Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
ÇARŞAMBA KANALI CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR
Çarşamba, 20 Temmuz 2011 - (22:49)
Recep Öğütçü


Geçen hafta bir delikanlımızı yine Çumra'da Çarşamba kanalına kurban verdik. Henüz hayatının baharında, hem de yetim büyüyen, askerlik görevine bir ay kalan bir gencimiz, yüzmek için girdiği Çarşamba kanalında boğularak öldü, bir gün sonra cesedine ulaşılabildi. Kendisine rahmet, ailesine başsağlığı dilerim.
Çarşamba kanalı her yıl bir değil, birkaç tane can alıyor. Böyle giderse bir gün adı “kanlı dere” olacak. Çumra’mızın hemen yanı başından geçen, su kaybının önlenmesi için beton ile kaplanan bu kanalın asıl kaynağı Beyşehir gölüdür. Yıl sonunda hizmet açılacak olan Mavi Tünel ve Bağbaşı Barajının suyu bu kanalla ovaya can verecek. Bu yıllarda sadece yaz aylarında akan bu kanal, önümüzdeki yıllara bütün sene akmaya devam edecek. “Su akar Türk bakar” misali, Çumralı bu suya sadece bakmış, zaman zaman can vermiş, çocuklar ve gençler gönlünce yüzememiştir.
Her can kaybından sonra “eyvah töh” diyoruz, alınacak önlemler bir başka bahara kalıyor. Bir insanın değeri parayla ölçülemez. Bu kanalda güvenlik tedbirleri almak için tanınmış bir simanın çocuğu mu ölmeli? Sonra Çarşamba kanalında güvenliği sağlamak boğulmaların önüne geçmek çok mu zor? Çocuklarımız yüzmesi mi? Çocuklar çarşamba kanalına girmesin demek çözüm mü? Gözlerinin önünden devasa bir kanal akıp giderken, gençler ve çocuklar sadece seyretsinler mi? Çumralı çocukların yüzmek hakları değil mi?
Bu sorular daha da uzatılabilir. Ne kadar uyarırsak uyaralım çocuklar yüzmek isteyecektir. Denize ve göle hasret binlerce çocuğumuz var. Yanı başlarında akıp giden bir deniz gibi su elbette cazip gelecek ve çocuklar her tehlikeyi göze alıp yüzmek isteyeceklerdir. Büyükler ve yöneticiler olarak bizlerin görevi, onların güvenli bir şekilde yüzmelerini sağlamaktır. Etrafını kapatmak çözüm değildir.
Pekiyi ne yapmalı?
Kanalın içinde belirli aralıklarla korkuluk ve pencere demirleri gibi demirler çakılmalı, yüzmek bilmeyenler o demirlere tutunmalı ve uzaklara sürüklenmeleri önlenmelidir.
Yüzmeye açılan kısımlar hariç, kanalın kenarı boydan boya yüksek bir tel örgüyle çevrilmeli. Yüzmek isteyenlerin arzusunu gerçekleştirmek için uygun bir yere, yine Çarşambanın hemen kenarına beş yüz veya bin metre kare civarında bir çukur açılarak betonlanmalı ve maliyeti düşük bir yüzme havuzu yapılmalı. Bu yüzme havuzu kanaldan açılacak bir dehlizden suyunu almalı ve öbür dehlizden yine kanala boşaltılmalıdır. Karayollarının kenarındaki cepler misali, su, bu havuzda az bir zaman için misafir edilmeli ve tekrar kanala salınmalıdır.
Evet, sürekli suyu sirkülâsyonla temizlenen ve Çarşamba kanalından beslenen, ucuz maliyetli bir yüzme havuzuna acilen ihtiyaç vardır. Çumralı çocuklar ve gençler bu havuzda yüzme zevkini giderecek, yüzme sporunu öğrenecek ve bu arada can kayıpları da duracaktır.
Çarşamba kanalı Çumralı için bir hayat kaynağıdır, büyük bir avantajdır. Ama Çumralı bu kanalı sadece tarla sulamada kullanabiliyor.
Çarşamba kanalının çevresine mesire alanları, parklar, dinlenme tesisleri yapılabilir. Yukarı da söylediğim gibi özellikle yüzme havuzu yapılabilir. Havuz sadece yazın işlevini yapmalı, kışın kapalı tutulmalıdır. Kanal suyu çok uzaklardan geldiği için temizdir, ısınmıştır ve yüzmeye elverişlidir.
Suya bakmak bile stres giderir. Yanı başımızdaki kanalın kıymetini bilmiyoruz ve etrafını tesislerle donatmıyoruz. Belediye Başkanımıza ve diğer sorumlulara duyurulur.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
   Teşekkürü Hak Edenler
   Batı Kof Bir Ağaçmış Meğer
   İşte Gerçek Devlet Baba
   Sevmesek de Savaş Farzdır
   Sabır Şükür Kanaat
   Organize Sanayi Bölgeleri ve Çumra OSB
   Medeniyetimizin Temeli Merhamet
   Hapishaneler Islah Etmiyor
   Proje Okulları Tuttu
   Kış Geldi Hoş Geldi

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Ayasofya konusunda tekliflerim
Mehmet Ali Tekin
Bizi Kendilerine Benzetmeye Çalışıyorlar
Recep Öğütçü
Kıdem Tazminatı ve Gerçekler
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te