Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Nuri Demirağ adında biri
Perşembe, 28 Kasım 2019 - (01:26)
Mehmet Ali Tekin

Unutulmuş mu desem, yoksa unutturulmuş mu desem.

Herhâlde unutturulmuş demek, daha doğru olur.

13 Kasım 1957 tarihinde vefat eden Nuri Demirağ…

Vecihi Hürkuş ilk uçağımızı, Nuri Demirağ da ilk yolcu uçağımızı yapan kimsedir.

Bu hakikati kaç kişi bilmekte…

Nuri Demirağ Kimdir?

1886 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğdu. Babası Mühürzade Ömer Bey, Nuri 3 yaşındayken öldüğünden, annesi büyütmüştür.

Divriği Rüştüye Mektebi’ni bitirdikten sonra, bir müddet öğretmen yardımcısı olarak çalıştı. Daha sonra Mal Müdürlüğünde çalışmaya başladı. Çalışkanlığı ve başarısı sayesinde, kısa zamanda Mal Müdürlüğüne yükseldi. Mal Müdürü olarak çalışırken bir taraftan, Maliye Mekteb-i Alisi’nde gece derslerine giderek, yüksek eğitimini hitama erdirdi.

1903 yılında Ziraat Bankası imtihanını kazanarak, Kangal Ziraat Banka’sında çalışmaya başladı. 1910 yılında da Maliye Bakanlığı imtihanına girdi ve Beyoğlu Gelirler Müdürlüğü’ne tayin edildi. 1918 yılında müfettişliğe yükseldi.

Bu arada Mesude Hanım ile evlendi ve 2 erkek 6 kız olmak üzere 8 çocuğu oldu.

Birinci dünya savaşı sona erdikten sonra memurluktan istifa ederek, Eminönü’nde bir dükkân açarak, sigara kâğıdı ticaretine girdi. Bir müddet sonra ‘Türk Zaferi’ adını verdiği, sigara kâğıdını üretmeye başladı. Bir taraftan da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Maçka Şubesi’nin idarecisi olarak, Milli Mücadele’ye destek çalışmaları yapıyordu.

1926 yılında Samsun – Sivas demiryolu yapımını üstlenen Fransız şirketinin işi bırakmasından sonra, 7 Km. kısım için cüzi bir fiyat verdiği ihaleyi alarak, ülke kalkınmasında yerini almaya başladı.

Tapu Dairesi’nde Mühendis olan kardeşi Abdurrahman Naci Bey’i memuriyet görevinden istifa ettirerek, demiryolu projesine ortak etti.

Bundan sonra başarılar birbirini takip etti. 1012 kilometrelik Samsun – Erzurum, Sivas – Erzurum, Afyon – Dinar hattını, bir yıl gibi kısa bir sürede bitirdiler.

Bu arada soyadı kanunu çıkmıştı ve demiryollarındaki üstün başarısından dolayı, Demirağ soyadını aldı.

Demiryolları projelerini sürdürürken Sivas Çimento, Karabük Demir – Çelik, Bursa Merinos Tesisleri, Eceabat Havaalanı ve Haliç’in kenarındaki İstanbul Hal Binası inşaatlarını da, başarıyla bitirip teslim ediyordu.

Nuri Bey, İstanbul boğazında tıpkı San Fransisco’daki Golden Gate köprüsü gibi bir köprü yapma, hayalini kuruyordu. Yurtdışından uzmanlar getirterek, incelemeler yaptırdı ve Golden Gate köprüsünü inşa eden firmayla anlaşma imzaladı. Hummalı bir çalışma yaptıktan sonra, projesini hazırladı ve Mustafa Kemal’e sundu. Proje hükümetten onay alamadı.

O yıllarda ordunun ihtiyacı olan uçaklar, halktan toplanan yardımlarla alınıyordu. Bir gün Nuri Bey’den uçak alımı için bağış kampanyasına katılması istendiğinde: "Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki, bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim."

Uçak fabrikasını kurmak için kollarını sıvadığında, 1936 yılıydı.

Avrupa’da yaptığı araştırmalar neticesinde, Çekoslavakya’da bir şirketle anlaşarak, İstanbul’da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nin yanında, bir atölye binası inşa ettirdi. Deneme uçuşlarının yapılabilmesi için de Yeşilköy’de Elmaspaşa Çiftliği’ni satın alarak, büyük bir uçuş sahası ve uçak tamir atölyesi yaptı. (Burası daha sonra Yeşilköy Havaalanı olarak, hizmet verecekti.)

