Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
SEÇİM SÜRECİNDE İFTİRAYA DİKKAT!
Salı, 07 Ocak 2014 - (01:51)
Recep Öğütçü

Bizde particilik öyle çirkin yapılıyor ki, hedefe varmak için her yol mubah görülüyor. Halbuki kötü araçla ve kötü yolla doğru hedeflere varılmaz. Hedefe varılsa bile, insanlığımızda ve müslümanlığımızdan çok şey kaybederiz.

Hep söyleriz, bizim kültürümüzde, inancımızda, kitabımızda particilik, fırkacılık, ayırımcılık, müminler arasında tarafgirlik yoktur. Ya ne vardır? Uhuvvet, hoşgörü, diğerkâmlık vardır, dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma vardır, vefakârlık ve fedakârlık vardır, karşılıksız sevgi ve saygı vardır. Bizim inancımızda herkes Adem’in çocuklarıdır, herkes Allah’ın kullarıdır. İnsan eşref-i mahlukattır, yaratılan sevilir yaratandan ötürü. Ancak müslümanlar kardeştir. Mü’min mü’min için bir binanın taşları gibidir, birbirini destekler.

Bu inancı taşıyan insanlar parti taassubuyla birbirini hainlikle suçlamaz, birbirine iftira etmez, birbirine yolsuz ve hırsız demez. Mahkeme kararı olmadıkça insanlar masumdur, iddialar gerçek gibi gösterilemez.

Evet, bir seçim sürecine daha girmiş bulunuyoruz, kıyasıya bir yarış olacaktır. Parti mensupları, liderler veya başkan adayları meydanlara çıkıp hiçbir kriter gözetmeden ağzına geleni söyleyecektir. Yeter ki rakibi halkın gözünde itibar ve puan kaybetsin. İnsanların onurları peş paralık olmuş, insanların mahremiyeti ihlal edilmiş particilerin umurunda olmayacaktır. Atalar, “büyük lokma ye büyük laf eme, gülme komşuna gelir başına” demişler.

Particilik namusluca, şereflice yapılamaz mı? Elbette yapılır. Liderler veya adaylar yaptıklarını ve yapacaklarını anlatabilirler, samimiyetleriyle, sıcak dokunuşlarıyla halka güven verirler. Halkın tek tek kapıları çakarlar, hallerini ve hatırlarını sorarlar. Konuşmalarda toplumun öncelikli sorunları dile getirilir, iktidar partisinin yanlışları ve ihmal ettikleri sıralanır, daha iyi şeyler yapacağız denir.

Maalesef seçim sürecinde hizmet yarışı değil, iftira yarışı başlatıldı, başlatılacak. Kardeşliğimiz, birliğimiz yara alacak, dürüst ve namuslu insanlara iftira atılacak, birkaç oy için insanların kişilikleri ve iffetleri hiçe sayılacak. “Çamur at izi kalsın” felsefesiyle hareket edilecek.

Dostlar, particilik bu değildir, bu olmamalı. Memleketimizin, milletimizin o kadar çok sorunu var ki, meydanlar da anlatamaya kalksak sadece bu sorunları bitiremeyiz. O kadar çok yapılacak hizmet var ki, projelerimizi anlatsak saatler sürer. O kadar çok yapılan var ki, bunları dile getirsek saatler yetmez. Gelin particiler olarak iftira yoluna, karalama yoluna gitmeyelim, yaptığımız veya yapacağımız hizmetleri anlatalım. Sıcaklığımızla, samimiyetimizle, kucaklayıcılığımızla, hoşgörümüzle insanlara örnek olalım, insanlara güven telkin edelim. Bazen bir selam o kadar hizmetten daha fazla gönülleri etkiler, insanlara hoş gelir. Bir selamsızlık, bir kibirli davranış hizmetlerimizi örter, boşa götürür. Mahalli idarecilerden halkımızın beklediği, sıcaklık, samimiyet, dürüstlük ve çalışkanlık. Evet halk, başkan adaylarından önce dürüstlük ister. Çünkü belediye başkanı şehremindir, halkın parasının emanetçisidir, Bir de belediye kapısına vardığında kapıyı açık bulmak ister insanlar. Başkanlar ulaşılamaz varlıklar olmamalı.

Halkımız seçim sürecinde sadece seyirci konumunda kalmamalı, yapılmayan hizmetleri dile getirmeli, adayları sıkıştırmalıdır. “Doğrusun efendim” diyen, kendi partisinden olanı göklere çıkaran vatandaş profilini aşmalı, doğruları her platformda söylemeliyiz.

Vatandaş olarak dört yılda bir bize görev düşüyor. Siyasetçiler her dört yılda bir kapımıza kadar geliyor, bize değer veriyorlar. O halde bu günlerimizi iyi değerlendirmeli, yandaşlarımıza bile yanlışlarını söyleyebilmeliyiz. Ama kırmadan, dökmeden, saygı içersinde ve parti taassubu gözetmeden. Bir de geçmişi unutmamalıyız, nerelerden bu günlere geldik bunu kendimize sormalıyız. Dün ile bugünü kıyas etmeliyiz. Hizmet edenle etmeyeni tefrik etmeyi bilmeliyiz. En iyi terazi vicdanlarımızdır. Bu milletin sağduyusu her zaman galip gelecektir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te