Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Suskunluk İdeolojisi ve Yalnızlık Hissi Acı Veriyor
Pazartesi, 06 Nisan 2020 - (06:25)
Mehmet Ali Tekin

Kim hesapladı, kim yaptı henüz bilinmiyor

Bu günlerde herkes, ölümü konuşuyor.

Dünyada bir çok insan, ölüm korkusuyla yüzyüze yaşamayı, henüz farketti.

Zengin fakir ayrılığı yok, herkeste ölüm korkusu.

Böyle bir şeyin olaması, mümkün müydü?

Birileri bir iki sene evvel şu anda yaşadıklarımızı söylese, 'Yok artık! O kadar da olmaz' derdik.

Hapislik nasıl bir şeymiş, bir çok insan biraz olsun farketti.

Zengin fakir ayrımı olmaksızın, dünyada bir çok insan; kendi hapishanesine, gönüllü gönülsüz girmek zorunda kaldı.

Kemalist Laikçi savcı, hakimler ve 28 Şubat Post Modern Darbecilerin, Fetöcü hakimlerin hışmına uğrayarak; yıllardır suçsuz yere hapis yatanlardan, bazılarıyla mektuplaşmalarım devam etmekte. Bu mektuplardan birisini, mart ayı içerisinde aldım. Bazı satırlarını, sizlerle paylaşmak istedim:

"... .... Ne olur, yazdıklarım nedeniyle hüzünlenmeyin. Niyetim sizi kırmak, ya da üzmek değil! Dışardaki çarkın nasıl döndüğüne buradan aşina olamayınca insan, acının içinden sesleniyor. Çarkın nasıl döndüğünü sezenlerin kelâmını kabullenmek, zor geliyor! Acı veriyor. En çok da suskunluk ideolojisi ve yalnızlık acı veriyor. Fırlatılmış hissiyatı acı veriyor. Körler tarafından kuşatılmış olmak acı veriyor. Unutulmuşluk hissiyatının yaşatılması ve yükünü taşımak, zor geliyor! Sahicilerini tenzih ederek söylemek isterim, sahte kardeşlik türkülerini dahi duymaya hasret kulaklar, kaldı bize.

Bir 28 Şubat daha geçti. Gazetelerde (ulaşabildiklerim) yalakalık şaklabanlık dışında, yaranmak dışında bir şeye şahitlik edemedik ne yazık ki? Bizim iktidarımızda, kurdetli 28 Şubat generalleri aldıkları müebbet hapis cezalarıyla, evlerinde, kapılarındaki korumalarla, hemdostlarıyla yeni hesapların ardına düşmüşken; biz içerde 28 Şubat'ın nasıl da sonlandığı, hikâyelerini - gazellerini - dinliyoruz. Açılan sergiler - sanat etkinliklerini seyrediyoruz; zafer tadındaki gösterimlere şahitlik ediyoruz.

Bazen diyorum ki, hani şu Alman Filozofu Niçe vardı ya (Nietzsche yazılışı) 'Tanrı öldü' diyen, acaba Müslümanların da Tanrı'sı öldü mü?!

Adaleti olmayan, Hakkaniyeti olmayan, Merhameti olmayan bir Tanrı'ya inanmak, böyle bir tanrı tasavvurundan rahatsız olmamak; ancak, ölmüş olmakla açıklanabilir. Artık kimin öldüğüne, el birliği ile karar vermek lâzım.

Dedim ya Abi acının içinden konuşunca insan, dilin kemiği olmuyor. Bağışlansın varsa incitici kelâmım. İsrailoğulları gibi seçkinci - milliyetçi - ırkçı bir tanrı mı var; damarlarımızda gezen, şah damarımıza nufuz eden?

Neyse, bu bahiste acıların söylettiklerini, ya da düşündüklerimi ayrıca kaleme alacağım. Gündemime dönecek olursam, Kitap konusunda sana yük olduğumu düşünerek bir kaç kelam eylemiştim. Evi arayıp durumu anlatmışsın. Rahatlatıcı beyanın üzerine cesaret bulup, sana kitap siparişi vermek istiyorum. Öncelikle bilmen, kamuoyununu bilmesi gerekenler var. Cezaevlerine kitap alınmıyor!? Ancak istisnaları var. Anayasa Mahkemesi'nin aklı evvel hakimleri söylendiğine göre, bir karar vermişler. (Metne ulaşabilmiş değilim).

Bu karara göre ücreti mahkumun hesabından ödenmeyen hiç bir kitap ya da dergi mahkuma verilmeyecek! Sadece ödemeli koliler kabul edilecek. Bunun dışında dini bayramlar - resmi bayramlar, evlilik yıldönümü gibi özel günlerde, aileler hediye bağlamında, kitap getirebilecekler. Bunların dışında kitaba ulaşmak, sakıncalı - tehlikeli - suç.

Dünya dönüyor, demekte suçtu. Senin anlayacağın evimdeki, arkadaşımdaki, kütüphanemdeki bir kitabı okuyabilmek için o özel günleri beklemem gerek, ya da - ya da sı yok!

Bakanlık İl Halk ütüphaneleriyle protokol imzalamış - mahkûmlar kitaplardan faydalansın deyu! İnsanın hafsalası almıyor, şaka gibi. Bir taraftan yasak, bir taraftan CNC tezgâhı. Hayırlı olsun vatana - millete. Bu kadar kin ve nefret biriktirmek, muasır dönemin gereği olsa gerek.

... ....

Tekrar Allah'a emanet olasınız.

Hayy olan Allah'a Hamd olsun."

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Küresel Vahşiler Tepişiyor
   Irkçı Yaklaşım Hortluyor mu?
   Korona'dan Önce Korona'dan Sonra
   Siz Gerçekten Haddi Aştınız!
   Süt Tozu'nun KDV'si Çocuk Felci
   O Günler Unutulur mu?
   Plevne Kahramanı Gazi Osmanpaşa
   Geç Gelen Adalet En Büyük Haksızlıktır
   Virüsler Bitmez
   Ali Şükrü Bey'in Şehadeti
   Abdullah Fevzi Efendi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Müslüman İtalyan Kızın Hatırlattıkları
Mehmet Ali Tekin
Küresel Vahşiler Tepişiyor
Recep Öğütçü
Teşekkürü Hak Edenler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te