Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
BU GÜNLERE KOLAY GELMEDİK
Pazartesi, 09 Aralık 2013 - (14:18)
Recep Öğütçü

Ülke olarak çok badirelerden geçtik, bu günlere kolay gelmedik. Her ileri gitmek istediğimiz yıllarda birileri eteğimizden asıldı, bizim hızımızı kesti, bizi geriye bıraktı. Avrupa’yla aramızı kapatacağız değimiz anda birileri başımıza gaileler açtı, terörü hortlattı. Avrupa’yla aramızdaki mesafe bu yüzlerden açıldı. Burada halkımızın suçu yok. Halkımız çalışkan, hırslı. Oy hesabı yapan, vesayetçiler karşısında dik duramayan, günü birlik politikalar ve montaj sanayiyle oyalayan, ülkeyi içe kapatan öngörüsüz siyasetçiler baş suçlu. Sonra darbeciler, daha sonra kötü niyetli dış ve iç güçler.

Dünya ülkelerinin kişi başına düşen milli gelirlerine şöyle bir baktım. Katar gibi bazı körfez ülkelerinin kişi başına mllii geliri yüz bin dolarlardadır. İsveç ve Norveç gibi kuzey Avrupa ülkeleri seksen bin dolar dolaylarında. Amerika elli bin dolar, Almanya kırk bin dolar, diğer Avrupa ülkeleri de genellikle otuz bin dolar civarında. Bizler de son yıllarda yaptığımız atakla on bin doları aşmış bulunuyoruz. Buna da şükür diyoruz. AK Parti hükümetinin bu atılımı ve istikrarlı yönetimi olmasaydı bugün üç bin dolarda devam edecektik.

Diyeceksiniz, bu milli gelir bize yansımıyor. Bazı holding sahiplerinin, bazı tuzu kuruların cüzdanı şişmişse bize ne? Ben de şunları soruyorum: Etrafınıza bakın, modelsiz araba kaldı mı? Kapısının önünde araba olmayan kaç ev kaldı? Duraktaki taksiciler işimiz kalmadı diye ağlıyor. Çünkü herkesin arabası var. Yine telefonu olmayan, hatta birkaç telefonu olmayan ev kaldı mı? Traktörünü yenilemeyen, tarım aletlerini çoğaltmayan, işini büyütmeyen çiftçi kaldı mı? Etrafımızda dev besi damları nereden çıktı? Şehirlerde yükselen siteler, yüksek katlı evler niçin yapılıyor? Kapış kapış satılmıyor mu? İnsanlar da para olmasa bu gelişmeler olur mu? Bugün birçok sektör kalifiye işçi bulamıyor, hatta çoban sıkıntısı var.

Diyeceksiniz, herkes bankalara borçlu? Doğru. Kimi işini büyütüyor, kimi araba değiştiriyor, kimi ev alıyor, kimi düğün yapıyor, borçlanıyor. Tek yanlışımız, yorganımıza göre ayağımızı uzatmıyoruz. Pişman olacağımız şekilde önümüzü görmeden ağır borçların altına giriyoruz. Faizlerin düşük olmasından dolayı borçlanmaktan korkmuyoruz. Eskiden bankalar bu kadar kolay kredi vermezlerdi. Bugün bankalar kredi almamız için adeta bize yalvarıyor. Biz de tuzağa düşüyoruz.

Ülke olarak dış ve iç borcumuz henüz tehlike sınırında değil. Devletin borcu milli gelirinin üçte biri. Bazı batı ülkelerinin borcu milli gelirini aşmış durumda. Devlet olarak adımımızı dikkatli atıyoruz. Sıkı bütçe politikasına devam ediyoruz. Halkımız da aynı hassasiyeti göstermeli, borçlanırken gelirini dikkate almalıdır. Mümkünse faizle borçlanmamalıdır. Çünkü faiz kazancımızın bereketini yok ediyor.

Yıllarca bu ülkeyi üç grup geri koydu: Faizciler yani rantçılar, darbeciler ve laikçiler. Bu üç grup da çok zaman aynı kişiler oldu. Faizciler, bankacılar, rantiyeciler çok zaman darbeci paşaları yönetim kurullarına aldılar, onları şımarttılar, cesaretlendirdiler. Laikçiler darbecilerle işbirliği yaparak, bu milleti potansiyel tehlike gördüler, bu milletin değerlerini yok saydılar, hep yasaklar koydular, başörtülüye hayat hakkı tanımadılar. Kız çocuklarının cahil kalmasına sebep oldular. Ülke nüfusunun yarısı olan kadınlardan tam manasıyla bu ülke faydalanamadı. Faizciler, yüzde yüzlük faizlerle hem milleti, hem devleti sömürdüler. Kazancımızın yüzde doksanı faize gitti yıllarca. Üretmeden kazanan bir kesim hep söz sahibi oldu. Darbeciler, her darbe sonucunda bu ülkeyi elli yıl geriye koydu. Binlerce şirketin batmasına sebep oldu. Binlerce can hapislerde çürüdü, ülke içe kapandı, paramız pul oldu. Darbe hükümetlerinde yabancı sermaye ürktü, ülke borç batağına sürüklendi. Darbe yıllarında içe kapanan ekonomi sonucu ürettiğimiz para etmedi, üretim durdu, işsizlik ayyuka çıktı.

İşte AK Parti Hükumeti on bir yıldır bu üç grupla mücadele ederek geldi. Çok şükür hepsini hizaya getirdi. Darbeciler sindi, laikçiler eski alışkanlıklarını bıraktılar, faizciler eski faiz oranlarında kazanamaz oldu, rantlarından mahrum kaldılar. Bankalar yüzde üçlük reel faizle, kredi kartlarıyla, komisyon ve havale ücretleriyle idare ediyorlar. Hedef: 1-Faizlerin sıfırlanıp bankaların katılım bankasına dönüşmesi, kredilerde sadece sigorta ve masrafın alınması. böylece rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçilmesi. 2-Darbecilerin tamamen ümitlerini kesmesi, artık öyle maceraya girişecek cesareti bulamaması, daha doğrusu, milli iradeye saygılı demokrat bir ordunun kurulması. 3-Son olarak, laikçilerin dini değerlerimize, halkın değerlerine saygılı bir zihniyete bürünmesi.

Hükümet dış politikada ve ekonomide 2023 hedefine kilitlenmiştir: Dünyada ilk on ülke içine girmek. Kişi başına düşen milli gelir otuz bin dolar, ihracatımız beş yüz milyar dolar, sınırlarımız daha geçirgen, koşularla daha fazla iş ve güç birliği, Osmanlı’nın uzandığı tüm topraklarda etkinliğimizin olduğu 2023 vizyonuna doğru hızla ilerliyoruz. AK Parti bir on yıl daha başta kalırsa bütün bunların gerçek olması hayal değil.

Şunu unutmayalım; tek parti hükümetlerinin zulümleri, darbecilerin kıyımları, laikçilerin inatları, faizcilerin sömürüsü ve bunların ortaya çıkardığı terör belası olmasaydı, bugün bu ülke süper güçtü. Çünkü bizde bu potansiyel vardı.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te