Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Pazartesi, 10 Ağustos 2020 - (00:17)
Mehmet Ali Tekin

Batı, kadını daha dün diyebileceğimiz bir zaman dilimine kadar 'insan' yerine koymuyor, 'mal' muamelesine tabi tutuyordu.

Hoş kadına insan muamelesi yapmaya başladıktan sonra da, 'mal' gibi görmekten vazgeçmedi. Ürünlerini satmak için 'kadının vücudunu' bir reklam metaı olarak, kullanmıyor mu?

Kadın, evinin hanımı olmasını 'kocasının kölesi' olarak tesmiye eden batılı; kadını özgürleştiriyorum diye, iş hayatına atarak; onlarca belki de yüzlerce erkeğin 'hizmetçisi' batılıların deyimiyle 'kölesi' yapmış olmuyor mu?

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ve günümüzde; kendilerini sistemin sahibi olarak gören bir güruh vardır. Bunlar Anadolu insanını, toplumumuzu batı tipi bir hayat tarzına alıştırmak için gayret sarfetmişlerdir ve etmektedirler.

"Devrimin temellerini her gün derinleştirmek, desteklemek gerekir. Birbirimizi aldatmayalım, uygar dünya çok ilerdedir. Buna yetişmek, o uygarlık alanına girmek zorundayız. Bütün boş ve temelsiz sözleri ortadan kaldırmak gerekir. Şapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler anlamsızdır. Şapka da giyeceğiz, batının her türlü uygar eserlerini de alacağız. Uygar olmayan insanlar, uygar olanların ayakları altında kalmakla karşı karşıyadır."

Medya ve devletin bir çok kademesinde bunların sözü geçtiği için, Anadolu insanını 'çağdaş uygarlık düzeyi' diyerek; binlerce yıllık örf, adet, gelenek ve göreneklerimizden oluşan kültürümüzden koparıp; batılı bir hayat tarzını toplumumuza giydirmek istiyorlar.

Bunu yapmak için ellerine geçen her fırsatı, batılılaşma yolunda ilerlemek için değerlendiriyorlar.

Geçtiğimiz günlerde bir Pınar Gültekin isminde bir kadın Muğla'da öldürüldü.

Öncelikli olarak bir kaç ayet-i kerime meali verelim:

"Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. ... ..." Maide Suresi-3

“Ey insanlar, sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstün olanınız takvaca üstün olanınızdır.” (Hucurat -13)

“Allah’ın ayetlerinden biri de, size kendi nefislerinizden (kendilerinizden veya cinsinizden) kendileriyle sükun bulacağınız (kendilerine cezbedileceğiniz) eşler yaratması ve aranıza sevgiyi ve şefkati yerleştirmesidir. Şüphesiz bunda düşünen insanlar için dersler vardır.” (Rum - 21)

“İster erkek, ister kadın olsun, çalışanlardan hiç kimsenin çabasını (amele âmilin) boşa çıkarmam.” Al-i İmran -195

İslam'ın temel kaynağı Kur'an'ın bu ayetlerine bakıldığında kadın ve erkek insan olarak (insani özellikler bakımından) aynıdır, eşittir.

Birbirlerine 'hak' olarak, bir önceliği yoktur.

Pınar Gültekin cinayeti üzerinden belli kesimler, yine İslam'a saldırdılar.

'Kadının huzur içinde yaşamadığı tek coğrafya İslam coğrafyasıdır...'

'İslam, cani bir dindir. Diğer dinler kendine çeki düzen verdi. Tabii mücadele ede ede yola getirdiler!'

Pınar Gültekin, kendisini öldüren kişinin evli olduğunu bile bile bir süre birlikte yaşamışlar. Evli bir erkekle, bekar bir kadının birlikte olması ne demek?

'Çağdaş uygarlık düzeyi' dedikleri ve istedikleri tam da bu. Toplumumuzu getirmek istedikleri tam da böyle bir hayat tarzı...

İstanbul sözleşmesinin 3. Maddesinin b fıkrasında zikredilen cümle şöyle:

“Aynı evi paylaşsa da paylaşmasa da, eski veya şimdiki eşler veya partnerler arasında meydan gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemi anlamına gelir.”

'Partnerler' diye normalleştirmek istedikleri hayat tarzı, tam da bu işte.

Ne demek 'Partner'?

Aslı İngilizce olan kelimenin anlamı:

'Hayat arkadaşı, eş, ortak'

Dünyaca ünlü Hint Şairi Kamala Das (1999'da Müslüman olduktan sonra Kamala Süreyya), The Time of İndia gazetesine verdiği beyanatta şunları diyor:

"Batı kültürünün kadına tanıdığı özgürlük, beni cezbetmiyor. Kadını koruyan, emniyette tutan sadece İslam'dır. Fazla özgürlükten bıktım artık.

Ben özgürlük istemiyorum. Bıktım özgürlükten. Bütün samimiyetimle söylüyorum, özgürlük benim için bir yük hâline geldi. Hayatımı düzenleyecek kurallar olsun istiyorum.

Özgür olmayı değil, korunmayı arzu ediyorum ben. 24 yıl boyunca tesettürü tekrar tekrar denedim. Müslüman olmadığım hâlde, Müslümanlar gibi giyinip; marketlere, konserlere, sinemalara gittim, seyahatlere çıktım. Gördüm ki mesture bir hanım, her yerde saygı görüyor. Kimse dokunmuyor sana, laf atmaya bile cür'et edemiyor.

Tesettür içinde tamamen emniyettesin. İslam'ın ilkeleri, kadına k^fi derecede özgürlük alanı bırakıyor."

Kokuşmuş batı tipi hayat tarzını, alıp başlarına çalsınlar...

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Ankara Kriterlerine dönme zamanı
   Körüklü Hoca
   İki Güzellikten Biri Şehid Sedat Yenigün
   Küreselcilere Karşı Safları Sıklaştıralım
   Elhamdülillah
   Kafkasların Yiğit Evladı: Şamil Basayev
   Dinmeyen Sızı Sivas Mağdurları
   Bizi Amerika'ya muhtaç ettiniz! Yuf olsun size!
   Kafkasya Direnişi ve Abdülhalim Sadullayev
   Biz Hazırsak Ayasofya Açılır

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te