Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Ali Şükrü Bey'in Şehadeti
Perşembe, 16 Nisan 2020 - (19:02)
Mehmet Ali Tekin

27 Mart Ali Şükrü Bey'in şehadet yıldönümüydü. Kısa süren ömrünü dinine ve milletine adayan bir münevver, bir mücadele abidesiydi.

Ali Şükrü Bey 1884 yılında Trabzon Şarlı'da (Beşekdüzü) dünyaya geldi. İlköğretimini memleketinde gördü. Daha sonra İstanbul'a gitti ve Mekteb-i Fünûn-ı Bahriyye-i Şâhâne’ye girdi. Akabinde harbiye sınıfına geçti ve 1904'te mezun oldu ve teğmen olarak orduya katıldı. Okuldaki başarısından dolayı kurmay yapılarak, Heybetnüma okul gemisinde güverte mühendisliği eğitimini aldı. 1905 yılında Kurmay Üst Teğmen olarak Mesudiye zırhlısında seyir subayı oldu. Daha sonra Bahriye Erkân-ı Harb Reisliği’nde görev aldı. Bazı gemilerde görev yaptıktan sonra, Deniz Müzesi'nde tayin edildi. Burada istifasını verdi, fakat Balkan Harbi çıktığı için kabul edilmedi. Balkan Harbi'nin bitiminden sonra, 1914 yılında istifası kabul edildi.

1909’da kurulan Donanma-yı Osmânî Muâvenet-i Milliyye Cemiyeti’nin kuruluş çalışmalarında yer aldı ve Yüzbaşı rütbesindeyken, Erkân-ı Harbiyye bahriye reisi Râsim Paşa ile birlikte, cemiyetin yönetim kuruluna girdi. Cemiyet çalışmaları esnasında Bahriye Nâzırı Cemal Paşa ve Dâhiliye Nâzırı Talat Bey ile birlikte çalışma imkânı buldu. Bu sırada, Donanma Mecmuası'nın yayınlanmasında önemli görevler üstlendi. İrşad ve yardım kampanyalarında görev aldı. 1911 Mayısında Reşid Paşa, Midhat Paşa ve Giresun gemilerini; İngiltere’den, 1914’te Çanakkale cephesinde kullanılan mayınları Almanya’dan ve 11 Haziran 1918’de Romanya’dan gemi teslim alarak donanmaya kazandırdı.

Teğmenliği sırasında1909 yılında, kendi adıyla bir matbaa kurdu ve Pusula Hatası ve Tashihi adlı eserini yayınladı. Akabinde İdman Mecmuası’nı, 1919 yılında da Gündoğdu Mecmuası'nı 9 sayı çıkararak sahipliğini ve mesul müdürlüğünü yaptı.

Bir ara İngiltere'de bulundu. O dönemde ingilizceden eğitim ve sosyoloji konularında tercümeler yaptı. Liverpool Times gazetesinde makaleler yazarak, Osmanlı aleyhindeki yazılara cevaplar verdi.

1918 yılında Esad Paşa'nın öncülük ettiği Milli Kongre faaliyetlerde yer aldı. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinden sonra, İstanbul'da düzenlenen meşhur Sultanahmet Mitingi'ne katkıda bulunmuştur.

Mücadelenin İstanbul'dan Anadolu'ya kayması gerektiği fikrindeki bazı arkadaşlarıyla birlikte Trabzon'a gitti. O sırada ikinci kongresini gerçekleştirerem silahlı mücadele kararı veren, Trabzon Muhâfaza-i Hukūk-ı Milliyye Cemiyeti’nin faaliyetlerine iştirak etti.

Son Osmanlı Meclis-i Meb‘ûsanı seçimlerinde Trabzon’dan milletvekili seçildi ve etkin azalarından birisi oldu. İşgal kuvvetleri, 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal ettiler. Meclis işgal kuvvetlerince kuşatıldı ve bazı milletvekilleri tutuklandı. Mebusan Meclisi, bu gelişmeler üzerine "mebusluk vazifesinin yapılması için uygun bir ortam oluşuncaya kadar" çalışmalarına ara verdi. Sultan Vahdeddin de 11 Nisan 1920'de son Osmanlı Mebusan Meclisi'ni tatil etti. Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal, 19 Martta bir genelge yayınlayarak, Osmanlı Mebusan Meclisi üyelerini Ankara'ya davet etti. Ali Şükrü Bey yakın arkadaşı Mehmet Akif (Ersoy) Bey ile meclisini açılışına katıldı.

