Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
İki Güzellikten Biri Şehid Sedat Yenigün
Cuma, 07 Ağustos 2020 - (00:29)
Mehmet Ali Tekin

Sedat Yenigün'ün cenaze namazından sonra, Ali Rıza Demircan Hoca'nın yaptığı konuşma:

Aziz Mü’minler!

Biz bu vakitte buraya İslâm’a Medine devri şartlarını hazırlamanın sevdasını çeken, ızdırabını duyan ve mücadelesini veren, Peygamber diliyle müjdelenmiş, İslâm'ın gariblerinden bir garibin, cenâze merasimi için toplanmış bulunuyoruz.

Evet müftülerin, vaizlerin ve İmam-Hatiblerin kısm-ı azamının, İslâm’ın garibliğini hissetmediği bir devrede; imanı, ihlası, inceliği ve cihadı ile yücelmiş, şehâdetle şereflenmiş bir garibin; bir aziz şehidin, cenaze namazı için toplanmış bulunuyoruz.

Şu anda, meleklerle iç içe olduğumuzda şüphe yoktur.

Kalblerimiz mahzun, gözlerimiz yaslıdır. Fakat Allah'ın kaderine râzıyız. Böyle emrolunmuşuz. Zira güzel Mevlâmız ettiğini güzel eylediğini, güzeli alıcı gönül kulaklarına şöyle açıklıyor:

"(Musibete dûçar olan mümin) De ki: Allah bizim için ne yazmış (takdir etmiş) ise, bize ancak o ulaşır. Bizim sahibimiz O'dur. Mü'minler Allah'a güvensinler. De ki; (Gazilik ve şehidlik olmak üzere) bize İKİ GÜZELLİK'ten birini gözetlemiyor musunuz? (Bunlardan başka ne olabilir ki, biz bunların ikisini de arzularız.) Ama biz Allah'ın size ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir azab ulaştırmasını gözetliyoruz. Haydi gözetin, Biz de sizinle beraber gözetenleriz." (Tevbe Suresi. Ayet: 51.)

İki Güzellikten Biri...

Gerçekten Allah’a ve âhiret hayatına iman eden biz mü’minler için şehâdet, iki ebedî güzellikten biridir.

Âh, bu gerçeği ruhlarımızın derinliklerinde hissedebilseydik, ne olurdu! Şehadet öyle bir çift yönlü güzelliktir ki, onu bir tarafı şehide dönük, diğer tarafı da şehidin cemiyetine yöneliktir

a) Şehâdetin şehide dönük tarafı imrendiricidir. Zira şek ilâhi rahmete ermek ebedî cennetlere vâris olmak için, çile korku, yoksulluk ve meşakket engellerini şehadetle aşmış, kulluk imtihanını ak alınla vermiş bahtiyardır.

"Yoksa siz, sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden Cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve meşakketler dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber (leri) ve onunla birlikte imân edenler -Allah’ın yardımı ne zaman- diye feryad ediyordu, iyi bilin ki, Allah'ın yardımı (kendisine iltica edenlere) yakındır. " (Bakara Suresi, Ayet: 214

Şehid, cennete gireceklerini sananlardan değil, bizzat girenlerden olduğuna ve dostlarının da kendi yolunu takib etmelerini arzuladığına göre elbette ki o, kulluk imtihanını vermiş gıbta edilmeye lâyık, mahbub ve mükarreb kişilerdendir.

Rabbimiz Âl-i İmran Sûresi’nin 168 ve 169. âyetlerinde bu hakikati açıklamıyor mu?

"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar Rableri katında diridirler. Allah’ın kendilerine verdiği (şehidlik mertebesi) ile hepsi de sevinçli olarak (Cennet nimetleriyle) rızıklanırlar. Arkalarından henüz kendilerine katılamayan (şehid din kardeşleri) hakkında da: -Onlara hiç bir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir- diye müjde vermek isterler."

b) İki büyük ve ebedî güzellikten biri olan şehadetin, şehidin cemiyetine yönelik tarafı da sürür vericidir.

