğuculuktan kurtulursa Allah’ın afvıyla cennete girer.

Raşid Halife diye bilinen Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (Allah hepsinden razı olsun)’den sonra gerçek halife olduğu konusunda ittifak edilen Ömer bin Abdülaziz’e adamın biri laf taşır.

Ömer, “İstersen araştırayım. Eğer yalan söylemişsen, Hucurat Suresi’ndeki, ‘Fasık biri haber getirdiğinde araştırın’ hükmüne girersin. Eğer doğru haber getirmişsen Kalem Suresi’nde, ‘Laf taşıyıcılara itaat etme’ hükmüne girersin” der.

Koğucu adam: “Müminlerin emiri, beni afvet de bir daha böyle bir şey yapmayayım” der. (Nevevi, el-Ezkar, Nemime bölümü)

Mus’ab bin Züheyr: “Koğucuların lafını dinleyen, lafı getirenden daha kötüdür” der. Bu sözün, İmam Şafii’ye ait olduğu da söylenir.

Gizli çekimlerin alıcısı olmazsa satıcısı da olmaz.

Kötü söz, çirkin görüntü, gizli sırları taşıyanların alıcıları da vericileri de gönül rahatlığıyla yaşayamazlar.

Her sesi ve herkesi kendileri gibi bildiklerinden herkesin kendisini izlediği, gözlediği ve kaydettiği kuşkusuyla yaşarlar.

Sevgili Peygamberimiz: “Arkadaşlarımdan hiç biriniz diğeri hakkında bana bir şey ulaştırmasın. Ben, sizin yanınıza gönlü selim (hoş) olarak çıkmak istiyorum” buyurmuş. (Tirmizi, Sünen, Menakıb, Hadis no: 4270, Ahmet, Müsned, Abdullah bin Mesud maddesi)

28.08.2013 tarihli, “İSTİHBARAT VE EĞİTİM” başlıklı yazımda Alpaslan’ın kendi halkına yönelik istihbarat teşkilatı kurmadığını ve gerekçesini Nizam’ül Mülk’ün haber verdiğini yazmıştım.

Yalan söyleyenler, montajlama yoluyla sözü akışından dışarı çıkaranlar, haram yiyenlerin sözlerinden etkilenmeme konusunda Rabbimiz: “Ey Peygamber, kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyla ‘İman ettik’ diyenlerle, küfür içinde koşuşturanlar, Seni üzmesin. Bir de Yahudilerin yalana kulak verenleri, Sana gelmeyen diğer bir toplum için casusluk yapanları, Seni üzmesin. Onlar kelimeleri yerlerinden değiştirirler... Onlar yalana kulak verirler, haram yerler” buyurmuş. (Maide Suresi, ayet: 41–42)

Sevgili Peygamberimiz de adamına, durumuna göre konuşan ikiyüzlü insanların, toplumun en şerlisi olduklarını haber verir. (Müslim, Sahih, K. Birr, sıle ve adab)

Bu koğucuları yanınızdan kovun ve zehirli sözlerini dinleyerek kendinizi de zehirlemeyin.

Onlara nasihat edin.

Duyduğunuz kötü haberi yaymayın.

Duyduğunuz kötü haberi araştırmaya girmeyin.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te