Tüm Kitaplar - Türkiye
Tüm Kitaplar - Türkiye'nin Dev Kitap Sitesi
 Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Edeb Ya Hu!
Cuma, 09 Kasım 2018 - (12:07)
Recep Öğütçü

"Edeb, edib, adebiyat” aynı kökten gelen kavramlardır. Terbiye, nezaket, namuslu ve ahlaklı olmak anlamlarına gelir. Edeple yazıldığı için, edebi ve ahlakı anlattığı için yazı dünyamıza, şiirlerimize, nesirlerimize "edebiyat” denmiştir. Edebiyat edebi gerektirir, edep dışı yazılanlar edebiyata girmez. Büyüklerimiz, "ilmin başı edep” demişlerdir. Tasavvuf terbiyesi de edeple başlar, tekkede önce edebi öğretirler. Biz de yazılarımızda bu kurala dikkat ediyoruz, kızdığımız konularda bile ağzımızı bozmuyor, kalemimize sahip oluyoruz, kurduğumuz cümlelerde saygıyı aşmıyoruz, okuyucuya saygı duyuyoruz. Bu sefer alınanlar olacaktır ama birilerine birazcık dokunacağım, birilerinin kulağını çekeceğim.

Evet, edep haddini bilmektir, içinde bunduğun topluma saygı duymaktır, insanca yazmak, konuşmak, davranmak, namus ve haysiyetine sahip çıkmaktır. Büyüklerimiz, terbiyesizce, hayasızca konuşanlara, saygısız davrananlara, ağzını bozanlara, uçkuruna sahip olmayanlara "edepsiz” demişler, kaba davrananlara, huzuru bozanlara, fahiş fiyatlara satanlara, fuhuş konuşanlara "Edep Ya Hu” diye ikaz etmişlerdir.

Biz de buradan bazı tüccarları "Edep Yahu!” diye ikaz ediyoruz. Bazı tüccar kılığında çıkarcılar, bazı fırsatçılar, bazı sadece cebini, kasasını, kesesini düşünenler, memleket batsa umurunda olmayanlar, dolarla alınıp satılmadığı halde, Türkiye'de üretildiği halde, sattıkları mallara bir hafta içinde yüzde yüze varan zam koydular. Neymiş efendim, "dolar yükselmiş, sattığı malın maliyeti artmış, hammaddesi dolarmış”(!) Yahu diyorsun, "bu mallar plastik, Türkiye'de üretiliyor. Ham maddesi petrolse, petrole daha yüzde yüz zam gelmedi. Bu mal, temel gıda maddesi yağ, hammaddesi mısır, ayçiçeği, zeytin, fındık, bunların tamamı Türkiye'de yetişiyor. Sen ne yamak istiyorsun? Malını depondan çıkarmıyorsun, pahalanacak algısı oluşturuyorsun”. Ama kim anlar kim dinler. Adamın varsa yoksa kasası- kesesi.

Ders almıyor musun kardeşim; işte yanan fabrikaları, dükkanları görüyorsun. Tabii afetlerle, sellerle telef olan ürünleri, evleri, arabaları, işyerlerini görüyorsun. Rabbimiz isterse yedirmez değil mi? Borsada kaybedersin, hayırsız bir evladın yüzünden kaybedersin, sağlığın bozularak kaybedersin, tabii afetlerle kaybedersin, başına gelen bir kaza neticesinde kaybedersin. Eğer Müslümansan haram mal hayır getirmez sana. Ayet-i kerimede buyrulur: "Başınıza gelen musibetler kendi ellerinizle kazandıklarınızdan dolayı”.

Evet, Hükümet dövizin-doların ateşini düşürmek için bütün gücünü ortaya koyarken, bütün tedbirleri alırken, içimizdeki fırsatçılar da bulanık suda balık avlarcasına durmadan fiyatları şişiriyorlar. Toptancılar perakendecileri ateşliyor: "Dolar yükseldi, mallara yüzde elli zam geldi, sakın elindeki malı eski fiyattan satma, bu sefer de vereyim ama yarın gelince bu fiyata bu malı bulamazsın” diye habire korkutuyorlar. Üstelik sattıkları mallar Türkiye'de üretiliyor, has Türk malı. İşçi maaşlarına yüksek zam gelmemiş, petrole yüksek zam gelmemiş ama doları bahane eden fiyatı yükseltiyor. Bunlarda Allah korkusu da yok, memleket sevgisi de. Ambardaki, depodaki malını saklamış, bekletiyor, satmak istemiyor. Yazıklar olsun. Bu memleketteki istikrar ve huzur ortamında zengin olan, bu milletin parasıyla adam olan, bu hükumetin desteğiyle büyüyen bu tüccar grubu, maalesef bir yabancıdan daha yabancı bu millete, daha Fransız bu millete. Geçmişi unutmuş, devletin geleceği de umurunda değil. Hep ifade ederiz, bu gemide hep beraberiz. Bu gemi batarsa sen de ben de yok olacağız.

Evet, bir yakınım küçük tüccar, plastik mutfak eşyaları alıp satıyor. Her üç günde bir Konya toptancısından parça parça mal getiriyor, eksilenleri tamamlıyor. Her varışında toptancının zamlarıyla karşılaşıyor. "Bu zam neden” diye sorunca, "dolar yükseldi, zam geldi, sakın dünkü fiyattan satma” diyorlar. İster istemez toptancının yaptığı zamma bir de bizimki ilave ediyor, Fabrikadan bir liraya çıkan mal tüketiciye üç lira olarak ulaşıyor. Böyle bir açgözlü tüccara devlet ne yapabilir? Evet, fiyatlar denetlenmeli, zamların nedeni sorulmalı, gerekçesiz zam yapanlar cezalandırılmalı, hesapları tek tek kontrol edilmeli, kesmediği faturalara bakılmalı, devlet devletliğini yapmalı. Bu insanları sorgusuz bırakırsan, bu milleti soymaya devam ederler. Aksi halde bu memlekette enflasyonu indirmek mümkün olmaz. Tüketici olarak "Edeb Ya Hu!” demekten başka ne diyebiliriz.

Edeb bir taç imiş Nur-u Hüda'dan,

Giy ol tacı, emin ol her beladan.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Dava Adamı Olmak Kolay Değil
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı
   CHP Hiç Değişmedi Değişmez
   Akşehir Belediyemizin Engelli Duyarlılığı
   Nerede O Eski Dostluklar
   FETÖ Operasyonları Ve Af

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Faydasız İlimden Allah’a Sığınırım
Mehmet Ali Tekin
Şafakta On Gün: İran İslam İnkılabı
Recep Öğütçü
Dava Adamı Olmak Kolay Değil
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te