1. Meclisin en aktif üyelerinden birisiydi. Milli Mücadele'nin en kritik zamanında Kayseri'de Ulucami'de 'Mukaddes Cihad' başlıklı bir konuşma yaptı. Bu konuşması Sebîlürreşâd dergisinde yayımlandı ve Anadolu'ya dağıldı.

Meclis'in açılmasından 5 gün sonra 28 Nisan 1920’de verdiği ilk kanun teklifi, 14 Eylül 1920 tarihinde Men‘-i Müskirat Kanunu adıyla kabul edilerek yasalaştı.

Meclisin açılışından, Teşkîlât-ı Esâsiyye Kanunu’nun (Anayasa) kabulü ve daha sonrasında, vekiller arasında gruplaşmalar meydana geldi. Mustafa Kemal'in başkanlığını yaptığı ve birinci grup diye anılan Müdâfaa-i Hukuk Grubu’na muhalif olan, Başkanlığını Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Ulaş Bey’in yaptığı grubun sözcülüğünü, Ali Şükrü Bey üstlendi.

Özellikle Başkumandanlık Kanunu’nun Mustafa Kemal'e verilen olağanüstü yetkilerin, meclis egemenliğine aykırı olduğu hususunda ve İstiklâl mahkemelerinin kurulması görüşmelerinde; bu mahkemelerin savaş suçlarına yönelik çalışmasını, bunun dışındaki konularda yargı faaliyetlerinde bulunmasının, siyaset kurumunun önünü keseceği endişelerini dile getirdi.

Lozan Konferansında Türk Heyetinin başkanlığını yapan İsmet İnönü, 26 Şubat 1923 tarihinde düzenlenen gizli celsede, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelişmeler hakkında bilgi verdi. Günlerce süren sert tartışmalar oldu. En ser tartışma ise 5 Mart günü yaşandı.

Ali Şükrü Bey, Musul meselesinin bir yıl sonraya ertelenmesinin, Mısır ve Girit gibi kaybedilmesi anlamına geleceğini, Ege adalarının Yunanistan’a bırakılması hâlinde, Anadolu’nun denizden savunulamaz duruma geleceğini vurguladıktan sonra; ülkenin kaderinin İsmet Paşa liderliğindeki Lozan Heyeti’ne emanet edilemeyeceğini belirtti ve konuşmasını, “Mehmetçiğin süngüsüyle kazanılan bu muazzam zafer, Lozan’da heba edilmiştir. Bu murahhasa heyetinin barış meseleleri üzerinde sözleri olamaz efendiler! Artık bunların vazifeleri bitmiştir.” sözleriyle tamamladı.

Ali Şükrü Bey, bu konuşmayı İstanbul'dan Ankara'ya taşıdığı kendisi tarafından yayınlanan Tan gazetesinde yayınladı. Yazının akabinde 27 Mart 1923 Salı akşamından sonra, Ali Şükrü Bey'den haber alınamaz oldu. Ali Şükrü Bey’in cesedine 29 Mart günü, Ayrancı’daki Papazınbağı mevkiinde, gömülmüş vaziyette ulaşıldı. 10 Nisan 1923 Salı günü, Trabzon’da İskenderpaşa Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra, Boztepe Kabristanına defnedildi.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Küresel Vahşiler Tepişiyor
   Irkçı Yaklaşım Hortluyor mu?
   Korona'dan Önce Korona'dan Sonra
   Siz Gerçekten Haddi Aştınız!
   Süt Tozu'nun KDV'si Çocuk Felci
   O Günler Unutulur mu?
   Plevne Kahramanı Gazi Osmanpaşa
   Geç Gelen Adalet En Büyük Haksızlıktır
   Virüsler Bitmez
   Abdullah Fevzi Efendi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Müslüman İtalyan Kızın Hatırlattıkları
Mehmet Ali Tekin
Küresel Vahşiler Tepişiyor
Recep Öğütçü
Teşekkürü Hak Edenler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te