Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Ak Parti’ye Ders Verelim, Ölümü Tecrübe Edelim Demektir…
Salı, 02 Nisan 2019 - (13:22)
Mehmet Ali Tekin

Yerel seçimlere bir hafta kaldı.

Klasik bir söylem vardım: Bu seçimler çok önemli, dönüm noktası olabilir…

31 Mart yerel seçimleri, dönüm noktası olacak mı?

Memleketin Beka sorunu var mı, yok mu?

Bu soruların cevabı, nerede durduğunuza göre değişiyor.

İktidar tarafındaysanız, Elbette bir BEKA meselesi var diyorsunuz.

Eğer muhalefet cephesindeyseniz, Memleketin bir BEKA meselesi yok, İktidarın Beka sorunu var, diyorsunuz…

Şöyle bir muhasebe yapalım.

Öncelikle BEKA kelimesi ne anlama geliyor.

Kelime anlamı olarak Beka, Yüce Rabbimizin sıfatlarındandır. Bu anlamda Beka: Ölümsüzlük, Ölmezlik. Rabbimizin kadîm ve ezelî; bakî ve ebedî olmasıdır. Bekâ'nın zıddı "fena -(bir sonu olmak)"dır.

Ak Parti’ye göre, memleketimiz son yıllarda bir BEKA sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Bu iddia, yabana atılacak bir durum değil. Memleketimiz gerçekten önemli problemlerle karşı karşıyadır.

Güney Komşumuz Suriye’de 2011 Nisan ayından beri, bir iç savaş yaşanmakta. Irak’ta ise iç karışıklıklar yer yer nüksetmekte…

Komşumuz İran, Büyük Şeytan ABD ve Siyonist İsrail tehdidi devam etmekte ve büyük bir ekonomik kriz yaşamakta.

Büyük Şeytan ABD, PKK’yı terör örgütü olarak tanımasına rağmen, PKK önderlerinin bile yönetiminde yer aldığı PYD’yi Suriye’nin kuzeyinde bir devletçik oluşturmak için, on binlerce tır silahla donattı. PYD, Suriye iç savaşından daha ziyade, Türkiye’ye yönelik hazırlanmış bir örgüt olduğunu görmemek ahmaklıktır. ABD, PYD için resmen bizim gözümüzün içine baka baka, yalan söylemekte. ABD’nin Suriye planı daha ziyade Türkiye’ye yöneliktir. Birinci merhalede 15 Temmuz Darbe girişimi başarılı olsaydı, Işid vasıtasıyla Türkiye’nin güneyinde bir koridor oluşturup, buradan Hatay,Gaziantep, Şanlıurfa sınır hatlarından içeriye girip, ele geçirdikten sonra; güya Nato ülkesine saldırı oldu, iddiasıyla Işıd’ı bombalıyorum bahanesiyle, güneydeki yerleşim yerlerimizi tarumar edecekti.

Türkiye bunu Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarıyla boşa çıkardı. ABD, B planını yani PYD’yi devreye aldı ve PYD’ye binlerce tır silah gönderdi.

ABD’nin sadece bu PYD ile olan ilişkisi, memleketin bir Beka sorunu olduğunu görmek için yeterli sebeptir.

Yeni Zelanda’da 50 Müslüman’ı camide katleden teröristin, yayınladığı manifestonun, sıradan bir insanın ürünü olmadığını görmemiz gerekir.

Bu manifesto, komplike bir merkezin mamülü olduğunu görmezsek, gerçekten ülkemizin bir beka sorunu var demektir.

Türkiye hakkında bir şeyler söyleyen, iç ve dış aktörlerin odaklaştığı nokta nedir? Recep Tayyip Erdoğan… Sorunların ana odağında Erdoğan’ı görüyorlar… Hepsinin ortak talebi: Erdoğan gitsin…

Özellikle dış aktörlerin on, on beş sene öncelerde Erdoğan için söylemlerine şöyle bir göz atın. Erdoğan’ı yere göğe sığdıramıyorlardı. Erdoğan ne zaman ki bizim oraların (Konya’nın) tabiriyle ‘cızıdan çıktı’… Yani Erdoğan onların çizdiği rotayı takip etmeyi değil, kendi politikalarını uygulamaya başladı, o zaman işler değişti.

Erdoğan önce, yolsuzlukla itham edilir oldu… 17-25 Aralık operasyonlarıyla bu yolsuzluğu ispatlayacaklardı güya… Olmadı… Erdoğan Diktatör diye itham edilmeye başlandı… Yerli işbirlikçileri de bu koroya dahil oldular…

ABD ve Avrupa Birliği, Mısır’da belki de tarihinin en kanlı darbesini gerçekleştiren Sisi ile can ciğer kuzu sarması… Erdoğan Diktatör…

Gelelim seçimlere…

31 Mart’ta yaklaşık 57 Milyon seçmen, oy kullanacak. Bunun yaklaşık 14 Milyonu 30 yaş altında. 12,5 Milyonu da 40 yaş altında. Yani Ak Parti öncesinde memleketin hâlini pek bilmezler.

