Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Neden Şubat ayı
Pazar, 09 Şubat 2020 - (00:56)
Mehmet Ali Tekin

Şubat ayı girdiğinde, İslami hassasiyeti olan kuruluşlar ve cemaatler, Türkiye genelinde şehidlerle ilgili anma programları yapar.

Neden başka bir ayda değil de, Şubat ayında?

Sorusu aklınıza gelebilir.

Hemen cevap vereyim. Metin Yüksel’in şehadeti Şubat, ayında olduğu için.

Fatih Akıncıları Başkanı Metin Yüksel 23 Şubat 1979 Cuma günü, Cuma namazından sonra namaz çıkışında, Fatih Camii’nin Karadeniz blok tarafındaki avluda, şehid edildi.

Şehid edildiğinin yıldönümünde, İstanbul’da bir program yapmak istedik. Türkiye’nin birçok şehrinde sıkıyönetim vardı.

O günlerde, topluma açık yerlerde yapacağınız toplantılar, anma programları için Sıkıyönetim Komutanlığından, izin almanız gerekiyordu. İzin alabilmeniz için de, 7 kişilik bir tertip komitesi oluşturup; yapacağınız programın muhtevası hakkında bilgi notu ve varsa dokümanlar ile birlikte, Emniyet Müdürlüğü vasıtasıyla Sıkıyonetim Komutanlığına başvuruyordunuz. Güya sözüm ona incelemelerden sonra, yapacağınız program için ‘Amme huzurunu ihlal edeceğinden dolayı, izin verilmemiştir.’ diyerek reddedilirdi.

1980 Askeri Darbesi, henüz gerçekleşmemiş.

Fatih Akıncıları olarak, Metin Yüksel’in şehadet yıldönümü için bir program yapamaya karar verdik. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, izin vermeyince; Sakarya’da Sıkıyönetim olmadığı için arkadaşlarımızla irtibata geçtik ve orada yapmaya karar verdik.

12 Eylül sonrasında, ilk şehidler gecesi 10 Şubat 1980 günü, Sakarya’da yaptık. Bu gecenin, kendine has bir hikâyesi de var. Aslında o hikâyeyi, Ömer Yorulmaz’dan dinlemek lâzım.

Ve 12 Eylül Meşum Darbesi…

İstanbul ve Anadolu’daki Akıncılar teşkilatında, ön plana çıkmış arkadaşlarımızın birçoğu, darbeciler tarafından tutuklanıp, işkencelerden geçirildikten sonra, cezaevlerine konuldular.

İlk günlerde yakalanmayıp, sırra kadem basanlar; 6-7 ay, bir sene kadar kaçak yaşayıp, darbecilerin tavırları biraz daha yumuşadıktan sonra teslim olan Akıncılar, işkence görmeden ve hatta birçoğuna dava bile açılmadan; 12 Eylül Darbecileri’nin hışmından, her hangi bir zarar görmeden kurtuldular.

Bu satırların sahibi de yaklaşık bir yıl kadar, arananlar listesinde yer aldı. O zamanlar, böyle bilgisayar ortamı yok. Çeşitli kontrol noktalarında polisler ve askerler, ellerinde yedi sekiz yüz sayfalık kocaman kocaman defterlerde isminizi aramaktan bıkıyorlar, bu yorgunluktan dolayı da dikkatli ve dakik kontrol edilmediği için, arama noktalarından geçmeniz mümkün olabiliyordu. Ya da arama yapan polisler veya askerlerle, şöyle bir hemşeri veya başka bir mevzuda bahis açarak ortalığı yumuşattığınızda, listeye hiç bakılmadan geçtiğiniz bile olurdu.

Böyle aranırken, Diyarbakır uçağını kaçırdıktan sonra yakalanan Tevhid Dergisi ekibi Yılmaz Yalçıner, Ömer Yorulmaz, Mekki Yassıkaya ve Hasan Güneşer’in Diyarbakır Askeri Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya; Milli Gazete’den aldığım Fahri basın kartıyla girip, mahkemeyi baştan sona izledim. Duruşma arasında da, askerleri tabiri caizse ‘kafalayarak’ tek tek hepsine sarılıp, hasret bile gidermiştim.

Şartlar böyle devam ederken, Şubat ayı geldiğinde Metin Yüksel’in şehid olduğu son hafta, Türkiye’nin çeşitli şehirlerindeki arkadaşlarımızla, bir şekilde irtibat kurar ve misal olarak Çarşamba akşamı, her şehirde bir arkadaşımızın evinde, Metin Yüksel ve diğer şehidlerimizi yad eden sohbetler düzenledik.

12 Eylül sonrasındaki ilk senelerde, böyle 10-12 şehirde sohbetler yaparak, şehidlerimizi andık. Daha sonra bu sayı, her sene gittikçe arttı.

Türkiye genelinde, 12 Eylül sonrasında ilk şehidler gecesini 19988 senesinde, İstanbul Şepzadebaşı Kulüp Sineması salonunda yaptık.

Birçok sinema salonu, şehidlerle ilgili program olduğundan; devletten çekindikleri ve korkularından dolayı, anlaşma yapmaktan kaçınmıştı.

Daha sonraki yıllarda, bu çekingenlik ve korku kalktı ve 1990 yılına geldiğimizde, sadece İstanbul’da 3-4 yerde, değişik cemaatler tarafından Şehidler gecesi yapıldı.

O gün bu gündür, Türkiye’nin onlarca şehrinde ve belki de yüzün üzerinde ilçede, Şehidler gecesi yapılır oldu Elhamdülillah.

Tüm şehidlerimizin ruhu için El Fatiha…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Bir Dostun Tabutuna Uzaktan El Sallamak
   Kirlettiler
   Hizmete Adanmış Bir Ömür
   Amerika Neden Karıştı?
   27 Mayıs’ın Hatırlattıkları
   Fetih Mitingleri ve Hasan Süren'in Şehadeti
   Korono Günlerinde Bayram Namazı
   Azim Hatadan Dönelim
   15 Mayıs Hava Şehidleri Günü
   Küresel Vahşiler Tepişiyor
   Irkçı Yaklaşım Hortluyor mu?

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Müslüman İtalyan Kızın Hatırlattıkları
Mehmet Ali Tekin
Bir Dostun Tabutuna Uzaktan El Sallamak
Recep Öğütçü
Teşekkürü Hak Edenler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te