Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Ramazan Fitre Ayı
Pazartesi, 30 Temmuz 2012 - (03:12)
Recep Öğütçü

Fitre veya sadakay-ı fıtır dediğimiz mali ibadet, Ramazan ayına has bir sadakadır, bir ibadettir. Ramazan bayramı sabahından önce doğan her çocuk için ebeyni fitre vermek durumundadır. Fakir olmayan her müslümanın fitre vermesi vaciptir. Fitre vermek için akil ve büluğ çağında olmak şart değildir. Nisap miktarı malı olan ve dinen zengin sayılan her müslüman ebeveyn, hem kendisi hem de evindeki mükellef olmayan çocukları için fıtre vermelidir. Yani fitre zekât gibi farz olmasa da, farza yakın vacip hükmünde olan mali bir ibadettir. Fitre, bir nevi sağlığımızın, bedenimizin zekâtıdır, şükrüdür. Zekât, malımızın şükrü olurken, fitre de sıhhatimizin şükrüdür. İnsan olarak yaratılmanın ve müslüman olarak yaşamanın şükrüdür fıtır sadakası.

Fitre, müslümanlar arasında azık karıştırmaktır. Zekat verecek malı olmayan, artıcı bir parası veya ticaret malı bulunmayan, seksen bir gram altına sahip olup bir kameri yıl üzerinden geçmeyen insanlar zekat vermez ancak fitre verebilir. Fitre vermek için nisap miktarı malımızın veya paramızın üzerinden bir kameri yıl geçmesi ve malımızın artıcı olması gerekmez. Günümüzde birçok müslüman zekat verecek şartları taşımadığı halde fitre verecek şartları taşımaktadır. Hepimizin evinde kullanmadığımız eşyaların değeri seksen bir gram altın miktarına ulaşmaktadır. Fitre alan birçok müslüman isterse fitre de verebilir. Fitre, cömertliğimizi, sahavetimizi ölçen turnusoldur. Onun için Peygamberimiz (sav), fitre miktarını ve cinsini farklı gıda maddeleri üzerinden, farklı miktarlarda belirlemiştir. Üzümden, hurmadan, arpadan bir sa’( yaklaşık üç kilogram) verilirken, buğdaydan ve undan yarım sa’ (bir buçuk kilogram) verilmektedir. Dolayısıyla bu maddelerin günümüzdeki fiyatlarını düşündüğümüzde, fitreler bir buçuk lira verilebildiği gibi, elli lira olarak da verilebilir. Bu yıl müftülüklerimiz iki övün yemek üzerinden hesap ederek fitre miktarını sekiz buçuk lira olarak belirlemişlerdir. Daha doğru olan da iki övün yemek olarak düşünmektir.

Evet, uygun olan fitre miktarı iki övün yemek parasıdır. İnsan, iki övünde on lirayla da doyabilir, elli lira da yiyebilir. Müslüman, vereceği fitre miktarını mali durumuna göre ayarayablir, çiftçi ise ürettiği gıda maddesinden (hububattan) verebilir. Fitre miktarı hesap edilirken fakirin lehine düşünülmeli, verilen miktar fakirin işine yaramalıdır.

Adı üzerinde fitre de bir sadakadır. Efendimizin ifadesiyle, insanın üç yüz altmış azası vardır. Her azası için her gün sadaka vermesi gerekir. Hadis-işeriflerde ve atasözlerimizde ifade edildiği gibi, az sadaka birçok belayı savar, sadaka ömrü uzatır ve bereketlendirir, kazaları -belaları savar, hastalıklara şifa, cehennem ateşine kalkan ve siper olur. İnancımızdan kaynaklanan geleneklerimizde bir kaza atlatınca, bir yolcu yolundan sağ-salim dönünce, bir gurbetçi evine -çocuklarına kavuşunca şükür için sadaka verilir.

Büyüklerimizin bazı yanlış adetlerini belirtmek istiyorum. Fitre verirken bazı yaşlı vatandaşlarımız fakirin eline tespih koyup alırlar. Her fitre için fakirin avucuna “aldın kabul ettin” diye tespih koyarlar. Bu yanlış ve onur kırıcı bir gelenek. Fitre verenin niyeti yeterlidir. Fakire bunu söylemek şart değildir.

Fitre önce yakınlarımıza verilir. Fitreye muhtaç kapı komşumuz, yakın akrabamız varsa öncelikle onlara verilmeli. Usul ve furuumuza yani kendi neslimiz olan çocuklarımıza, torunlarımıza, ana- babamıza ve daha yukarıdaki atalarımıza fitre ve zekat verilmez. Kardeşlerimize ve yeğenlerimize verilebilir. Fakir damadımıza da verilebileceğini söyleyen hocalarımız vardır.

Tek fitre verilirken bölünmemelidir. Bir fitre bir kişiye temlik olarak verilir. Cami ve Kur’an kursu inşaatları için fitre verilmez. Evimizde birkaç fitremiz varsa farklı adreslere verebiliriz. Fitrelerimiz bayram namazından önce verilmelidir.

Günümüzde o kadar çok fite verilecek kesim var ki; bir tarafta depremzedeler, bir tarafta savaş mağdurları, bir tarafta öğrenci kursları ve yurtları, bir tarafta etrafımızda açlık çeken ülkeler. Vicdanımıza göre tercihimizi yapmalı, gerekirse fitrelerimizi farklı adreslere göndermeliyiz.

Fitre veya fıtır sadakası, tuttuğumuz oruçları tamamlayan bir ibadettir. Teşbihte hata olmaz, fitre oruçlarımızı Rabbimize ulaştıran posta puludur.

Zekat borçlusu değilsek bari fitrelerimizde cömert olalım. Birçok yardıma muhtaç insan Ramazan ayını iple çekmekte, fitrelere bel bağlamaktadır. Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Veren el olmak ne büyük nimettir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te