Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
ALACAKARANLIKTA DOLAŞANLAR
Pazartesi, 09 Aralık 2013 - (14:25)
Mahmut Toptaş

“Bir elimde Kur’an, bir elimde Nutuk.”

“Ne Rabbim demekten vazgeçerim, ne de Atatürk’ten.”

“Viski içmesini de biliriz, zemzem içmesini de.”

“Ne sağcıyım, ne solcu, çapulcuyum çapulcu.”

“İki Mustafa tanırım: biri Muhammed Mustafa, diğeri Mustafa Kemal.”

“Dinleri birleştirmek.”

Bu laflar, bu gün söylenmiş sözler değiller.

Her dönemde bu tür lafları edenler olmuştur, olmaya da devam edecektir.

Bunlar, kısa vadede kazansalar da uzun vadede kaybederler.

“Bu güneşin altında söylenmedik söz kalmadı” demişler, doğru da söylemişler.

Mekke’de Sevgili Peygamberimizin her geçen gün güçlendiğini gören Mekke site devletinin yöneticileri olan Velid Bin Muğıre, As Bin Vail, Ümeyyetü’bnü-l Halef, Sevgili Peygamberimize gelerek, “Hem senin Rabbini hem bizim tanrılarımızı tanıyalım ve birlik olalım” demişler.

Bunun üzerine “Kafirun” suresi nazil olmuş ve son ayetinde, “Sizin dininiz size, benim denim bana” demiş.

Kısa vadede Mekke yöneticileri kazanır gibi olsalar da uzun zaman içinde her gün yükselen İslam olurken her gün eksilen Mekke yöneticileri olmuştur ve sonunda kaybetmişlerdir.

Bu türden lafları edenler, söylediklerinin ne anlama geleceğini bilmeden söylüyorlar.

İkisi hakkında da bilgilerinin olmadığını ortaya koymuş olurlar.

Orhan Veli’nin;

“Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!” dediği gibi dünya ve ahiret umurunda olmayanların söyleyebileceği laftır.

Kur’an-ı Kerim İslam’ı nura benzetir, küfrü, inkârı karanlıklara benzetir.

Kâfirliğin karanlıklarından İslam’ın aydınlığına çıkmamızı ister.

Günümüzde bazı siyasi ve strateji uzmanları aydınlıkla karanlığın karıştığı “Gri” alandan bahsetmeye başladılar son günlerde.

Helalle-haramı karıştırsak, imanla-inkârı aynı kapta buluştursak derdine düştüler.

“Panzehirle zehri karıştırıp içsek” der gibi bir şey.

Gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığının karıştığı alacakaranlıkta kitap okuyan gördünüz mü hiç?

Alacakaranlıkta dostlarla sohbet ettiğiniz oldu mu?

Alacakaranlıktan keyif alıp da ikinci günün alacakaranlığını özlediğiniz, iple çektiğiniz oldu mu?

Renklerin dilinden bilgi sunanlar bile gri renklerden hoşlananların, renksizler, tarafı belli olmayanlar, risk almayanlar, fazla düşünmekten adım atmaya vakit bulamayanlar, devlet dairelerinde işi ağırdan alanlar olduğunu söylüyorlar.

Sevgili Peygamberimiz, yağcılara karşı Rabbimiz tarafından uyarılmış.

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, onun dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve kalbinde olana Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o düşmanların en azılısıdır.” (Bakara Suresi, ayet: 204)

“Onları gördüğün zaman bedenleri hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Sanki onlar giydirilmiş keresteler gibidirler. Her bağırmayı kendi aleyhlerine zannederler. Onlar düşmandırlar. Onlardan sakın. Allah onları gebertsin. Nasıl da döndürülüyorlar?” (Münafikun Suresi, ayet: 4)

Kıyamete kadar da yağcılar ekibi olmaya devam edecektir.

“Yağcılar/övücülerle karşılaştığınızda yüzüne toprak saçın” hadisiyle Sevgili Peygamberimiz bizi uyarmıştır. (Müslim, Sahih, K. Zühd)

Bu tür insanlar hakkında fetvayı Ömer Hayyam versin, buyurun, okuyun:

“Bir elde kadeh, bir elde Kuran;

Bir helaldir işimiz, bir haram.

Şu yarım yamalak dünyada;

Ne tam kâfiriz, ne tam Müslüman!”

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik
   Türkçe Ezan üzerine

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
Recep Öğütçü
İmam Hatip Okullarının Misyonu
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te