Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Aileyi Parçalama Kanunu Kaldırılsın
Salı, 02 Ekim 2018 - (01:44)
Mehmet Ali Tekin

‘İnsanı yaşat ki, Devlet Yaşasın’

Binlerce yıldır toplumumuzun ilkelerinden birisidir.

Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihatinin özüdür.

Osmanlı bu ilkeye bağlı kaldığı süre boyunca, 3 kıtaya adaletle hakim olmuştu.

1699 yılında 19.900.000 KM kareye kadar çıkmıştı

Bu ilkeye bağlılık azaldıkça, devlet küçüldü küçüldü ve sonunda…

Birinci Dünya savaşı öncesinde 4.980.000 km2'ye…

Cumhuriyet döneminde de 783.562 km² ye düşmüştür.

İnsan yüceldikçe, devlet yücelir…

Devletlerin görevi insanı ve aileyi yüceltmek olmalıdır.

Buna sadık kalan ülkeler, medeniyet üretmişlerdir.

Devlet ve devlet görevlileri, ailenin yücelmesi için ortam hazırlamalıdır.

Cumhuriyet döneminin genelini ailenin yücelmesi ve korunması açısından değerlendirdiğimizde, karşımıza çıkan tablo, dehşet vericidir.

Kanaatime göre de bunun esbab-ı mucibesi…

Batı hayranlığı ve batı taklitçiliğidir…

Kendi kültürümüzden uzaklaşıp, batı tipi hayat tarzının topluma özendirilmesinin sonucu, ailede çöküş başlamıştır.

Ak Parti döneminde kişilerin refahının artması için, olağanüstü gelişmeler olmuştur.

Ak Parti döneminde, sağlıkta ve ulaşımda hayal bile edilemeyecek iyileşmelere şahit olduk.

2004 yılında Ak Parti’nin eseri diyebileceğimiz bir TCK, CMUK, CİK değişiklikleri kanunlaştı.

2004 yılında, Uydurma Tevhid Selam Terör Örgütü Lideri olmaktan, Eskişehir H Tipi cezaevinde hapisteyken, CMUK ve CİK yani Ceza muhakemeleri Usul Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu değişikliklerini tahlil etme imkânı buldum.

Her iki kanunda çok ciddi olumlu değişiklikler yapıldı. Hatta diyebilirim ki CİK, Avrupa ülkelerinin birçoğundan daha medeni bir kanundur.

Üzülerek belirteyim ki Zinanın suç olması bu TCK’da kalktı.

Üstüne üstlük 2012 yılında, Feministlerin baskısından mıdır, Avrupa Birliği uyum kanunlarının baskısından mıdır; bizim kültürümüzle hiç uyuşmayacak bir AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN çıkardılar ki…

Adeta aileyi korumak değil ÖZELLİKLE AİLEYİ PARÇALAMAK İÇİN çıkarıldığını görürsünüz.

Bu yasa çıktıktan sonra, ufak tefek problem yaşayan aileleri koruması gereken bu kanun, adeta AİLEYİ PARÇALAMAK İÇİN işletilmiştir.

Hüseyin Öksüz isminde bir vatandaşın başına gelenler, belki binlerce insanımızın başına gelmekte.

Sosyal medyadan bana ulaşan ve telefon numarası bende bulunan, Hüseyin Öksüz’ün başına gelenler:

İşte Hikâyem:

Her gün okula gidiyorum diyen orta son sınıf öğrencisi oğlumun, 33 gün içerisinde 29 gün okuldan kaçtığını, internet cafelere gittiğini öğrendim.

Eve geldiğinde nerden geliyorsun diye sorduğumda, bana çıkışarak okuldan nereden olacak dedi. Hâlbuki ben de o gün okuldaydım ve oğlum okulda değildi. Elimde 29 gün okula gitmediğine dair evrak vardı. oğluma bir tokat attım. Annesi müdahale edince, ona da hakaret ettim.

Soluğu karakolda aldılar.1 saat geçmeden 2 ekip arabası gelip beni kelepçeleyerek, karakola götürdüler. Önce hastaneye muayeneye gittik. Başım çok kötüydü, migren saldırısı başlamıştı. Doktora polislerin yanında derdimi anlattım, beni azarlar biçimde ''bir şeyin yok'' diyerek, tekrar geri karakola yönlendirdi. Ya dedim dr bey bari bir ağrı kesici iğne yapın. Aynı sözü tekrarladı, karakola geri geldiğimde önce üzerime atılı suçları okudular;

- eşe ve çocuklara her gün şiddet uygulama ( eşe ve çocuklara en küçük şiddet bile yok)

- Ev kirasını ödemeyerek eşin psikolojisini bozma ( bu arada ev benim kendi evim)

- Ters ilişki.( bu hem ahlaki değerlerime, hem inancıma aykırı)

- Eşi ve çocukları aç bırakma, evi geçindirememe ( o dönem mobilya üretim firmam var ve 35 personel çalıştırıyorum. Hanım karakola gittiğinde kolunda 17 bilezik ve komşularda, 10 bin liranın üzerinde bir alacak ve üstelik cüzdanında 1400 lira para var. Bu kadın ev kadını, tek geçim kaynağı benim, hayatında hiç çalışmamış)