Bir nüfus kâğıdı almak için bir ay beklenildiğini…

Hastane ücretini veremediği için hastanelerde rehin kalındığını…

28 Şubat döneminde, hastanede tedavi görmesi için, Medine Bircan isminde 70 yaşlarında bir ninemizden başörtüsüz fotoğraf istenildiğini, fotoşopla başı açıldıktan sonra kabul edildiğini…

1990lı yıllarda İstanbul’da çöp dağlarının oluştuğunu…

Sular akmadığı için, milletin tankerlerle su temin etmeye çalıştığını…

İstanbul’da hava kirliliğinden gazetelerin promosyon olarak, maske dağıttığını… BİLMEZLER…

Bunları söylediğinizde, Erdoğan muhalifliğinde müzminleşmiş olanlar ‘Bundan daha kötüsü olamaz, gelemez’ diyorlar… Erdoğan giderse, sanki ortalık güllük gülistanlık olacak…

Erdoğan düşmanlığı o kadar gözlerini kör etmiş ki…

PKK ile aynı şeyleri söylüyorlar…

PKK’nın liderlerinden Cemil Bayık ne diyor: ‘Kimse Erdoğan ve MHP’nin yalanlarını yutmuyor… Onun için her geçen gün, bataklığa batıyorlar, görevimiz onları daha da bataklığa batırmaktır. Türkiye bunlardan kurtulmadıkça demokrasi, özgürlük, adalet yaşanamaz, hiç kimsenin geleceği güvence altında olamaz. …. …. Tek yol mücadele etmektir, bu meşrudur; meşruluğu her geçen gün herkesçe görülmektedir. Eğer bu olanak doğru kullanılırsa, büyük bir destek sağlanacaktır. Hem ülke içinde hem uluslar arası alanda. Ve bu faşizm kısa sürede yerle bir edilebilecektir.”

Yüzlerce Kürt çocuğunun katili, binlerce Kürt vatandaşımızın katili Cemil Bayık ve PKK; Erdoğan’ın adaletini sorguluyor…

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, "Mansur Yavaş da bilecek ki seçilmişse, HDP oylarıyla seçilmiştir. HDP'lileri yok sayarak, Kürtleri yok sayarak, Ankaralıları yok sayarak, siyaset yapamaz. O da işte bizim gücümüzdür. Ekrem İmamoğlu seçilmişse bilecek ki, o kentte yaşayan 3 milyon Kürt'ün oyuyla seçilmiştir. Kürtlere rağmen, siyaset yapamayacağını bilecektir. Yapmaya çabalarsa, zaten siyaseten bir karşılığı olmayacaktır." diye CHP’lilere tehditler savuruyor.

İstanbul’da gerçekten 3 Milyon Kürt seçmen var mı? Varsa bile bunların hepsi HDP’ye mi oy veriyor?

Seçimlerde kullanılan oylara bakılırsa Sezai Temelli kuru sıkı sallıyor!?

2014 Yerel Seçimlerinde HDP İstanbul adayı Sırrı Süreyya Önder 414.290 oy almış… 24 Haziran 2018 Milletvekilliği ve Başkanlık seçimlerinde ise HDP Başkan adayı Selehattin Demirtaş 661.761 oy, HDP de 1.195.602 oy almış ve 12 Milletvekili çıkarmıştı. Hani nerede 3 Milyon…

Güneydoğu’da bir müddet belediye başkanlığı yapmış ve aktif siyasetin içinden bir ağabeyimiz, bu seçimlerde Güneydoğu’da yaşayan Kürt vatandaşlarımızdan ‘bir sürpriz’ beklediğini söylüyor.

Ak Parti’li olup da Ak Parti’nin olumsuz politikalarından rahatsız olan ve ‘Bu seçimlerde Ak Parti’ye bir ders vermek lâzım’ diyenlere sesleniyorum:

‘Ak Partiye bir ders verelim demek; ölümü tecrübe edelim demektir. Ölüm tecrübe edilmez! Son pişmanlık fayda vermez!’

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Tezgâh Aynı Tezgâh Aktörler Değişti
   Hava Şehidlerini Unutmayalım
   Ramazan bize çeki düzen versin…
   Kafatasçılık mı hortluyor?
   Kafkasların Son Kartalı Cehar Dudayev
   Özür Diliyorum
   15 Temmuz Darbe Girişiminin Artçıları
   Post Modern Seçim Darbe Denemesi
   Temiz Bosna Toprağına Secde
   Fatih Haydar’dan Bir Akıncıyı Uğurlarken…

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Demokrasi Cilvesi
Mehmet Ali Tekin
Tezgâh Aynı Tezgâh Aktörler Değişti
Recep Öğütçü
Hanelerimizin Misafiri Ramazanı Ağırlarken
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te