Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Trollerin Tuzağına Düşmeyelim
Cuma, 31 Ocak 2020 - (21:56)
Mehmet Ali Tekin

Uzun zamandır, Türkiye Müslümanlarının birbirlerini Tekfir eden ayrışmalar hakkında, yazmayı düşünüyordum.

İran’ın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin, Büyük Şeytan ABD tarafından şehid edilmesinden sonra; Türkiye Müslümanları arasında, bu ayrışma bir daha gün yüzüne çıktı.

İSLAM ÂLEMİNİN EN ÇOK BİRLİĞE MUHTAÇ OLDUĞU DÖNEMLERDEN GEÇİYORUZ.

Ayrılıklara zemin oluşturan, SOSYAL MEDYA TROLLERİNİNİN TUZAĞINA DÜŞMEYELİM.

Kâfirleri sevindirmeyelim.

El İnsaf diyorum.

Birbirimiz hakkında insafsızca ithamlarda bulunma ahlakı, nereden bulaştı bize.

“Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” 4/149

Nerede Kâfirlere karşı izzetli, Mü’minlere karşı şefkatli olma vasfı:

“Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. …. …. …… …… ….” 48/29

“Ey İnananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O'nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkârcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.” 5/54

Maalesef kâfirlere karşı gösterdiğimiz tahammülü, Müslüman kardeşlerimizden esirgiyoruz.

Rusya’ya, Büyük Şeytan ABD’ye, Siyonist İsrail’e karşı bir şeyler yazıp çizerken, söylerken gösterdiğimiz tolerans, hassasiyet ve dikkati; Müslüman kardeşlerimizden esirgiyoruz.

Arkadaşlar, bizim acilen Ebu Eyyüb El Ensari ahlakına ihtiyacımız var.

Ebu Eyyüb El Ensari Ahlakı

Asıl adı Halid b. Zeyd olup, Ebu Eyyüb el Ensari lâkabıyla anılır. Peygamberimiz, Mekke’den Medine’ye (Yesrib) hicret ettiğinde, ilk aylarını bu sahabenin evinde geçirmiştir. Bedir, Uhud, Hudeybiye olmak üzere, önemli savaş ve olaylarda, peygamberimizin yanında bulunmuştur. Hatta savaşların birçoğunda, peygamberin sancağını taşıdığı için, ‘Sancaktar-ı Rasülüllah’ şerefine nail olmuştur.

Bu zat, Hz. Ali Efendimiz hilafete seçildikten sonra, devamlı olarak O’nun safında yer almıştır. İhtilaflı savaşların hepsinde ve Muaviye ile olan savaşta da; Hz. Ali Efendimizin yanında, savaşa katılmıştır.

Hz. Ali efendimizin vefatından sonra, Müslümanların Emiri Muaviye olmuştur. Bu devirde, ecnebilerle-kâfirlerle savaşlar yoğunlaşmıştı. Bunlardan birisi de, Hicrî 50 kimilerine göre de 52 (Miladi 670) yılında; Bizans (İstanbul) üzerine sevk edilen ordudur. Bu orduda, Ebu Eyyüb el Ensari’nin de, yer aldığını görmekteyiz. Ordu İstanbul’a yaklaştığı sırada, çok yaşlı olan Ebu Eyyüb el Ensari (90 yaşlarında olduğu rivayet edilir), hastalanır ve bir müddet sonra da vefat eder. Vasiyeti üzerine de (Ordunun ulaşabildiği en ileri noktada, defnedilmesini vasiyet etmiştir), surların yakınlarına defnedilir

Hz. Ali döneminde, Muaviye ile arasında çıkan Hilafet tartışmasında, Hz. Ali’nin yanında yer almıştır. Daha sonra da, aralarında çıkan savaşta Hz. Ali efendimizin yanında Muaviye’ye karşı savaşmıştır.

Kâfirlere karşı ise, Muaviye’nin yanında yer almış ve O’nun ordusunda, kâfirlere karşı savaşmıştır.

Bu örnek bir davranıştır. Vahdet açısından, iç meselelerde muhalif olduğumuz insanlara karşı; dış meselelerde birliktelik arz edebilme gayretinde olmalıyız, olabilmeliyiz. Bu anlayışı toplumumuzun tüm fertlerine kazandırmanın yollarını bulmalıyız.

Eyyüb el Ensari tavrını, toplumumuzun çoğunluğuna kazandırabilirsek; vahdet o derece güçlü tezahür edecektir. Bu anlayışı tüm partiler, gruplar, tarikatlar, cemaatler müntesiplerine kazandırma gayretinde olmalıdır.

Her grup, parti, cemaat, tarikat kendi sahalarında farklı çalışma usulleri geliştirebilir, farklı tavır sergileyebilirler.

Fakat genel meselelerde, ÜMMETİN, ÜLKEMİZİN ve MİLLETİMİZİN çıkarları söz konusu olduğunda; BİRLİK OLMALIYIZ.

Vesselam…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Küresellerin Corono Oyunları
   İstiklal Marşı Mahzun
   Korono terbiyesi
   28 Şubat Mağdurlarının Feryadı Dinmiyor
   Bosna’dan İbret Alalım
   Silahımız Yok Ama Allah’ımız Var…
   Erbilli Es’ad Efendi’nin Şehadeti
   Hacı Veyiszade Mustafa Efendi
   Bu Ülkeye Sizler Hizmet Vereceksiniz
   Şehidlere Borcumuzu Ödeyelim
   Yalancılık Bunların Değişmez Aslî Karakteri

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ufukta Umut Işığı Doğuyor
Mehmet Ali Tekin
Küresellerin Corono Oyunları
Recep Öğütçü
Sabır Şükür Kanaat
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te