Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Terör Üzerine Bir Fikir Jimnastiği
Çarşamba, 28 Mart 2012 - (11:10)
Recep Öğütçü

Bölücü terör olayları başımızı ağrıtmaya devam ediyor. Can yakıyor, kan döküyor, büyük ölçüde maddi tahribat yapıyor, halklar arasında duygusal kopuş giderek derinleşiyor. Terör olaylarında masum insanların evinin önünde duran binlerce lira değerindeki arabaları yakılıyor, dükkânlar yağmalanıyor, belediye mallarına milyarlarca lira hasar veriliyor. Hasılı büyük şehirlerde can ve mal güveliği kayboluyor. CMK ve AB’ye uyum yasaları gereği olarak polis güç kullanmaktan çekiniyor. Linç edilen polis silahını ateşleyemiyor.

Evet, ceza yasalarımız ve polisin yetkileri yeniden gözden geçirilmelidir. Devletin birinci görevi halkın can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bunun için yasalar caydırıcı olmalı, polisin ve güvenlik güçlerinin morali yüksek tutulmalıdır.

Devamlı söylüyoruz, terörle mücadele ile teröristle mücadele farklı alanlardır. Terör bataklıktır, terörist ise bataklıkta üreyen sinektir. Sineğin yok olması bataklığın kurumasına bağlıdır.

Örnek olarak, Çumra ilçemiz, bundan on beş yıl önce sinekten yaşanamaz bir bölge idi. Akşam olunca balkonlarda sivrisinekten oturamazdık. Belediye devamlı sokak ve caddeleri ilaçlamak zorundaydı. Son yıllarda sular çekildi, bataklık kurudu, sinek de kayboldu.

Teröristle mücadele elbette çiçek uzatarak olmaz. Silahla saldıran, ancak silahla bertaraf edilir, halkın güvenliği güvenlik tedbirleriyle sağlanır. Teröristin anladığı dil silahtır, korkusu silahtır. Dolayısıyla devletin otoriter gücü, terörist karşısında zaafiyete düşmemelidir. Devlet güvenlik tedbirleri almada zafiyet gösterdiği an, terörist şımaracak, devleti alt ettiğini düşünecektir.

Teröristle mücadelenin iki metodu vardır: Bunlar, “imha metodu” ve “ikna metodu”. “İkna”dan sonuç alınmazsa “imha metodu” devreye girer. Bu ülkede yıllarca imha metodu benimsendi ve uygulandı. Bir sonuç alınamadı, öldürmekle sinek bitmedi, aksine çoğaldı. Son yıllarda ikna metodu da devreye girdi, insani yaklaşımlar öne çıktı. Ama geç kalındı, atı alan Üsküdar’ı geçti. Bugün terörist daha büyük bir destekçiye kavuştu, tabanı genişledi.

Teröristle mücadelede yıllarca “tavşana kaç tazıya tut” diyenler de oldu. Güvenlik güçlerinin içine sızan kötü niyetli çevreler, terörün devamından nemalanan güçler, teröriste istihbarat hizmeti verdi, imha edilmelerini önledi. Milyonlarca bomba ve kurşun boş dağlara atıldı, içeriden verilen haberlerle teröristler kaçtı, ininde vurulamadı. Bugün anlayış ve zihniyet değişti gibi görünüyor, daha kararlı ve isabetli operasyonlar yapılıyor, etkisiz hale getirilen terörist sayısında artışlar görülüyor. Bu arada her terörist vuruldukça Doğu ve Güneydoğu insanı devletten biraz daha uzaklaşıyor, duygusal kopuş yaşanıyor.

Artık teröristle mücadele devam ederken devlet, terörle mücadele konusunda da yoğunlaşmalı ve fikir üretmelidir. Terörle mücadelede bataklığı kurutmak esastır. Sinek öldürmek hiçbir zaman bataklığın sineğini azaltmaz. Sinek üreten ortamı ıslah etmek gerekir. Terörle mücadele konusunu üç başlık altında toplayabiliriz:

1-Halkın ve gençliğin eğitimi.

2-Ekonomik tedbirlerin alınması ve işsizliğe çözüm bulunması.

3-Demratik açılımlara devam edilmesi.

Evet, gençlik manevi ve kültürel eğitime tabi tutulmalı. Bu eğitim çerçevesinde İslam’ın kardeşlik ruhu işlenmelidir. Irkçı fikirleri, kin ve intikam hislerini besleyen eğitim müfredatı gözden geçirilmeli, kucaklayıcı bir eğitim modeli geliştirilmelidir. Karşılıklı önyargılar giderilmeli, kalplere sevgi ve hoşgörü hakim kılınmalıdır. Demokrasi kültürü aşılanmalı, gençlik farklı görüşlere tahammül edebilmelidir.

Teröre kaymaların bir sebebi de, ekonomik zorluklardır, bölgeler arasındaki farklı hayat standardıdır, işsizliktir, çaresizliktir, devletten ümit kesmektir, devlete güvensizliktir. “Denize düşen yılana sarılır” sözünde ifade edildiği gibi, işsiz ve çaresiz kalan bir gencin ilk başvuracağı yöntem isyandır, terör estirmektir, devletten öç almaktır. Terör örgütü bu tür ümitsiz gençler için vardır. İşin- aşın bulunduğu, devletin güven verdiği bir ortamda terör yeşeremez, terör örgütü avcılık yapamaz, asker bulamaz..

Demokratik açılım da, terörle mücadelenin en önemli ayağıdır. Kimliğini, kişiliğini, anadilini ve kültürel değerlerini açıktan yaşayamayan, öğrenemeyen ve yasaklarla karşılaşan insanlar, her zaman teröre adaydır, böyle bir ortam terör için en mümbit arazidir. Demokratik açılım çerçevesinde öncelikle kimlikler anayasal güvence altına alınmalı ve devlet tarafından tanınmalıdır, demokratik devlet kimliklere karşı nötr kalmalıdır.. Kimse kimliğinden dolayı aşağılanmamalı, dışlanmamalıdır. Anadiller mutlaka öğretilmeli ve eğitim müfredatında olmalıdır. Din ve diğer kültürel değerlerin öğrenilmesinin ve yaşanmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Yerel yönetimler güçlendirilmeli, yönetimde adem-i merkeziyetçilik benimsenmelidir. Eğitim, sağlık ve trafik gibi hizmetler yerel yönetimleri uhdesine verilmelidir.

Hülasa devlet, dayatan değil, halkın isteklerine cevap veren bir tüzel varlık olduğunu bilmelidir.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   3 Aralık Dünya Engelliler Günü
   İmam Hatip Okullarının Misyonu
   İmam Hatip Konusu
   Aile Konusu
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te