Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Uyuşturucu Tacirleri Okulların Önünde
Cuma, 06 Nisan 2012 - (00:33)
Recep Öğütçü

Kütüphane haftasında kitap okumanın güzelliklerinden bahsetmek isterdim. Bardağın dolu tarafını görüp gençliğimizin başarılarından örnekler sunmak isterdim. Ama bugün, kütüphane haftasında kitap okumamaktan kaynaklanan, kitap okumaya engel olan bir yaramıza dikkat çekeceğim: Uyuşturucu salgını.

Birçok çırak ve kalfa tanırım, ustasından aldığı cep harçlığını ota veriyor. Medyaya yansıdı; Emniyet güçlerimiz, son yılların en büyük uyuşturucu operasyonlarına imza attı, ton ile ifade edilen uyuşturucu maddesine el koydu, ilgilileri yakaladı. Ama bu operasyonlar sinek öldürmektir, bundan önemli olan bataklığı kurutmaktır, uyuşturucu tacirlerinin pazarını yok etmektir.

Geçen hafta sonu Konya merkez Selçuklu ilçesinde bir dostun evinde misafirdim. Konu okullardan, gençlerden açıldı. Okullardaki ahlaki yozlaşmadan, gençliğin yanlışlarından bahsederken evin hanımının anlattıkları kanımı dondurdu.

Hanım kardeşimiz, “Hocam, dedi, lise öğrencisi kız çocuğum okula giderken başına bir şey gelmesin diye zaman zaman kendisine eşlik ediyorum. Her okula vardıkça okulun çevresinde, avlu duvarının hemen dibinden balli ve tiner çeken çocuklar görüyorum. Birkaç tane küçük yaşta çocuk, duvar dibine oturup birbirlerine bir şeyler koklatıyorlar, hatta okula girip çıkan çocukların önünü kesiyorlar. Uyarmak istiyorum, ama bana da saldırırlar diye korkuyorum”.

Evet, hanım kardeşimiz, bizimde şahit olduğumuz bir gerçeği ifade ediyordu. Çocuklarımız yolda -sokakta kimlerle karşılaşıyorlar? Okul çevrelerinde kimlerin tuzağına düşüyorlar? Hiç olmazsa okul çevresinde Emniyetimizden iki polis görevlendirilemez mi? Bu zehir tacirlerine niçin önlem alınmıyor? Her okulun önünde bir kaç polisimiz nöbet tutarsa, devriye gezerse, hem kendini hem başka çocukları zehirleyen çocuklar o çevreden uzaklaşırlar kanaatindeyim.

Babalar-anneler çocuklarını okula diye gönderiyorlar. Artık o çocuklar devlete emanet. Yolda sakakta, özellikle okul önlerinde her türlü güvenlik tedbiri alınmalıdır. Bir tek çocuğun ota veya uyuşturucuya alışması, bir ömür boyu milletin veya ailesinin başına bela olması demektir. Lütfen, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım. Çocuklarımızı okutacağız derken kokutmayalım.

Bir çocuk uyuşturucuya niçin merak eder?

Uyuşturucu alışkanlığının temelinde ailevi nedenler yatar.

Hiçbir çocuk, uyuşturucu illetine genetiksel olarak sahip olmaz. Kötü alışkanlıkları çocuk okul- aile- çevre üçgeninde kazanır. Çocuğun beden ve ruh açısından sağlıklı veya sağlıksız yetişmesinde aile ortamının önemi büyüktür. Aile ortamındaki olumsuzluklar direk olarak çocuğun ahlakına, davranışına ve karakterine yansır. Okul ve çevre, aile ortamında edinilen bazı yanlışları izale edebilir. Çevrede gördüğü güzel örnekler, okuldan aldığı telkinler, çocuğun yanlışlarını bertaraf edebilir.

Bazı kere çevre, aileyi bastırır, çocuğun yetişmesinde daha etkili olur. Evinde sigara içilmeyen bir çocuk, arkadaş çevresinde bu alışkanlığı edinebilir. Onun için anne- babanın gözü çocuğun üzerinde olmalı, arkadaş çevresini izlemeli, çocuğun yanlış bir çevresi varsa gerekirse o çevreden onu koparmak için göç yapmalıdır.

Aile ortamı önemli dedik. Aile kopuktur, dağınıktır, çocuğun yanında ya annesi, ya babası yoktur, çocuğun bir yanı eksiktir. Bu şekildeki çocukların bir kısmı sorumsuzdur, başıboştur; kendisini koruyan- kollayan, gözeten, takip eden güçlü bir varlıktan mahrumdur, her türlü suç ortamına girebilir, sonunu hesap edemez.

Bazı babalar ayyaştır, sorumsuzdur, duygusuzdur. Çocuk bu babayı taklit edebilir, babanın da çocuğuna diyeceği bir şey yoktur. İşte devlet bu çocukların yanında olmalıdır.

Bazı evlerde sürekli kavga –gürültü vardır. Çocuk o kavganın içinde büyümektedir. Kavgayı kanıksamıştır, normal olarak algılamaktadır.

Evet, dayak yiyerek büyüyen veya büyütülen bir çocuk, şiddeti kanıksadığından, o da çevresine, yakınlarına, arkadaşlarına, ileride eşine şiddet uygulamaktan kaçınmayacaktır. Şiddet onun için ekmek su gibi ihtiyaç olmuştur. Atalar güzel söylemiş: “Çok kıskanma (cimri olma) çocuğun hırsız olur. Çok söyleme (şiddet uygulama), çocuğun arsız olur.”

İstatistikler gösteriyor ki, uyuşturucu alışkanlığı edinen çocukların büyük çoğunluğu, aile ortamının kötülüğünden etkilenmişlerdir. Kimi zaman sertlik, kimi zaman başıboşluk, kimi zaman sahipsizlik, kimi zaman da şiddet, çocuğun evden kaçmasına ve kötü çevrelerle tanışmasına sebep olur.

Burada devlete de, aileye de, öğretmenlere de görevler düşmektedir. Öğretmenlerimiz sık sık ders aralarında bu yanlışlardan söz etsinler. Emniyetimiz okul yanlarında nöbet tutsun, sokak çocuklarını çocuk şubelerinde eğitsinler, kazansınlar. Aileler, küçük meseleleri büyütüp çocuklara kötü örnek olmasınlar, sokalar boşanan eşlerin çaresiz çocuklarıyla dolup taşmasın.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te