- Annesinin evine göndermemek.( olaydan yaklaşık 17 yıl önce bir kez göndermemiştim. Bakın yanlış okumadınız 17 yıl önce)

- Çocukların parasıyla sigara aldırma ( bir bayram hangi bayram hatırlamıyorum, Çocuklardan biri harçlığının bir bölümüyle, bana bir paket sigara bir çakmak ve bir çift çorap hediye almıştı)

- Çocukları zorla çalıştırmak ( Yaz tatillerinde İstanbul gibi bir metropolde çocukları başı boş bırakmamak ve meslek öğrenmeleri için kendime ait mobilya firmamda tutuyordum. )

Böyle bir yığın suçlamalar..

Savcı beni mahkemeye sevk etti. Mahkeme 6 ay uzaklaştırma ve hükmün açıklanmasını geri bırakarak, beni serbest bıraktı..

Eşimi arayıp ben şu üzerime atılan suçlamaların hangi birini yaptım dediğimde ben bir şey demedim, ben bunları asla söylemedim, polis yazmış, bana bunu hemen imzala dedi, ben de okumadan imzaladım dedi, ısrarla ben bunların hiç birini söylemedim dedi.

Eşim hemen karakola gidip, benim kocamın üzerine atılan suçlamalar tamamıyla iftiradır, benim ağzımdan çıkmamıştır dese de, polis altında imzan var diyerek eşimi karakoldan kovmuştur.

Eve yaklaşık 800 metre uzakta bir ev kiraladım, bir günde evin eşyalarını alarak oturulabilir bir hâle getirdim.

Bir hafta sonra eşim kiraladığım evi buldu ve kapının önüne gelip eve dönmemi istedi. Ben de uzaklaştırma cezası aldığımı eve gelirsem bunun sıkıntılı olacağını söyledim. gelmeyeceğimi anlayan kadın, kapının önünde bağırmaya başlayınca polisi aradım ve durumu anlattım.

Yine karakola götürüldüm, yine ifade yine mahkemeye çıktım.

UZAKLAŞTIRMA HÜKMÜNE UYMADIĞIM GEREKÇESİYLE, BİR HAFTAKİ HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI HÜKMÜ DE ORADAN KALKMIŞ OLDU.

Ortada bir yanlışlık var dedim, ben hükme uydum, uymayan eşim, polisi arayan benim dedim. Hakime ne dediysem dinletemedim.

Asliye cezada dava devam ederken, işlerim nedeniyle ALMANYAYA geldim. duruşmalara katılmadım, hakkımda 9 ay hapis cezası verildi.

Eşim Yargıtay’a itiraz etti. Bizim şikayetimiz yoktur, olay tamamen bundan bundan ibarettir dese de Yargıtay '' Senin temyiz hakkın yoktur.'' diye kararı olduğu gibi onayladı.

Eşim başka bir hakime hanıma '' Ben kocamdan davacı değilim..şiddet yoktur.. velev ki var, ben kocamı affediyorum, benim affetme hakkımın elimden alınması, hem insan haklarına hem kadın haklarına aykırıdır.'' Diyor;

Hakime hanım! “Sus be kadın, şu çeyrek aklınla, bana kadın haklarını mı öğretiyorsun? diyerek eşimi kovuyor.

Yaklaşık iki hafta önce eşim İstanbul Anadolu 19. Asliye ceza mahkemesine bir dilekçe veriyor..

'' Ben kocama iftira attım, kocamın aldığı ceza vicdanımı rahatsız ediyor, TCK 311 e göre yeniden yargılanıp, beraat etmesini istiyorum.'' diyor.

Mahkeme kalemi ''Eğer bunu söylersen 1 ile 4 yıl arası, iftiradan hapse girersin'' deseler de eşim, ben cezaya razıyım diyor. ( Ülkenin kanun adamlarına bakar mısınız? Sen iftiraya devam et, yargı senin yanında)

Dilekçeyi kaale almıyorlar, iki gün sonra eşim tekrar gidiyor, şu anda evrak incelenmeye alındı, yeniden yargılanacağız, bakalım.

Hasan Öksüz

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Mehmet Ali Tekin'in Son 10 Yazısı
   Özür Diliyorum
   15 Temmuz Darbe Girişiminin Artçıları
   Post Modern Seçim Darbe Denemesi
   Temiz Bosna Toprağına Secde
   Ak Parti’ye Ders Verelim, Ölümü Tecrübe Edelim Demektir…
   Fatih Haydar’dan Bir Akıncıyı Uğurlarken…
   Güneşi Balçıkla Sıvamaktan Vazgeçin
   28 Şubat zulmünün izleri artık bitsin!
   Şubat Ayı Şehidler Ayı
   Şafakta On Gün: İran İslam İnkılabı
   Kafası kütüphanesinden zengin adam: İbn’ül Emin Mahmut Kemal İnal

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Sekiz milyar bize lazım
Mehmet Ali Tekin
Özür Diliyorum
Recep Öğütçü
Kaybolan Değerlerimiz Güven
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te