Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
İTTİHAT-TERAKKİ, MASONLUK VE ERGENEKON
Cuma, 27 Ocak 2012 - (00:30)
Recep Öğütçü

Öğrencilik yıllarımızda masonluk ve siyonizm üzerine kitaplar okurduk. 1839 Tanzimat yıllarından beri ülkemiz yöneticilerinin içine masonların sızdığı, üst düzey yöneticilerin çoğunun mason olduğu yazıyordu okuduğumuz kaynaklarda. Sadece bizim ülkemiz de değil, bütün dünya ülkelerini ağırlıkta masonlar yönetiyordu. Yani üst düzey yönetime gelmek için mason derneklerine kayıtlı olmak ve mason yemini etmek gerekiyordu. Bu yöneticilerin bir kısmı sağcı, bir kısmı solcu görünüyordu ama aynı gayeye hizmet ediyorlardı. Mason teşkilatları ve mason locaları farklı isimler altında her ülkede vardı. Üyelerini de üniversitelerden, ümit vaat eden zeki öğrencilerden, bürokratlardan ve siyasetçilerden seçiyorlardı.

Görünüşte dünya vatandaşlığını, dünya barışını savunuyorlardı, özelde ise Yahudi iktidarına ve Yahudi sömürüsüne hizmet ediyorlardı. Yahudi menfaatini gözeten insanların dünyaya hâkim olmasını hedef alıyorlardı. İlk başarıları, Osmanlıyı parçalamak ve yıkmak, ikinci başarıları da Filistin’de bir İsrail devleti kurmak olmuştur. Bizim ülkemizde İttihat ve Terakki Partisinin kurucuları da ağırlıklı olarak masonlardı. Osmanlıya bu teşkilat vasıtasıyla hükmettiler. Abdülhamid’i onlar devirmişti, birinci dünya savaşına ülkeyi onlar sokmuştu ve ülkenin parçalamasına sebep olmuşlardı. İşte bugün deşifre olan Ergenekon terör örgütü de İttihat ve Terakkinin bir uzantısıdır ve mason zihniyetli insanların kurduğu bir örgüttür.

Evet, masonluk bugün çok konuşulmaz oldu. İttihat ve Terakki, Ergenekon adı altında bugün devam ediyor. Sadece ismi değişmiştir. O zihniyet bugün kendisine ulusalcı diyor ve Ergenekoncular da onların içinden çıkıyor. Ergenekoncuların amaçlarıyla masonların ve ittihatçıların amaçları arasında bir fark yok. İkisi de laikçi, dini toplum hayatından söküp atmaya çalışıyor. İkisi de irtica paranoyasına yakalanmış, dini camilere hapsetmek istiyor. İkisi de milletin değerlerine yabancı. İkisi de milletin iktidarından korkuyor. İttihat-Terakki, zamanında legal faaliyet göstermiş, bir parti olarak ortaya çıkmış. Ergenekoncular da, devlet içine gizlenip iktidarları yönlendirmeye, yönetmeye ve vesayet altında tutmaya çalışıyorlar. Yönetemediği iktidarı da bir darbe ile alaşağı etme vazifesini üstlenmişler. Hülasa İttihat-Terakki de, Ergenekon da, halka rağmen halkın sırtında boza pişiren, hukuk dışı gizli faaliyetleri olan, fail-i meçhullerle anılan iki örgüt.

Otuz seneden beri PKK terörünü bitirememişsek, üstelik halkta taban bulmuşsa, bunun altında Ergenekoncuların sabote etmeleri, savsaklamaları, “tavşana kaç tazıya tut” demeleri, kötü niyetleri ve gizli gayretleri vardır. Jandarma Komutanımız Merhum Eşref Bitlis Paşa’nın bir uçak kazasına kurban gitmesi, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir helikopter kazasında şehit olması, Uğur Mumcu ve Bahriye Üçok gibi daha birçok sağ ve sol gazetecilerin öldürülmesi, gayrimüslim cinayetleri hep Ergenekon terör örgütüne uzanır. Emareler bunu göstermektedir. Çok insan örgüte hizmet ettiğinin bile farkında değildir.

ERGENEKON ÖRGÜTÜ VAR, HENÜZ ÇÖKERTİLEMEMİŞTİR

Bir kesim hâlâ Ergenekon diye bir terör örgütü yok diye direniyor, Ergenekoncuları sahiplenmeye devam ediyor. Aynı kesim, bugün Hrant Dink cinayetinin arkasında bir örgütün olduğunu söylüyor, onun için yollara dökülüyor. İnsan sormadan edemiyor; ne bu perhiz, ne bu lahana turşusu. Belgeler, bilgiler, tanıklar, sanıklar, telefon görüşmeleri, mahkemedeki ifadeler bize gösteriyor ki, Hrant Dink cinayetinin arkasında gizli güçler, yani terör örgütü var, bu örgüt de Ergenekon’un ta kendisi.

Hrant Dink’i aylar önce tehdit eden üniformalı şahıslar(generaller), bugün Ergenekon üyeliğinden veya yöneticiliğinden dolayı içeride. Günler- aylar önce Hrant Dink bunu çevresine anlatmış, tehditler aldığını, bir güvercin tedirginliği yaşadığını ve korktuğunu söylemiştir. Yine günler önce Trabzon ve İstanbul Emniyetine ihbarlar ve uyarılar gelmiş, önlem alınması istenmiş. Ama ne Trabzon Emniyeti, ne Trabzon Jadarması, ne İstanbul Emniyeti harekete geçmemiş, umuruna almamış, üstelik Erhan Tuncel’in ifadesine göre, cinayeti işleyecek Yasin Hayal’e ve Ogün Samast’a yardım ve yatakçılık eden üniformalılar olmuştur.

Şuna inanıyoruz ki, Hak batıla galip gelecektir. Mazlumların kanı yerde kalmayacak, zalimler cezasını bulacaktır. Devlete sonunda hukuk hakim olacaktır.

Demek ki, bunca tutuklamalara, bunca yargılamalara rağmen devlet içindeki Ergenekon uzantıları temizlenememiştir. Devlet içinde kime hizmet ettiği belli olmayan bir kara zihniyet devam ediyor. AK Parti’nin on yıllık iktidarı, bu zihniyeti söküp almaya yetmemiştir. Belki bir on yıllık iktidara daha gerek vardır. Kanunlar, tüzükler hatta anayasa maddeleri değişse de, kökleşmiş bir zihniyet küllerin altında devam ediyor. Asker içinde, Yargıda ve Emniyet içinde zaman zaman dişini gösteren bu zihniyet, ancak eğitimde radikal adımların atılmasıyla değişebilir. Asker, polis ve yargıç okullarında müfredat gözden geçirilmeli; demokrat, değerlerine bağlı, inançlı ve ötekileştirmeyen bir nesil yetiştirilmelidir.

AK Parti Hükümeti, yargının arkasında daha güçlü durmalıdır. Kolluk hizmetlerini daha etkin vermelidir. Davaya bakan hakim ve savcıların ömür boyu can ve mal güvenliğini sağlayan tedbirler almalıdır. Hakimlerin ve savcıların tehdit altında kalmaması için önlem almalı, davalar sonuçlanmadan hakimleri baskı altına alan ifadelerden ve beyanlardan uzak durmalıdır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te