Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Biz Hazırsak Ayasofya Açılır
Perşembe, 09 Temmuz 2020 - (20:32)
Mehmet Ali Tekin

Zincirler Kırılsın, Ayasofya Açılsın!

İlkokul 4 sınıftan (1967) beri, bu sloganı duyarım. 1980 öncesi katıldığım mitinglerin ve yürüyüşlerin hemen hemen hepsinde; bu sloganı onlarca, belki yüzlerce defa atardık. MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) olarak, bir kaç kere içeri girip korsan olarak, namaz kılmışlığımız vardır. O dönemi bilmeyenler için 'korsan' tabiri, acaip gelebilir. O zaman, izinsiz olarak yapılan yürüyüş ve siyasi gösterilere 'korsan' derdik.

Ayasofya ile ilgili bazı tarihi, siyasi bilgileri hatırlayalım.

Öncelikli olarak günlük hayatta Bizans dediğimiz devletin adı, Doğu Roma İmparatorluğu'dur. Osmanlı İmparatorluğu dediğimiz devletimizin adı ise Devlet-i Âli Osmani'dir. İstanbul'un fethedilmeden önceki adı Kostantinopolis'tir. Bu gün Yunanlılar ve batılıların çoğu İstanbul yerine, bunu kullanırlar.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in hadislerinde de Kostantiniye diye geçer. "Kostantiniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordu."

Ebu Eyyüb El Ensari, Hz. Ömer devrinde Suriye, Mısır, Filistin seferlerine katıldı. Bu hadiste zikredilen kimselerden olabilmek için de, İstanbul'a gelen orduya kimi rivayetlere göre, 90 yaşın üzerindeyken katıldı. İstanbul kuşatması esnasında, hastalanıp vefat ettiği ve bu günkü kabrinin bulunduğu mıntıkaya defnedildiği, rivayet edilir.

Gelelim Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettiği 1453 yılına...

Tarihçiler şunda ittifak etmektedirler: "O dönemdeki dünya hukuk sistemine göre; bir ülkenin kralına ait olanlar kralına geçer, askerine ait olanlar askerine geçer, dinine ait olanlar dinine geçer. Bu, eski Roma hukukudur. Bu hukuk yapısı içinde Ayasofya, doğrudan doğruya bizzat imparatorun kendisine ait olan bir kiliseydi. Ayasofya, Doğu Roma'da Krala aittir ve Ayasofya Fatih Sultan Mehmet‘e geçmiştir."

"Bizans kralına ait olan Ayasofya, Osmanlı padişahına geçmiştir. XI. Constantine ait olan Ayasofya doğrudan Fatih‘e geçmiş onun şahsi malı olmuştur. Neden şahsi malı olmuştur. Osmanlı Padişahına geçmesi, sivil hukuka göre yapılmış bir şeydir. Fakat Fatih Sultan Mehmet de bunu şeriata uygun bir şeklide, bedelini şahsi servetinden ödeyerek, vakıf haline getirmiştir."

Ayasofya'nın müze hâline getirilmesi

Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin tanınması, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan anlaşmasıyla oluşmuştur. Kimilerine göre, Lozan anlaşmasının gizli maddeleri vardır ve bu maddelerden birisinin de, Ayasofya'nın cami olmaktan çıkarılmasıdır.

1934 yılında Bakanlar kurulu kararıyla, Sultan Fatih'in Cami olarak vakfettiği Ayasofya Camisi, müze hâline getirildikten sonra; minarelerden ezan okunması ve aynı zamanda Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesinde 417 yıllık, günün 24 saati Kur'an tilaveti geleneği kaldırılarak, Kur’an okunması yasaklamışlardır. 13 Temmuz 1980 tarihinde, Sayın Süleyman Demirel’in Başbakanlığı döneminde, bu gelenek tekrar ihdas edilerek, günün 24 saati hafızlar Kur'an okumaya başlamışlardır.

Kimler cesaret edemedi, ya da neden cesaret edemediler?

Ayasofya Müzesi'nin tekrar camiye çevrilmesi isteği, özellikle 1950 yılında çok partili sisteme geçilmesinden sonra, defalarca gündeme gelmiştir. Mevzu defalarca meclis gündemine gelmiş, fakat bir türlü karar çıkarılamamıştır. Hatta bir seferinde oylama bile yapılmış, fakat yeterli oyu alamadığı için Ayasofya cami olarak açılamamıştır. Kısaca ayrıntısı şöyle: DYP - SH Koalisyon hükümeti iktidarda. Isparta Milletvekili Ertekin Durutürk 13Aralık 1988 tarihinde Ayasofya'nın Cami olarak açılması için meclise bir önerge verir, işlem yapılmaz. 13 Nisan 1994 tarihinde Anavatan Partisi ve Refah Partisi yetkilileri ile görüşmelerden sonra önerge meclis gündemine gelir ve oylama yapılır. Önergenin kabulü yönünde 150 oy çıkar ve kabul edilmez.

Buraya dikkatinizi çekiyorum. Önergenin kabulü için 159 oy alması gerekiyordu. Yani 9 oy daha alsa, Ayasofya Cami olarak açılabilecekti. Böylesine hassas bir oylamada, meclis oturumuna katılmayanlar kimler dersiniz?

Başbakan Tansu Çiller, RP Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş, BPP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu.

Çiller'i bir kenara bırakalım; Erbakan, Türkeş ve Yazıcığoğlu Ayasofya'nın açılmasını istemezler mi? Elbette isterler. Peki oylamaya neden katılmadılar?

Sizlerin de aynı şeyi düşündüğünüzü sanıyorum: Henüz sırası değil...

Ayasofya'nın açılmasıyla ilgili gazeteci Kurtuluş Tayiz'in bir cümlesi durumu özetliyor aslında. Ülke TV'de Sıradışı Tarih programında şöyle söyledi:

'Biz hazırsak, dünya da hazır olacaktır.'

Ayasofya içir can alıcı nokta burası bana göre.

Biz hazır mıyız?

Ayasofya gündemimize yeniden girmişken, siz bunu Kudüs olarak da algılayın.

Ayasofya Türkiye'nin, Kudüs Müslümanların bağımsızlık sembolüdür.

Samimi olarak söylüyorum.

Ayasofya açılsın diyenlerin yarıdan fazlasının, Ayasofya açıldığında; karşımıza çıkacak bedellere, katlanacaklarına inanmıyorum.

Neden mi?

Ayasofya açıldı diye, Batılı ülkeler tarafından Türkiye'mize Ambargo konulduğunda; aylarca veya yıllarca, sıkıntıya katlanmaya hazır mısınız?

Ben hazırım...

Siz de hazır mısınız?

Hazırsanız, elbette ki açılır...

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
   Ankara Kriterlerine dönme zamanı
   Körüklü Hoca
   İki Güzellikten Biri Şehid Sedat Yenigün
   Küreselcilere Karşı Safları Sıklaştıralım
   Elhamdülillah
   Kafkasların Yiğit Evladı: Şamil Basayev
   Dinmeyen Sızı Sivas Mağdurları
   Bizi Amerika'ya muhtaç ettiniz! Yuf olsun size!
   Kafkasya Direnişi ve Abdülhalim Sadullayev

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te