Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Yetti Gayri
Cuma, 24 Ağustos 2012 - (15:58)
Recep Öğütçü

Öle öle, öldüre öldüre nereye varacağız? Bir karış toprak mı kazandık veya kazanacağız? Her gün ölü, her gün şehit, her gün kaza, her gün acı haber. Hep ağlayacak ve ağlatacak mıyız? Evet, hem ağlıyoruz, hem ağlatıyoruz. Aynı vatanın çocukları birbirini tüketiyor. Aynı dine inanan, aynı kültüre sahip olan insanlar ve aileler, birbirine kinleşiyor, birbirinden uzaklaşıyor. “Yine şu kadar şehit var, şu kadar terörist etkisiz hale getirildi, Çukurca’da baskın, Gaziantep’te patlama, Hakkari’de hain tuzak, Şırnak’ta bombalı saldırı, Diyarbakır’da pusuya düşürüldük” gibi haberler otuz senedir gazetelerimizde manşet. Nice ciğerler yandı, nice ocaklar söndü, dağlara o zor kandığımız paralarımızı saçtık, oluk oluk gözyaşı döktük. Yetti gayri.

Bayrağımıza sarılmış şehitlerimiz gelince musallaya koşuyoruz, meydanları dolduruyoruz, tekbirler getiriyoruz, sloganlar atıyoruz, “hainlere, maşalara ölüm” diye bağırıyoruz. Ama değişen olmuyor, hayırsız çocuklar saldırmaya, askerimiz ölmeye ve öldürmeye devam ediyor. Ne devlet, ne millet, ne aydınlar, ne siyasiler çözüm üretiyor, daha doğrusu üretemiyor. Hâlâ siyasi hesaplar yapılıyor, hâlâ terör üzerinden oy devşiriliyor, terör üzerinden hükümet vuruluyor, iktidara gelme hesabı yapılıyor.

Beyler, ölen de öldürülen de bizim çocuklarımız. Ölen şehidin ağlayanı varsa öldürülen teröristin de ağlayanı var. Ana- baba olmak kolay değil. Terörist de olsa kimse çocuğunun öldürülmesine razı olmaz. Dağda yok etmekten ziyade bu çocukları dağdan indirmenin yollarını da arayalım. Bu çocukları ailelerine kavuşturalım. Öldürdükçe kartopu gibi artıyor, azıyor terör.

Beyler, büyük devlet olmak kolay değil. Ölmek ve öldürmekle büyük devlet olunamaz. Olsaydı zalim Esed olurdu. İnsan haklarını, demokratik hakları, fıtri hakları sonuna kadar veren, af yolunu tercih eden, halkının tamamını kucaklayan, dosta güven, düşmanına korku verendir büyük devlet. Sömüren, asimile eden, ezen, yok eden devletler büyük olmuştur ama çabuk çömüştür. Zulüm payidar olmaz” demiş atalar.

Düzenli ordu dağdaki çapulcuyla baş edemez. Dağdaki çapulcuyu, eşkıyayı sadece askere havale edemeyiz. Sosyal -kültürel açılımlarla, şefkatli yaklaşımlarla o çapulcuların babalarını- annelerini de görmeliyiz, yeni çıkacakları önlemeliyiz.

Evet, sokağımızda, mahallemizde hayırsız çocuklar var, her gün kapımızı taşlıyorlar, camımızı kırıyorlar, eşyamızı çalıyor, çocuğumuzu dövüyorlar, terör estiriyorlar, gece uyutmuyorlar, gündüz rahat vermiyorlar. Bu hayırsız evlatları bir türlü ikna edemiyoruz, haklarından gelemiyoruz. Bazen birini tutup kulağını çekiyoruz ama ertesi gün taş atmaya devam ediyor, dışarıdan kışkırtanların dediğini yapıyor. Tek çare, ailelerini görmek, bunları çağırıp iş ve aş sahibi yapmak. Neden ve niçin böyle yaptıklarını sormak ve sorunlarına çözüm üretmek. Bizim bugüne kadar yaptığımız, bu çocuklara şiddetle yaklaştık, silahlısına da silahsızına da silah sıktık, etkisiz hale getirdik. Ertesi gün öldürdüğümüz çocuğun kardeşi sokağa çıktı, camlarımızı indirmeye devam etti. Üstelik aileler ağladı. Gencecik fidanları kaybettik.

Soruyoruz, ne zamana kadar kınalı kuzularımız ölmeye devam edecek? Askerlerimize güle güle git, sağ salim ailene dön diyebileceğiz. Ne zaman Hakkâri’nin, Şırnak’ın, Diyarbakır’ın dağlarında elimizi kolumuzu sallayarak koyun- kuzu otlatabileceğiz, silah sesleri duymayacağız? Ne zaman siyasiler korumasız olarak Diyarbakır ve Hakkâri caddelerinde halkının arasında selam vererek dolaşabilecek, halkın kahvehanesinde çay içebilecek? Ne zaman Kürt ve Türk çocuğu kola kola iki kardeş olarak bu devleti büyütmeye, zenginleştirmeye, güçlendirmeye çalışacak? Asırlarca yaşadığımız kardeşliğimizi bozanları ne zaman göreceğiz? Bizi biz yapan değerleri, ortak paydaları ne zaman keşfedeceğiz?

Çok şükür, bunca ölüye rağmen Anadolu içlerinde kardeşçe yaşamaya devam ediyoruz. Terör örgütü sempatizanı yüzde üçleri aşamadı. Hâlâ birlikte yaşama isteğimiz galip. Kürdün Türk’ten başka dostu olmadığının bilincinde insanlar.

Siyasiler oy hesabı yaptıklarından dolayı çözüm üretemiyorlar. Anayasamıza “Türk de, Kürt de bu devletin eşit haklara sahip vatandaşlarıdır; herkes anadilini okuma, öğrenme, kullanma hakkına sahiptir” diyemedik.

Evet, PKK’nın çekirdek kadrosu, maşa kısmı kolay dağılmaz. Çünkü dış güçler var arksında. Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, etrafında sevilmesini istemeyen koca bir dünya var. Gaileli, netameli, sorunlu ve kıymetli bir coğrafyada yaşıyoruz. Düşmanlarımız hep olacak. Dün ASALA idi, bugün PKK. Yarın başka bir isim altında devletimizin altını oyanlar, başımızı ağrıtanlar hep bulunacak..

Beyler, terörle, trafik kazalarıyla, bitiyoruz, tükeniyoruz. Gencecik fidanlarımızı bir hiç uğruna yok ediyoruz, kurban veriyoruz. Bir genç kolay yetişmez. Ölmeden ve öldürmeden kazanmanın yolunu arayalım. İnsanlıktan nasipsiz güruha insanlık dersi verelim, doğu bölgelerimizde büyük bir eğitim seferberliği başlatalım. Devleti sevdirici, milleti kaynaştırıcı politikaları hayata geçirelim. Bizim örneğimiz Saddamlar ve Esatlar olamaz. Tarihimizdeki Ömerleri, Fatihleri örnek almalıyız.

Yanlış anlaşılmasın, elinde silah ve bomba olana gülle yaklaşamayız. Güvenlikçi tedbirler, silahlı önlemler devam etmeli, korkudan anlayanı korkutmalı, kangren olmuş azayı kesip atmalı, ama sağlam kalmış bünyenin de hastalanmasını önlemek için yeni tedbirler almalı, yasalar çıkarmalı, demokratik bir anayasa yazmalı, büyük devlete yakışan politikalar üretmeli.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te