Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Bosna’dan İbret Alalım
Pazartesi, 09 Mart 2020 - (12:55)
Mehmet Ali Tekin

1 Mart Bosna Hersek’in bağımsızlık günü…

Dayton Barış anlaşması için Aliya ‘Ben Bosna’yı bu kadar kurtarabildim, gelecek nesiller daha fazlasını kurtarsın…’ diyerek, çaresizlikten imzalamak zorunda kaldığını belirtiyordu.

Aliya şöyle diyor: “Ben, Batı'nın müdahale etmediğini asla düşünmedim. Batı esasında –kendileri açısından –önemli müdahalelerde bulundu ve dünya bunu bilmek zorundadır. Batı, buraya geldi. Bizim elimizi kolumuzu bağladı ve çekip gitti. Batının müdahalesi askeri ambargo koymak oldu. Bosna-Hersek, Avrupa'nın kurbanı oldu.”

Öncelikle şunu belirtelim ki Bosna’da yaşananlar, Batı Medeniyeti için bir yüz karası, utanç abidesidir. Bize ‘insan hakları’ dersleri vermeye kalkan Avrupa Ülkeleri ve ABD; Sırplar, tarihin belki de en korkunç işkence ve tecavüzlerini Bosna’da yaparken, sessiz kalıp görmezden geldiler.

Bosna’da neler yaşandı?

1992 yılı başından Dayton’a gelişi, şöyle bir özetleyelim.

Bosna Hersek parlamentosu 1992 Ocak sonunda toplanarak, bağımsızlık ilânını referanduma sunma kararı aldı. 29 Şubat 1 Mart 1992 günlerinde yapılan referandumu, Bosna Sırpları boykot ettiler. Oylamaya, Müslümanlar ve Hırvatlar katıldı. Toplam Bosna Hersek nüfusunun % 63’ünün katıldığı referandum sonucunda, % 99 bağımsızlık kabulü yönünde oy çıktı.

Referandum oylamasının devam ettiği 1 Mart günü, Saraybosna’da ilk kurşunu sıkan Sırplar, bir bakıma iç savaşın fitilini ateşlemiş oldular. Bu ilk kurşunun sıkılmasıyla birlikte Saraybosna, hemen ikiye bölündü. Bir tarafta Müslümanlar ve Hırvatlar, diğer tarafta da Sırplar. Çatışmalar bir ay gibi kısa bir sürede de, tüm Bosna Hersek topraklarına yayıldı.

6 Nisan 1992 günü, ABD ve Avrupa Topluluğu (AT) ülkeleri, Bosna Hersek’i tanımayı kabul ettiler. Bundan bir gün sonra, Bosna Hersek Sırplar’ı da, Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti kurduklarını ve başkentin Banja Luka olduğunu açıkladılar. Bosnalı Sırpların bu kararından sonra, Bosna Hersek Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç, parlamentoyu feshederek, savaş hâli ilân ettiğini açıkladı.

Aliya birkaç ay önce başlattığı, Bosna Hersek ordusu oluşturma çalışmalarını, Mayıs 1992’de tamamlıyordu. Aliya’nın açıkladığı bilgilerde, 30 bin komando birliği ve 35 bin de milis gücü yer alıyordu. Buna karşılık Bosna’lı Sırplar’ın, 35.000 milis gücü ve % 80’in Bosnalı Sırplar ve % 20’sinin de Karadağ’lı Sırplar’dan oluşan, 100.000 kişilik Federal Ordusu vardı. Federal Ordu mensuplarına, Sırbistan-Karadağ’ın oluşturduğu Yeni Yugoslavya, bir çağrıda bulunarak; Bosna Hersek topraklarını terk etmelerini istedi. 6 Mayıs 1992 günü yapılan bu çağrı; sadece dış dünyaya verilen, güya tarafsız kalma mesajıydı. Federal Ordu, kâğıt üzerinde Bosna Hersek’i terk etmişti. Oysa gerçekte, sadece üzerlerindeki Federal Ordu giysilerini çıkarıp, yeni giysiler geçirdiler. Federal Ordu’nun elindeki tüm silahlar, böylece Bosna Sırplarının eline geçti. Banja Luka ve Bihaç’ta bulunan havaalanları Sırpların elindeydi. Bir süre sonra, Bihaç’ı Boşnaklar geri aldı. Federal ordu burayı terk ederken, 70 uçağı ve havaalanını tahrip etiler ve kullanılmaz hâle getirdiler. Banja Luka’da ise, 50’ye yakın uçak ve helikopter bulunuyordu. Uzun menzilli toplar ve havanlar yüzlerceydi. Bunlara ait mühimmat ve küçük silahlar, yıllarca yetecek miktardaydı. Üstelik Sırbistan, açıktan açığa, Bosna’lı Sırplar’a yardım ediyordu.

