Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Büyükşehir Belediye Yasasının Avantajları
Cumartesi, 17 Kasım 2012 - (15:16)
Recep Öğütçü

Geçen hafta on üç ilimizi daha büyükşehir yapan, büyükşehir belediyelerinin sınırlarını ilin coğrafi sınırları olarak değiştiren, özel idareleri ve il genel meclislerini kaldırıp büyükşehir belediye meclisine il genel meclislerinin yetkilerini devreden yasa TBMM’den geçti ve Cumhurbaşkanımızın onayına sunuldu.

Her üç muhalefet partisi de farklı gerekçelerle bu yasaya karşı çıktı, engellemek için ellerinden geleni yaptılar. MHP’ye göre bu yasa, eyaletlere bölme ve üniter yapıyı sulandırma girişimiydi. Sonuçta ülkeyi bölünmeye kadar götürebilirdi. CHP ve BDP ise, bu yasa ile büyükşehirlerin tamamının yönetiminin AKP’ye geçeceğinden kaygılanıyordu ve büyükşehir belediye başkanlarının yetkilerinin artmasının, yönetimin merkezileşmesinin, köy ve belde tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının anayasaya aykırı oluğunu iddia ediyorlardı.

Aslında tüm muhalefet partilerinin tek endişesi, tüm büyükşehirlerin kırsalda güçlü olan AKP’ye geçmesidir. Ortalama bütün illerin genelinde yüzde elli oyu olan AKP’in bütün büyükşehir belediyelerini bu yasayla eline geçirmesi kuvvetle muhtemeldir. İşte bütün itiraz ve muhalefet buradandır. Yirmi dokuz büyükşehir coğrafi sınırları içindeki köyler ve beldeler mahalle oluyor, çok küçük köyler hariç mahalle muhtarlıkları korunuyor. Belde belediyelerinin alet edevatı, binası ve personeli büyükşehir belediyesine ve bağlı bulunduğu ilçe belediyesine devrediliyor. Yani personel yine mahallinde kalıyor ve büyükşehir belediyesi şemsiyesi altında hizmet devam diyor. Burada herhangi bir kayıp yok, aksıne kazanç var. Büyükşehrin imkanları ve hizmet gücü geliyor, imar yasası daha düzgün işletiliyor, köyler ve beldeler daha düzenli yapılaşıyor, köylere de plan ve ruhsat geliyor. Köylerde ve beldelerde evler belediye denetiminde yapılacağı için sağlam, planlı ve ruhsatlı hale geliyor. İlk beş yıl harçlar, vergiler alınmıyor, su fiyatları köyde büyükşehir merkezindeki fiyatın dörtte birini geçemiyor.

Belediyesi kapatılan beldelerin, mahalle haline getirilen köylerin kazançlarını ve avantajlarını madde madde sıralayalım:

1- Belediye seçimlerinde beldelerimizde büyük bir ayrışma yaşanıyor, kavgalar ve gürültüler çıkıyordu. Baba- oğul ve iki kardeş arasında siyasi tartışmalar çıkıyor, seçilecek belediye başkanının kavgasını veriyorlardı. Başkan adayları parayla oy satın alıyorlar, hayali vaatlerle oy devşiriyorlardı. Dolayısıyla en az dört yıl süren küslükler ve soğukluklar yaşanıyordu. Çünkü beldelerde kimin kime oy verdiği veya vereceği belliydi. Kazanan taraf dört yıl boyunca oy vermeyenleri dışlıyordu, Başkan, kendisine oy vermeyenlerin işlerinde zorluk çıkartıyordu. Yani beldelerimizde kardeşlik, tesanüt, dayanışma, komşuluk ve akrabalık ilişkileri belediye seçimlerinde adeta dinamitleniyordu ve bu ayrışma dört yıl boyunca devam ediyordu. İşte belde belediyelerimizin kaldırılmasıyla artık bu ayrışma yaşanmayacak, beldelerimizdeki kardeşlik, birlik ve dirlik ortamı bozulmayacak, yara almayacak, beldelerimizde rant kavgası yaşanmayacak.

