Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Kripto Fetöcüler İş Başında
Çarşamba, 21 Kasım 2018 - (17:08)
Mehmet Ali Tekin

Fetö ile mücadele adı altında, binlerce masum insan

YA TUTUKLANDI

YA GÖZALTINA ALINDI

YA İŞİNDEN UZAKLAŞTIRILDI

YA DA BU SAYDIKLARIMIZIN HER BİRİSİNE MARUZ KALDI.

Fetö ile mücadele metodunda bir hata var?

Ama nerede?

Hemen hemen her gün, bir tanıdığım ve tanıdığımın tanıdığından, bir kişinin işinden atıldığı veya gözaltına alındığı haberini alıyorum. Bu kadar yoğun haber almamın sebebi; FETÖcülerin kumpasıyla, yıllarca cezaevinde yattığımda dolayı, bana gelip dertlerini anlatıyorlar. Dertlerine çare olacak, bir sığınak olarak görüyorlar.

‘Kendi himmete muhtaç dede, nerede kaldı gayriye himmet ede!’

Yine de elimden ne geliyorsa, yapmaya gayret ediyorum. Tanıdığımı milletvekili veya bürokratlara durumu anlatıp, problemi hâlletmek için çaba sarfediyorum.

Televizyonlarda veya sosyal medyada, her gün bir şehirden, evine ekmek götürme çabasıyla seyyar satıcılık yapan birisinin tezgâhını altını üstüne getirip, yiyecekleri veya sattığı maddeleri, yerlere döken belediye zabıtalarının haberlerine, sizler de rastlıyorsunuzdur. Bu zabıta, sadece o zavallı seyyar satıcıyı mı görüyor. Fırınların, pastanelerin, lokantaların, kahvelerin vb. işyerlerinin denetimleri tastamam da, sıra bir seyyar satıcıya mı gelmiş?

Eğer seyyar satıcıların, araç trafiğini veya yaya trafiğini olumsuz yönde etkileyecek bir durumu varsa buna uygun bir şekilde, müdahale edilir ve olumsuzluk ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bu anlaşılabilir bir şey.

En çok kızdığım ve çileden çıktığım şey de, seyyar satıcıların sattığı yiyecek maddelerinin, zabıtalar tarafından yerlere savrulma görüntüleri…

FETÖ ile uzaktan yakından alakası olmayan bir öğretmen, doktor, hemşire veya herhangi bir devlet kadrosunda çalışan birisinin; amiri veya mesai arkadaşı tarafından, ‘Bu FETÖCÜDÜR’ diye iftira atılarak, işten pekâla çıkartılabiliyor.

Kendisini çekemeyen akrabası tarafından, FETÖ iftirasına maruz kalıp, işinden olan birçok insana rastladım.

Gelelim esas yazmak istediğim mevzuya…

Bu yazacaklarımı, Kripto Fetöcülerin yaptığına inanıyorum.

Birincisi Hayati Yurdan Kardeşimin başına gelenler…

Bosna Şehidimiz Selami Yurdan’ın Ağabeyi Hayati…

Kürt kökenli Yurdan ailesinin, Ak Partili bir aile olduğu tüm yakınları tarafından bilinir. Üstelik PKK’ya karşıtlığı da bilinen bir ailedir.

Yurdan Kardeşimin anlattıkları:

Sürekli olarak yurt dışına ticari maksatla seyahat etmekteyim. 25 Mart 2018 Pazar günü, yurt dışına çıkarken pasaportuma, hiçbir gerekçe gösterilmeden, el konuldu. Aşağı yukarı, 8.000 TL olan gidiş geliş uçuş biletim yandı.

27 Mart 2018 günü, 14756 sayılı dilekçemle, İstanbul Valiliği OHAL Bürosuna başvurdum.

20 gün içerisinde, ya el koyma gerekçesini söyleyeceklerini, ya da pasaportumu geri vereceklerini söylediler.

Yirmi beş gün sonra gittiğimde, ‘Hakkınızda soruşturma ve inceleme devam ediyor.’ şeklinde bir cevap verdiler.

Hiç bir gerekçe söylenmeden, 8 aydır mağduriyet yaşıyorum. Tüm mercilere başvurmama rağmen, hiç bir gerekçe söylenmeden, sadece hakkınızda soruşturma ve inceleme var deniyor. Neyle ilgili olduğunu söylemiyorlar, ticari ve manevi olarak mağdur edilmekteyim. Birileri bu vatana kaos oyunu oynuyor. Yetkililer, acilen benim gibi durumda olan niceleri için çözüm ve bilgilendirme yolunu bulsunlar. Ya da gerekçesini söylesinler, bu durum binlerce insanın mağduriyetine yol açmıştır.

İkinci olarak Nurettin Tekin kardeşimin başına gelenler:

2009 yalından beri yaklaşık altı yıl işçi kadrosunda görev yaptığım, E….. Belediye Başkanlık makamı özel kalemde Başkanlarla ile birlikte çalıştım. Bu süre içersinde hiç bir olumsuzluk yaşamadım. (Daha önceki Belediye Başkanlarımızla da yaşamadım.) Ancak 01 Nisan 2016 tarihinde, Başkan Beyin ABD ye yolculuğu ile birlikte, benim başka bir müdürlüğe görevlendirme yazım geldi. Sebebini bilmiyorum. Özellikle 17-25 Aralık 2013 ten sonra, Sayın Cumhurbaşkanımıza, dua eder canımdan can ömrümden ömür ver diye dua ederdim.

