Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Ramazan bize çeki düzen versin…
Pazar, 12 Mayıs 2019 - (02:06)
Mehmet Ali Tekin

İnsanoğlunun hayatında dönüm noktaları vardır. Bulunduğu hâlden, bambaşka bir hâle dönüşür. Çok basit bir şey meydana gelir ve hayatınızda önemli bir değişim başlar.

Ramazan iklimine girmiş bulunuyoruz.

Müslümanlar olarak, bu ayda oruç tutacağız inşallah.

Günün belli saatlerinde, yemeden içmeden vazgeçeceğiz.

Nefsimizin çektiği, istediği birçok şeyi yapmaktan imtina edeceğiz.

Rabbimizin bu ve benzeri ibadetlerimize ihtiyacı var mı, yok.

O halde kendi irademizle yatığımız bu ibadetlerin boşa çıkmasını ister miyiz? İstemeyiz değil mi?

Oruçlu iken öyle davranışlar sergileriz ki, tuttuğumuz orucun hiçbir kıymeti kalmıyor. Boşu boşuna, aç kalmış olabiliriz.

Her Müslüman düşünsün ve bir nefs muhasebesi yapsın.

Ramazan vesilesiyle, kendimize çeki düzen verelim.

Akşam trafiğinde aracımızla yol alırken, başkalarının yol hakkına tecavüz etmeyelim. Şayet ettiysek tabii olarak karşı tarafın tepkisiyle karşılaşacağız demektir. Oruçlu olduğumuzu hatırlayalım ve karşımızdakinden özür dileyelim.

Şöyle bir düşünelim.

Birisi size karşı hata yaptığında

Oruç kafama vurmuş kardeşim, bir de seninle uğraşmayayım…

Dediğimiz çok olur değil mi?

Evet…

Benim için mi oruç tutuyorsun?

Oruç tutman, bana töhmet koyma hakkını mı veriyor sana?

Aslında oruç, nefsinin isteklerinin önüne geçme ibadetidir.

Herhangi birisi sana karşı hata yaptığında, normal zamanda bile hatasını hoş görmen gerekirken; oruçlu iken belki on defa daha hoş görmen lâzım değil mi?

Ramazan bize çeki düzen versin…

Unuttuğumuz, kaybettiğimiz değerlerimize, tekrar kavuşmamıza vesile olsun.

Gelin, şöyle bir 20-30 sene öncelere gidelim. O dönemlerdeki, akraba, eş, dost, arkadaş ilişkilerimizi hatırlayalım. Yardımlaşmaları ve vefakârlıkları hatırlayalım ve hemen günümüze gelelim. Hepinizden ‘ O günlerdeki akrabalık, dostluk ve arkadaşlık ilişkileri bambaşkaydı. Arkadaş için, akraba için canımızı bile verirdik. Her türlü sıkıntıyı paylaşırdık ve yardımlaşırdık’ dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Bu vesileyle geçtiğimiz ay dâr-ı beka’ya uğurladığımız, baba dostum Ahmet Doğan Amcayla ilgili bir hatıramı, sizlerle paylaşayım istedim

“Dün Başakşehir 4. Etap Mevlana Camii’nde, akşam namazını kıldım. Namaza gelenler arasında, Küçükhisarlıklı Ahmet Doğan’ı da gördüm. Ahmet Amca, baba dostumdur. Baba dostlarını mümkün olduğunca, ziyaret edip ellerini öper, hâl hatır sorarım. Tesbihattan sonra, dışarıya çıkarken, gözüm Ahmet Amca’daydı. Tekrar namaza durduğunu gördüm. Dışarıda, beklemeye başladım. Sanıyorum, 5-10 dakika arasında bekledim.

Ahmet Amca camiden çıkarken, bankdan kalktım ve yaklaşmasını bekledim. Gelince, ellerini öptüm, Oturduk, hâl hatır sorduk, soruştuk. Ahmet Amca, geçen günlerde, memlekete gittiğinden ve akraba dost ilişkilerinin, azaldığından dert yandı. Eski günleri hatırlattı bana. Eskiden böyle miydik Mehmet Ali? Baban Abdullah rahmetli, herkesin yardımına koşardı. Şimdi insanlar, akrabalar en ufak bir menfaat çatışmasında, birbirlerine küsüyorlar.

Bu minval üzere, 15-20 dakika dertleştik, Emiralların Ahmet Dayı’yla…”

Dostlar, arkadaşlar, Müslümanlar!

Ne oluyor bize?

Değerlerimizi neden unuttuk?

İki günlük dünya bize neler etti böyle?

Neden böyle olduk?

Nedir bu dünyaya dalmak?

Her gün bir adım daha yaklaşmıyor muyuz, takdir edilen zamana?

Şöyle bir silkinip, kendimize gelme zamanı çoktan geldi, geçip gidiyor…

Bu Ramazanda seferberlik ilan edelim.

Bencilliğe, bireyselleşmeye, vurdumduymazlığa bir son verelim.

Bir adım atalım…

Akraba, eş, dost, arkadaş ziyaretlerine başlayalım.

Sıkıntılarımızı da, sevinçlerimizi de paylaşalım.

Dünyanın daha güzelleştiğini göreceksiniz…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Sivaslı Olursanız Aklanma Hakkınız Yoktur…
   Vardır Bir Kusurumuz…
   Şeyh Said İdama Giderken Haykırır: Mehşerde Hesaplaşacağız!
   Beyler Kendimize Gelelim
   Eyyüb el Ensari Bize Ne Öğütlüyor?
   Mavi Marmara Şehidleri
   Hatırlıyor musun Selimiye’m?
   Mazeret Etme Ziyaret Et
   Tezgâh Aynı Tezgâh Aktörler Değişti
   Hava Şehidlerini Unutmayalım

Yazarlar
Mahmut Toptaş
İnkar Mikrobundan Kurtuluş Yolu
Mehmet Ali Tekin
Sivaslı Olursanız Aklanma Hakkınız Yoktur…
Recep Öğütçü
Köy Şölenleri
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te