2- Belde belediyelerimizin gelirleri ve kaynakları yetersizdi, personelin maaşını bile ödeyemiyorlardı. Hizmete, yatırıma ve altyapıya ayıracak paraları ve kaynakları yoktu. Bu kaynak yetersizliğinden ve israftan dolayı, belde belediyelerimiz borç batağındaydı. Hizmet üretmediği halde beldelerimiz büyük bir israf içindeydi, devletin parası çarçur ediliyordu. Belde belediye başkanları denetlenemiyor, aldıkları üç-beş bin lira maaşla ve makam araçlarıyla günlerini gün ediyorlardı. İşte bundan böyle israf edilen bu küçük kaynaklar bir havuzda toplanacak ve artan gelir kaynaklarıyla büyükşehir belediyeleri daha etkin hizmet verecek. Beldelerin ve köylerin her türlü ihtiyaçları daha hızlı giderilecek, altyapıları bitirilecek, yolları asfaltlanacak.

3- Belde belediyelerimiz, binlik ve beş binlik plan yapabilecek ve imar yasasını uygulayabilecek teknik personelden ve teknik imkanlardan yoksundu. Beldelerimiz, kaynağı yetersiz olduğu için mimar, mühendis ve teknik eleman istihdam edemiyordu. Dolayısıyla beldelerimizde plansız bir yapılaşma yaşanıyordu. Yeni yasa ile birlikte beldelerimize ve köylerimize alt yapı ve planlı yapılaşma gelecek, şehrin tüm güzellikleri köy ve beldelerimizde de olacak. Yani köylerimize de medeniyet gelecek, sokakları temiz ve bakımlı olacak ve köyden şehre göçün durması da sağlanacak.

Belde belediyelerimiz ve köylerimiz, su paralarını toplayamıyordu ve sağlıklı su hizmetini tam alamıyordu. Çünkü su borcu olanlar başkanın eşi -dostuydu, başkan oy kaygısı taşıyordu ve su parasını isteyemiyordu. İşte bundan böyle su hizmeti ve para toplama yetkisi büyükşehre geçecek ve borçları olanlar üstüne yatamayacak, eş-dost gayırmacılığı yaşanmayacak, akmayan sular daha çabuk gelecek. Su hizmeti düzene girecek ve daha ucuz olacak. Suyu olmayan köyler varsa, büyükşehir imkanlarıyla su nimetine kavuşacak. Su için muhtarlar kapı kapı gezmeyecek, siyasetçilerin kapısını çalmayacak.

4-Belde belediyelerimiz itfaiye hizmeti veremiyordu, itfaiye teşkilatı kurmanın ve yaşatmanın masrafını karşılayamıyordu. Artık ilçe merkezlerinde olan ve merkezi yerlerde kurulacak yeni itfaiye teşkilatları daha hızlı ve etkin hizmet verecek.

5- Bugüne kadar halkın imkanlarıyla ve hayırlarıyla yapılan cami ve mescitler, bundan böyle belediyelerimiz tarafında da yapılabilecek, cami yapım ve bakım hizmetleri de belediyemizin asli görevlerinin arasında olacak.

Özetle, “Yeni Büyükşehir Belediye Yasası”yla büyükşehirlerdeki her türlü nimeti ve hizmeti köyde ve beldede yaşayanlar da alabilecek. O halde bu yasanın neresi kötü? Muhalefetin derdi, bağcıyı mı dövmek, üzüm mü yemek?

Konya gibi illerimizin coğrafi sınırlarının geniş olması, muhalefetin iddia ettiği gibi hizmetin gitmesine engel olabilir miydi? Büyükşehirlerin kaynak ve gelirlerinin artması, bu zorluğu ortadan kaldıracaktır. Çünkü kaldırılan özel idarelerin tüm imkanları artık köylerin ve beldelerin hizmetinde olacak. Emlak gelirlerinin oranının %5’den %6’ya çıkarılması, nüfusun artmasıyla İller Bankası’ndan gelecek gelirlerinin artması büyükşehir belediyelerinin elini güçlendirecek.

Köydes projesinden beldeler yararlanamıyordu. Artık bu haksızlıklar da giderilecek, köye giden hizmet kasabalara da gidecek.

Yeni büyükşehir yasamız inşallah bir kazaya uğramaz, şimdiden hayırlı olsun diyorum.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te