Zira şehâdet bir diriliş hamlesi, ilâhî nizamı tebliğde kat’edilen merhalenin belgesidir. Can vererek sunulan mesajı, artık hangi küfür ve zulüm otoritesi cemiyetin gündeminden düşürebilir?

Şehâdet olduran, birleştiren, kaynaştıran, yönlendiren tebliğdir.

Mü’minler!

İftirakı ile garibliğimizi artıran bu İslâm garibinin hâtırasını kalbimize gömerek, hüznümüzü kader potasında eritmeye çalışırken, ona kıyan mütecâvizleri unutacak değiliz.

Ancak bizim hasm-ı bi emanımız, aralarından Hz. Ömer’lerin, Vahşilerin ve Halid b Velid’lerin çıkması muhtemel kadrolar değildir

Hayat nizamımızı mahkûm ve bizleri makhur etmek isteyen, yetiştirdiği zâlimleri üzerimize salan, anti-İslâm düzendir.

Mücadelemiz, küfrün ve zulmün kaynağını kurutmak için olacaktır.

Benim imânı ve ihlasına yakînen şâhid olduğum şehidimizi, nasıl bilirisiniz?

Kabir suallerinden muaf ve bütün günahlardan ma'fu kılan şehâdetin düşüremediği kul haklarınızı helâl eder misiniz?..

SEDAT YENİGÜN

1950’de Erzincan’da doğdu. Ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Ortaokulu Karagümrük'te Ahmet Rasim Ortaokulu'nda, Vefa Lisesi’nde okudu. Vefa Lisesi yıllarında MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) ile tanıştı ve Merkez Orta Öğrenim Komitesi'nde, kültür faaliyetlerine katıldı. 21 Eylül 1969 Eylül tarihinde şehid edilen Mustafa Bilgi'den sonra, Orta Öğretim Komitesi Müdürü oldu.

1974 Yılında Vefa Lisesi'ni bitirdi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'ne girdi ve 1974 yılında, mezun oldu. Üniversite yıllarında, MTTB'de Basın Yayın Müdürlüğü yaptı. Daha sonra da MTTB Genel Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Bu yıllarda açıkoturum, konferans ve seminerler organize etti. MTTB Bülteni ve Milli Gençlik dergisinin yeniden yayına başlamasında, emeği geçti.

Üniversiteyi bitirdikten bir yıl sonra 1975 yılında, Darüşşafaka Lisesi'nde öğretmenliğe başladı.Daha sonra Zeytinburnu İhsan Mermerci Lisesi'ne Edebiyat öğretmeni tayin edildi.

Öğrenciliği ve öğretmenliği döneminde Mehmet Mengüç Yenigün müstear adıyla, MTTB'nin yayın organları Milli Gençlik ve Çatı Dergisi'nde; Milli Gazete, Hareket, Düşünce, Sur, Sebil, Tevhid, Hicret'te yazdı.

1978 Yılında kurulan İlim ve Kültür Ocağı (İKO) kurucuları arasında yer aldı ve derneğin fikri yönlendiricisi İslami Hareket Dergisi'nin kuruluşunda görev aldı, yazılar yazdı. Şehid olmadan önceki son yazısı "Gel Ey Zulüm, Zulmün Ta Kendisi" oldu.

5 Temmuz 1980 tarihinde, ikamet ettiği Fatih Hıka-i Şerif muhitinde berberde tıraş olurken, iki kişinin kurşunlarıyla şehid oldu. Zeytinburnu Kabristanına defnolundu.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
   Ankara Kriterlerine dönme zamanı
   Körüklü Hoca
   Küreselcilere Karşı Safları Sıklaştıralım
   Elhamdülillah
   Kafkasların Yiğit Evladı: Şamil Basayev
   Dinmeyen Sızı Sivas Mağdurları
   Bizi Amerika'ya muhtaç ettiniz! Yuf olsun size!
   Kafkasya Direnişi ve Abdülhalim Sadullayev
   Biz Hazırsak Ayasofya Açılır

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te