Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Parasız ve Paralı Sevap İşleme Yolu
Cuma, 20 Eylül 2019 - (14:46)
Mahmut Toptaş

Bakkal dükkânına girip, bakkalın veresiye defterini satın alarak, sevaba giren isimsiz kahramanımız, günlerce gazetelerde ve televizyonlarda haber olmuştu.

Bu günlerde böyle bir sevaba girmek isteyenlere büyük fırsat:

Semt pazarlarında bu günlerde domates bir liradan satılıyor. Ben, köy domatesini elli kuruştan satın aldım.

Pazarın kenarında dizili kamyonlardan şehir halkı, elli kilo, yüz kilo, iki yüz kilo gibi rakamlarla elli kuruştan, seksen kuruştan, bir liradan, domates alıp salça yapıyorlar.

Bazı kadınlarımız da birkaç ton alıp, salça yapıp satarak aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.

Ailesine katkıda bulunmak için alıp salça yapana da yardım ediniz.

İhtiyacınız olanı ondan satın alarak da yardım ediniz.

Bu günlerde küçük şehirlerde semt pazarına gelen kamyonun yükünün tamamını satın alıp, parasız dağıtmak mümkin.

Büyük şehirlerde kamyonla satmak yasak olduğundan, aynı işi hale giderek bir tır domatesi alıp fakir semtlerde dağıtmak da mümkin.

Bir tonu bin lira. Sudan ucuz.

Patlıcanın kilosu da bir lira. Büyükşehirlerde bu kadar ucuz değil ama en ucuz olduğu günler bu günler.

Bu günler, aynı zamanda sebze ve meyveleri kurutma günleri.

On ton patlıcanı on bin liraya alıp sevabına dağıtabilirsiniz.

Veya şöyle diyeyim, sofraların olmazsa olmazı olan sebzelerden halde en ucuz olanları satın alıp dağıtabilirsiniz.

Bu günlerde en ucuz olanlar, tenimize en faydalı olanlardır.

“Ben bu zahmetlere katlanamam, daha pratik yol göster” derseniz, hemen kasabınıza, manavınıza, bakkalınıza giderek mahallenin fakirlerine dağıtılmak üzere, esnafa gücünüzle orantılı para bırakınız.

“Nasıl güveneyim?” demeyin.

Siz, Allah rızası için verdiğiniz anda sevabınıza işlenir.

Gerisi esnafa kalmış, doğru yaparsa da yanlış yaparsa da kendi amel defterine yazılacak. Sizinle ilgili bir şey yok.

Bakınız iki gün önce Sayın Cumhurbaşkanımız, köşkte 29 büyükşehir belediye başkanını ağırladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun oturduğu sandalyenin kırılıverdiğini basın yazdı.

İhaleyi alan, malzemeyi üreten, malzemeden o sandalyeyi yapan ustaya kadar bir ihmalin olduğu, otuz tane seçkin insanımız tarafından görüldü.

Bunlar oluyor diye, sandalye yaptırmaktan, hayır işlemekten vazgeçmeyeceğiz.

Ama işini iyi yapanların, helale-harama inananların ve dikkat edenlerin sayısını artırmak için dalaverecilere değil, dürüst insanlara iş vereceğiz.

Buhari’nin Sahih’in birinci hadisi, Sevgili Peygamberimizin: “İnneme’l-a’malü bi’nniyyat/Ameller niyetlere göredir” hadisi, bizi rahatlatır.

“Sen iyilik yap denize at, balık bilmezse, Halık (Yaratan) bilir” demiş atalarımız.

Fakirlerin bir yıllık yiyeceklerini çok az parayla karşılamak mümkin.

Acele edin bu durum en fazla Eylül ayının sonuna kadar devam eder.

Eylül ayından sonra pahalandığı gibi kurutma mevsimi de bölgelere göre geçmeye başlar.

Biraz politikacılarla ahbaplığı olanların da yapacağı bir hayır var.

Tarihi şehirlerimizde geçmiş zamanlarda hayırseverlerin yaptırdığı çeşmelerin birçoğu, günümüzde hayırseverler, belediyeler ve vakıflar tarafından tamir ettirildiği, suyunun da akıtıldığı halde çevredeki bazı paragöz su şirketlerinin baskısıyla suyunu kestirip kendilerinin şişe suyu satışını artırdıkları bilindiği halde, hâlâ kapalı olan çeşme sayısı çok fazladır.

İstanbul’da otobüs, tramvay, metro veya minibüs parası bile bütçesinde açık veren insanlarımız, Pazar günü gezi yaparken içtikleri su parası bile bütçeyi göçürebiliyor.

1981 yılında, Haseki Eğitim Merkezi’nde, İslami eğitim almak için geldiğimde İstanbul’da beş çocukla Sultanahmet Meydanı’nda gezerken, seyyar satıcıların sattığı “kâğıt helva” denilen o daire şeklindeki helvanın bir tanesini almak istediğimde fiyatı, benim alabileceğim durumda değildi.

Şimdi o satıcıları her görüşümde içim hala cızzzz eder.

Hayır yapmak istiyorsanız, derhal belediyedeki tanıdıklarınız aracılığıyla o ağzına demir kazık çakılmış çeşmelerden, şehrin suyunu akıtıverin.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mahmut Toptaş'in Son 10 Yazısı
   Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
   Yüzakı Müslümanlar
   Aile Reisinden Devlet Başkanına Kadar
   Kâfire “Sala” Diyen Kahramanlara
   Namlusundan Gül Saçan Bomba Üretelim
   Taşı Gediğine Koymak
   Yüzleşme
   Mevlid’i Anmak ve Anlamak
   Affı Mümkün Olmayan Günah
   Katran Karası Kâfirlik

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Asgari Ücrete Bir de İslami Açıdan Baksalar
Mehmet Ali Tekin
Bosna Seyahati…
Recep Öğütçü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te