Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Parmaklıklar Ardındakilere
Perşembe, 20 Aralık 2012 - (15:47)
Mahmut Toptaş

Köşkün camlarının ardındaki pencere demiriyle, hapishane parmaklıkları, aynı maddeden yapılır ve aynı görevi yapar.

Köşkteki pencere demiri, dışardan içeri girmeyi engeller; hapishanedeki, içerden dışarı çıkmayı engeller.

Aslında ikisi de hem girmeyi, hem çıkmayı engeller ama köşktekinin kapısı açık olduğundan, biz böyle algılıyoruz.

Allah, ikisinde de yatanları kurtarsın.

Kurunun yanında yanan yaşları, daha fazla kurtarsın.

İnsanı dışarı çıkarmayan şey, yalnız o demirler değil.

Kişinin yaptıkları ettikleri de, insan içine çıkmayı engeller.

İnsanlar onu afvetseler de, o afvedilmediğini zanneder.

1981 yılından beri İstanbul'dayım.

İstanbul'un tarihi ve turistik yerlerini ve ilçelerinin yarıdan fazlasını, az-çok bildiğimi zannederim.

Haftada bir Beyoğlu, Kadıköy, Sultanahmet, Bakırköy meydanlarından birinin, en kalabalık yerlerini uzunca izlerim.

İnsanların duruşu, yürüyüşü, yürürken yüz hatları, ilanlar, reklamlar, vitrinler dikkatimi çeker.

31 yıllık zaman içinde, İstanbul'un herhangi bir yerinde, her makamın zirvesine çıkmış bir insanı görmek, mümkin olmadı.

Görev başında olanlar da sisli camlar ardından baktıklarından, onlar bizi herhâlde buğuzlu görür, biz onları göremeyiz.

Mafya babaları da görülmezler, bu meydanlarda.

Herhâlde hepsinin çekindikleri bir şeyler var.

Irak'ı Mısır'ı, Suriye'yi, Kudüs'ü fetheden Hazreti Ömer'le görüşmek için gelen Rum elçileri; Medine'ye geldiklerinde, şehirde en yüksek başkanlık köşkünü ararlar.

Halbuki Ömer'in sarayı gönlünde idi.

O’nu hurma bahçesinde, kum üzerinde, kolonu yastık yapmış, hurmanın gölgesinde uyur buldular da heybetinden korktular.

Gelen elçiler, siyaseti en iyi bilen Roma imparatorluğunun elçileri idiler.

Korumasız yatmak, büyük bir siyasetin sonucu olduğunu biliyorlardı.

İçinde bin türlü korku taşıyanın korkusu, korumasından olur.

"Komşu malını çalan, gece kullanır." diye bir atasözümüz vardır.

İnsanların malını çalanlar da, insan içine çıkamaz.

İnsanların onuruyla oynayanlar, adam yerine koymayanlar, "Gel" deyince getirip "Git" deyince götürenler; ya sarayların demir pencerelerinin gerisinden, ya da hapishanenin demir parmaklıklarının ardından, bakmak durumunda kalırlar.

Omuzlarında taşındıkları insanların ayakları altında ezilmek, çok kötü.

Alkışlar arasında yürürken, sessizliğin senfonisini dinleyerek, aklı oynatmak da çok kötü.

Alınan canlar, emilen kanların; ciğerlerde kan çıbanlarına dönüşmesi, daha da kötü.

Sevgili peygamberimiz: "Can bedenden çıkmadıkça, Allah kulunun tevbesini kabul eder." buyurmuş. (Tirmizi, Sünen, K. Daavat, bab, fazlittevbe)

Şimdi tevbe zamanı.

Tevbe, günahın cinsinden olur.

Canını aldığınız her yiğit için, bin genç yetiştirmek için yatırım yapınız.

Mağdur ettiklerinizi, mamur etmek için çalışınız.

Yürek yangınları çıkarttığınız yerlerde, pişmanlık rüzgârları estiriniz ki biraz yüreklere serinlik gelsin.

Hizmet ettiğiniz dış güçleri, açık dille bu milletin çocuklarına anlatınız ki size bile ihanet eden ve vatanımızda gözü olanları, bilsinler de ona göre tedbir alsınlar.

Elli yıllık zaman içinde, İslam dinine verdiğiniz zararlar için de, Allah'a tevbe edin, af talebinde bulunun ve kazandıklarınızı son kuruşuna kadar, Allah'ın dininin öğretilmesi, yaşanması ve yayılması yolunda harcayınız.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Demokrasi Cilvesi
   Çağ İslam’ın ekim çağıdır
   Sekiz milyar bize lazım
   Hiçbirimiz Masum Değiliz
   Arabuluculuk
   Çocukken ölenler cennetliktir
   İnsanı ve Çevreyi Kirletenler
   Herifler, İslam'a düşmanlar
   Faydasız İlimden Allah’a Sığınırım
   Kimin kuluyuz?
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Demokrasi Cilvesi
Mehmet Ali Tekin
Eyyüb el Ensari Bize Ne Öğütlüyor?
Recep Öğütçü
Hanelerimizin Misafiri Ramazanı Ağırlarken
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te