Kurumda mesai saatlerinde, dış güçlerle işbirliği yapan FETÖ Terör örgütü hakkında; sürekli ve yüksek sesle, hainliğini dile getirirdim. Bundan dolayı, ‘Bunlar hakkında çok konuşuyorsun, sana zarar verirler.’ diye, bazı mesai arkadaşlarımdan uyarılar da aldım.

Ancak bir ay sonra seninle ilgili olumsuz rapor, mit tarafından hazırlandı Sayın cumhurbaşkanının katıldığı programlara gelme diye, Başkan Yardımcısı N….. K…. ile bana şifahen bilgi verdiler.

Şaşırdım, konunun üzerine gitmek için Sayın Başkanla görüşmek istedim engellendim. Başkan Yardımcısı N…. beyefendiye ısrarcı oldum, gayret ettiler 10 gün sonra Başkan ile yüz yüze görüşme imkânım oldu.

Konunun ne olduğunu sorduğumda ‘Devlet büyüklerinden şifahen senin hakkında olumsuz bilgi geldi.’ şeklinde bir cevap verdi. Cumhurbaşkanına Başbakan’a hakaret ve kendileri ile ilgili de olumsuz yayın gönderilmiş vs. Ben de bunların ancak çalışılmış komplo olduğunu söyledim, ısrarcı oldum herhangi bir belge bilgi sunamadı.

Konuyu Emniyete yazdım cevap bekliyorum dedi, ben de bana bilgi verir misin dedim, hâlâ cevap yok.

Hain darbe girişiminden iki hafta sonra, demokrasi meydanında ailecek bulunduğumuz sırada, 26 yıldır ailecek tanıştığım Ziya ERYILMAZ hocamızla, Her Cuma yaptığımız rutin sohbet için o gün perşembe idi, Cuma akşamı sohbeti yapalım dedik ve cuma akşamı her zamanki yerde toplandık. Sohbet kısa sürdü ve ‘Herkes meydanlara çıksın, yerini alsın’ denilerek bitirildi. Ziya ERYILMAZ hoca ile aynı bölgede oturduğumuz için, sohbete beraber gidip geliyorduk.

Sohbetten dışarıya çıktığımız esnada, sivil emniyet ekipleri geldi ve 16 kişi, 29 Temmuz 2016 Cuma akşamı, emniyet müdürlüğüne götürüldük. Yaklaşık 25 gün gözaltında tuttular. Karakoldaki bazı memurların, tutuklatmak için özel gayret göstermelerine maruz kaldım. Adliyeye sevk ettiler, savcıyı hiç görmedim, Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildim.

2016/351 sorgu zabtı ile 10.sulh hukuk hâkimliğince, serbest bırakıldım.

Netice olarak 22 Ağustos 2016 tarihinden beri, savcılık herhangi bir karar vermedi, dosyam açık durumda olması sebebiyle, OHAL komisyonuna yaptığım müracaatlarım, sonuçsuz kalmakta.

Daha gözaltı süresi içerisinde iken Belediye yetkilileri, gümrükten mal kaçırma diye tabir edilen bir gayretle, hukuktan delilden yoksun bir şekilde, işten çıkarıyorlar benim hiç bir şeyden haberim yok. Olayı kapatmak İçin “KHK” ya yazdırma gayretine giriyorlar ve 22 Kasım 2016 Tarih ve 677 sayılı KHK sayı 29896 ile başardılar.

Ayrıca FETÖ liderinin kitapları elinden düşmeyenler ve her gün gururla makamlara gelenler, Samanyolu TV den çıkmayan, onların sohbetlerinde aralıksız bulunanlar, mütevelli kadrolarında olanlar, onlara her tür destekte bulunanlar, hâlâ belediyede devam ediyor ve bu kişiler darbe girişiminden sonra, kurumlarındaki kurulan sözüm ona komisyonlarda üye olan kişiler. ( Meydanlara 3-4 gün sonra teşrif edenler, hâlâ görevdeler. )

Kripto FETÖcüler ve benzeri memurların yaptığı olumsuz icraatların hepsi, Ak Parti’nin zarar hanesine yazılmaktadır. Yukarıda misallerini verdiğimiz türden tüm olumsuzluklar, Ak Parti’ye maledilmektedir.

Bu tür mağdurların hak kayıpları, acil giderilmemektedir ya da çok geç giderilmekte.

Bu kripto FETÖcüler tespit edilip, acilen ayıklanmalıdır.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Özür Diliyorum
   15 Temmuz Darbe Girişiminin Artçıları
   Post Modern Seçim Darbe Denemesi
   Temiz Bosna Toprağına Secde
   Ak Parti’ye Ders Verelim, Ölümü Tecrübe Edelim Demektir…
   Fatih Haydar’dan Bir Akıncıyı Uğurlarken…
   Güneşi Balçıkla Sıvamaktan Vazgeçin
   28 Şubat zulmünün izleri artık bitsin!
   Şubat Ayı Şehidler Ayı
   Şafakta On Gün: İran İslam İnkılabı
   Kafası kütüphanesinden zengin adam: İbn’ül Emin Mahmut Kemal İnal

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Sekiz milyar bize lazım
Mehmet Ali Tekin
Özür Diliyorum
Recep Öğütçü
Kaybolan Değerlerimiz Güven
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te