Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Silahımız Yok Ama Allah’ımız Var…
Pazar, 08 Mart 2020 - (14:11)
Mehmet Ali Tekin

Yaşı otuz beşin altında olanlar, Çeçen Rus savaşını hatırlamazlar. Bu yazıyı, bir yerde o dönemi bilmeyenler için yazıyorum. Bana göre Çeçen Rus savaşı için söylenecek, öncelikli birkaç cümle vardır.

Çeçenler, destansı bir mücadele verdiler.

Çeçenler, Rusların silah ve sayı üstünlüğünü; cesaret ve kararlılıkla boşa çıkardılar.

Rusya, 145 milyonluk nüfusu vardı. Çeçenlerin 1 milyon.

Rusya Çeçenistan’da en az 100 bin asker bulunduruyordu. Bu saya zaman zaman 400 bin olmuştur.

Buna karşılık Çeçenlerin savaşçı sayısı, en çok olduğu dönemde, 25.000 civarındaydı. Ortalama 10-12 bin civarında, askeri bulunuyordu.

Çeçenlerin liderliğini Cehar Dudayev yapmaktaydı. Cehar Dudayev döneminde, Genel Kurmay Başkanı Aslan Mashadov’du. Saha komutanlarının en meşhuru Şamil Basayev, ardından Yalnız Kurt lakaplı Salman Raduyev gelmekteydi. 1994 ve 95 yıllarında, çevre ülkelerden ve dışarından gelen savaşçıların komutanlığını, Dr. İslam Halimov yapmaktaydı. Zelimhan Yandarbiyev Başbakanlık görevini uhde ediyordu. Şimdiki Rus yanlısı Çeçenistan Devlet başkanı Ramazan Kadirov’un babası Ahmet Kadirov, o dönem Dudayev’in Müftü yardımcılığı görevini yapıyordu. Osman İmayev, Ruslarla yapılan barış görüşmelerinde, Çeçenlerin temsilciliğini yapıyordu.

1995 Haziran ayında, Çeçenistan’ın Videno şehrinde, iki saate yakın görüştüğüm, Aslan Mashadov, bundan 15 yıl önce, şehid edilmişti. Şu sözü, kişiliğini ve mücadele azmini ortaya koymaktadır:

“Silahımız yok, paramız yok, cephanemiz yok, her şey yok.! Ama biliyoruz ki; Allah var, sorun yok!”

Aslan Mashadov

1944 ile 1957 yılları arasında doğan diğer Çeçenler gibi, ülkesi Çeçenistan’da doğmadı. Mashadov, bir sürgün çocuğu olarak, 1951 yılında Kazakistan’da dünyaya geldi. Ailesi 1944 yılında, bütün Çeçenler gibi, Çeçenistan’ın Doikur-Aul’undan (Doikur Köyü) Kazakistan’a sürgüne gönderildi. 1957 yılında ailesiyle sürgünden döndüğünde, altı yaşındaydı.

İlköğrenimini Çeçenistan’da tamamladıktan sonra, askeri okula yazıldı. Askeri öğrenimini Tiflis’te tamamlayarak, topçu teğmen olarak, orduya katıldı. Macaristan ve Litvanya gibi birçok yerde, füze ve topçu birliklerinde görev yaptı. Sovyetler Birliği dağıldığında, albay rütbesinde görev yapıyordu.

Çeçen Halk Kongresi başkanlığına seçilip, Çeçen komünist yönetimini deviren Dudayev, 27 Ekim 1991 yılında yapılan demokratik seçimler ile Çeçenistan Devlet Başkanı oldu. 1 Kasım 1991 yılında da Çeçenistan bağımsızlığını ilan etti. Rus ordusu, bu bağımsızlık kararını tanımayarak, Çeçenistan’a saldırdı. Aslan Mashadov, bu duruma seyirci kalmadı. 1992 yılında görevinden ayrılarak, ülkesinin yardımına koştu.

Çeçen–Rus savaşının başlangıcından kısa bir süre sonra, Dudayev tarafından Genelkurmay Başkanlığına atandı. Dudayev ile birlikte, Çeçen ordusuna kumanda etti. 21 Nisan 1996 tarihinde Dudayev’in şehit olmasından sonra, savaşın komutasını tamamıyla eline aldı.

Halkı için çoluğunu çocuğunu unutarak, kendisini ülkesine adadı. Yıllarca Çeçenistan'ı karış karış savundu.

1996 yılının 31 Ağustosu’nda, Rusya Devlet Başkanı Yeltsin'in Çeçenistan nezdindeki temsilcisi Aleksandr Lebed ile Hasavyurt anlaşmasına imza koyarak, Çeçen zaferini belgeleyen kimsedir.

1997 yılında, Zelimhan Yandarbiyev, Şamil Basayev gibi isimlerin de katıldığı, dünyaya örnek teşkil edecek demokratik bir seçimle,

27 Ocak 1997 tarihinde yapılan, Zelimhan Yandarbiyev, Şamil Basayev, Mevladi Udigov gibi önde gelen direnişçilerin katıldığı genel seçimlerde oyların % 63'ünü alarak, Çeçenistan Devlet Başkanı seçildi.

Çeçenistan'ı ayağa kaldırmak için büyük uğraş verdi. Zaferden sonra kendisini ziyaret eden heyetlere "Asıl şimdi Çeçenistan'a destek verin" diyordu.

8 Mart 2005 tarihinde Caharkala’ya 12 km mesafedeki Tolstoy-Yurt köyünde, Rus güçleri ile çıkan bir çatışma sonucu şehit oldu.

Allah rahmet eylesin.

Ruhu için El Fatiha…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Küresel Vahşiler Tepişiyor
   Irkçı Yaklaşım Hortluyor mu?
   Korona'dan Önce Korona'dan Sonra
   Siz Gerçekten Haddi Aştınız!
   Süt Tozu'nun KDV'si Çocuk Felci
   O Günler Unutulur mu?
   Plevne Kahramanı Gazi Osmanpaşa
   Geç Gelen Adalet En Büyük Haksızlıktır
   Virüsler Bitmez
   Ali Şükrü Bey'in Şehadeti
   Abdullah Fevzi Efendi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Müslüman İtalyan Kızın Hatırlattıkları
Mehmet Ali Tekin
Küresel Vahşiler Tepişiyor
Recep Öğütçü
Teşekkürü Hak Edenler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te