Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Salı, 21 Temmuz 2020 - (17:32)
Recep Öğütçü

Son yıllarda AK Parti hükümetleri, yıllardan beri el atılmayan birçok soruna el attı, kanayan birçok yaraya merhem olmaya çalıştı.

Bugün bu kanayan yaralardan birisi de, kıdem tazminatı. Muhalefete gelince hep oy hesabıyla hareket etti, olumlu birçok icraata bile destek olmadı. Halbuki, kıdem tazminatı gibi kanayan bir yaraya, öncelikle muhalefet el atmalıydı ve ön alması gerekirdi.

Evet, Türkiye'de maalesef işçilerimizin yüzde seksenden fazlası, kıdem tazminatından mahrum; çeşitli sebeplerle tazminat alamıyor, bu hak işverenin ceplerinde kalıyor. İşçi, kıdem tazminatım kalacak korkusuyla, ücretini beğenmediği hâlde, işinden ayrılamıyor. İşveren, toplu ve yüklü tazminat vermemek için işçisini işten ayıramıyor. Hasılı işçinin de işverenin de, eli - kolu bağlı.

Kıdem tazminatı her işçiye verilebilse, bakın ne olacak:

İşveren, kalifiye işçisini tutmak için daha çok ücret vermek zorunda kalacak. İşçi, istediğinde daha çok ücret verene gidebilecek. Dolayısıyla el emeği - alın teri kıymetlenecek, işçi daha saygın hale gelecek. İşveren, beğenmediği veya verim alamadığı bir işçiyi, her zaman gönderebilecek, toplu kıdem tazminatı ödeme korkusu çekmeyecek. Yani toplu tazminat ödememek için işverenin eli- kolu bağlı kalmayacak, kovulan işçi de fondan peşin tazminatını alabilecek. Kıdem tazminatının en azından bir kısmını (%25) peşin alan işçi, işsiz kaldığı günlerde rahat yaşayabilecek, biriken borçlarını kapatabilecek. İşçi, tazminatını toplu olarak peşin alamasa bile, emekliliğinde toplu çekebilecek veya emekli maaşıyla birlikte, ek maaş olarak alabilecek. Öğrendiğimiz kadarıyla yeni düzenlemeye göre, "ev alması, hastalık durumunda veya evlilik yapması hâllerinde, işçinin peşin olarak tazminat alma imkânı da var. Böylece işçi acil ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Evet, Türkiye'de maalesef işverenimizin bir kısmı acımasız. Aylarca, yıllarca emeğini sömürdüğü işçisini, türlü sebeplerle tazminatsız kapıya koyabiliyor. İşçinin zam istemesi bile suç oluyor ve kapıyı gösteriyor. Ücret azlığından dolayı işini bırakan bir işçi, bugünkü şartlarda bir kuruş tazminat alamıyor. İşçi sınıfının yüzde seksenden fazlası, tazminattan mahrum kalıyor. Nihayet hükümet böyle bir konuya el attı, adaletli bir sistem getirmek için adım attı. Ancak işçi sendikaları da, işveren de mızıkçılık ediyor, ortak bir noktada birleşemiyor.

Sendikalar, işçi haklarının geriye gideceğinden, işçilerin peşin tazminattan mahrum kalacağından dem vuruyor, bu yüzden yeni tazminat düzenlemesinden kaçınıyor.

İşveren de, işçisini elde tutamayacağı, yeni yükler getireceği korkusuyla yeni bir düzenleme istemiyor. Burada iktidar da, muhalefet de oy kaygısını bir tarafa bırakmalı, işçilerin haklarını öne almalı, tazminat düzenlemesini bir an önce çıkarmalıdır.

Milyonlarca işçi, bunu beklemekte. Nice işçi biliyorum, daha fazla ücretli iş bulduğu hâlde tazminat hakkını kaybedeceği için, mevcut işini bırakıp gidemiyor. Nice işveren biliyorum, işçisinden verim almadığı hâlde, yüklü tazminat vermemek için işi bıraktıramıyor, baskılarla işçinin kendisinin gitmesini bekliyor, daha doğrusu mobbing yapıyor.

İşçinin de işverenin de huzur içinde çalışma hayatını sürdürebilmesi için, adil bir tazminat kanunu çıkarılmalı; bir fon oluşturularak tazminat garanti altına alınmalı, işveren de bir anda büyük meblağlar ödemek zorunda kalmamalı.

Birilerinin düşündüğü gibi hükümet, bu düzenlemeyi bir kaynak oluşturma gayesiyle yapmıyor, işçinin tamamının tazminat alabilmesini istiyor. En azından biz böyle düşünüyoruz.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te