Bir taraftan pilot yetiştirmek için, doğduğu topraklarda ortaokul bile yokken, Divriği’de Gök Ortaokulu açtı. Öğrencilerin hepsinin tüm masraflarını karşılıyor ve havacılığı sevdirmek için İstanbul’a götürüp, uçuş dersleri de verdiriyordu. 1943 yılında, 290 pilotu mezun etmeyi başarmıştı.

Beşiktaş’ta açtığı fabrikasında üretimlerin planlarını, Türkiye’nin ilk Uçak Mühendisleri’nden Selahattin Reşit Alan çiziyordu.

Sonunda çalışmalar ve gayretler meyvesini verdi ve 1936 yılında Nu.D-36 adındaki ilk tek motorlu uçağı üretmeyi başardı. Arkasından Nu.D-38 adlı 6 kişi kapasiteli çift motorlu uçağı üretiyordu. Nu.D-38 1944 yılında, dünya havacılığı yolcu uçakları arasında, A sınıfına katılacaktı.

1938 yılında THK’undan ilk siparişler alındı.

1939 yılında Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini de, Nuri Demirağ başaracaktı.

1941 yılında, tamamen Türk yapımı olan ilk uçağı ile İstanbul’dan Divriği’ye uçuşun pilotluğunu, Gök Okulu’nun ilk mezunlarından oğlu Galip Demirağ yapıyordu.

Türk Hava Kurumu'nun sipariş ettiği altmış beş planör teslim edilmiş, on okul uçağı da tamamlanmıştır. Yüzlerce deneme uçuşu yapılan, Savunma Bakanlığı'ndan onay almış uçaklar, teslim için hazırdır. Bu arada İspanya'dan ve Mısır'dan da uçak siparişleri gelmiştir.

Nuri Demirağ deneme uçuşunun İstanbul’da yapılmasını istemesine rağmen; THK, Eskişehir’de ısrar eder.

Nuri Demirağ biraz direnir, ama kabul etmek zorunda kalır. Selahattin Alan, Eskişehir havaalanına iniş yapacağı sırada, pistin etrafındaki hendeği fark edemez ve uçağıyla o hendeğe çakılarak, hayatını kaybeder.

26 Temmuz 1940 günü Milli Şef, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, incelemelerde bulunmak üzere, Nuri Demirağ’ın atölyesine gelir.

İnönü tesisleri gezer ve çok beğendiğini ifade eder. Nuri Bey ile aralarında şu mükâleme geçer:

'Nuri Bey, her şey çok mükemmel, daha ileriye gitmek için niçin devletle iş birliği yapmıyorsunuz?'

'Teşekkür ederim. Senelerdir söylediğiniz hususta uğraştım. Fakat başaramadım. Devlet mensupları benden rüşvet istiyorlar.'

Bu söz üzerine İnönü bozuldu.

'İspat eder misin?'

'İspat ederim. Müsaade ederseniz evrakları getireyim.' diye yazıhaneye geçti.

İnönü yanındaki zevata dönerek, 'Zenginliği başını döndürdü. Hava alanını istimlâk edin. Uçakları sattırmayın.' Diye talatını verir. Bu arada Nuri Bey içeriye girdiğinde, İnönü ayağa kalkmış, bir şey söylemeden kapıya yönelir ve çıkar gider.

THK siparişleri iptal ettiği gibi, teminat olarak aldığı 14.000 TL ve peşinat olarak verdiği 40.000 TL yi geri alır ve Nuri Demirağı iflasın eşiğine getirir. Mahkemelerde açtığı davaların hepsini kaybeder.

Daha sonra bir kanun çıkartılarak, ürettiği uçakların yurt dışına satışına yasak getirilir ve ülke geleceğinin köküne kibrit suyu dökülür…

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Bosna Seyahati…
   Bulunur mu Artık Giden Kemal’im…
   En Büyük Terörist Amerika…
   Malta’dan Mitralyöz’e Şehidlerimiz…
   Sevginin Ölçüsü Fedakârlıktır…
   Sanayi Mahallesi’nin ‘Hoca’sı…
   Yardımlaşma Yahut da Allah'a Borç Verme
   Heyder Baba… Şehriyar…
   Mostar Şehidleri…
   PKK'nın Anası Mason 12 Eylülcüler

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te