30 Mayıs 1992 günü BM. Güvenlik Konseyi, Yugoslavya’ya karşı ekonomik yaptırım kararı; 9 Ekim 1992 günü de Bosna üzerinde askeri uçuş yasağı kararı ve Eylül 1991’de aldığı Yugoslavya’nın tamamına uygulanan silah ambargosu kararını, Bosna Hersek’i de içine alarak genişletti.

BM.’in bu kararları ilk bakışta, savaşı durdurmaya ve bitirmeye yönelik gibi görünmektedir. Oysa bölge şartlarını bilenler bu kararın, tamamen Sırplar’ın lehine olduğunu söylüyorlardı. BM.’in Bosna’ya uyguladığı silah ambargosunun esas hedefi, Boşnaklar’dı. Boşnakların silahlanmasını önlemeye yönelikti.

Savaşın başladığı 1992 Nisan ayından kısa bir süre sonra, Bosna Hersek topraklarının % 70’ini, Sırplar ele geçirmişti. Zaman içerisinde Boşnaklar savaşmayı öğrendiler. Her türlü imkânsızlığa rağmen, hafif silahlarla donandılar. 1995 Ekim ayına gelindiğinde Boşnaklar, Sırplar’ın elinde bulunan birçok bölgeyi, geri almayı başarmış ve stratejik bölgelerde ilerlemelerini sürdürüyorlardı.

Bosna’lı Sırplar’ın âdeta kalbi sayılan Banja Luka, Müslüman Boşnaklar’ın eline geçmesine ramak kalmıştı. Banja Luka’nın kapısı sayılabilecek önem ve 15 km. yakınındaki Sanski Most, 5. Birlik komutanı Atıf Dudakoviç ve Kara Kuğular tarafından, ele geçirildi. Banja Luka, artık her an Boşnakların eline geçebilirdi. Bu gerçekleşirse, Bosnalı Sırplar kalplerinden vurulmak üzereydi.

Tam bu sırada, ABD’nin baskılarıyla, BM Bosna Hersek’te ateş kes ilân etti. BM açıkça, Boşnakların ilerleyişini durdurma kararı almıştı. Eğer ateş kes kararı alınmasa ve savaş 5-6 ay daha devam etse; Sırplar’ın Bosna Hersek’te işgal ettiği tüm topraklar, Boşnakların eline geçecekti.

BM.’in kararıyla, bunun önüne geçilmiş oldu. 5 Ekim 1995 günü, ateş kes anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre fiili ateş kes, 12 Ekim 1995 günü başlayacaktı. 1 Kasım 1995 günü, ABD’nin OHIO Eyaleti DAYTON şehrinde barış görüşmeleri başladı. 21 Kasım’a kadar devam eden görüşmeler neticesinde, % 51 Boşnak Hırvat Federasyonuna, % 49 Bosna Sırp Cumhuriyeti’ne olmak üzere, Bosna Hersek toprakları paylaştırılıyordu. 14 Aralık 1995 günü Fransa’nın başkenti Paris’te anlaşma imzalandı.

Böylece Bosna Hersek’te yaşanan Sırp zulmünün üzerine, bir perde çekilmiş oldu.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Küresel Vahşiler Tepişiyor
   Irkçı Yaklaşım Hortluyor mu?
   Korona'dan Önce Korona'dan Sonra
   Siz Gerçekten Haddi Aştınız!
   Süt Tozu'nun KDV'si Çocuk Felci
   O Günler Unutulur mu?
   Plevne Kahramanı Gazi Osmanpaşa
   Geç Gelen Adalet En Büyük Haksızlıktır
   Virüsler Bitmez
   Ali Şükrü Bey'in Şehadeti
   Abdullah Fevzi Efendi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Müslüman İtalyan Kızın Hatırlattıkları
Mehmet Ali Tekin
Küresel Vahşiler Tepişiyor
Recep Öğütçü
Teşekkürü Hak Edenler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te