Anamenü
  Konya
  İlçeler
  Firmalarımız
  Röportaj
  Eğitim
  Kültür Sanat
  Güncel
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Tarih ve İnsan
  Gezi
  Spor
  Duyurular
  Okur Köşesi
  Künye
  İletişim
 News Arama

Gelişmiş Arama
 Anket
Sitemizin tasarımını nasıl buluyorsunuz?
Çok güzel
İdare eder
Kötü olmuş

Sonuçlar
 MB Döviz Kuru
Dolar Alış :
Dolar Satış :
Euro Alış :
Euro Satış :

 
Maya Ve Haya
Cuma, 28 Eylül 2018 - (11:35)
Recep Öğütçü

Mayayı ve hayayı her zaman önemsemişimdir. Mayayı her şeyin temeli olarak görmüşümdür. Mayası bozuksa ekmek de bozuk olur, maya bozuksa yoğurt da bozuk olur. Mayası bozuğa "sütü bozuk” derler. Eğitimde işe mayandan başlamak ve önce mayayı düzeltmek gerekir. Bir de haya kavramı var ki, mayanın ikiz kardeşidir. Mayasız insan hayasız demek, hayasız da mayasız demek. Birisi olmazsa öbürü de olmaz. Biri eksikse öbürü de eksik. Mayasızlık kapıdan girerse haya pencereden çıkar. Maya yoksa kanda, haya bulunmaz canda.

Gelin maya ile hayayı biraz daha açalım. Maya öz demektir, asalet demektir, doğuştan getirdiğimiz iyi huy demektir, temiz soy, asil ruh demektir. Ruhsuz beden leşten ibaret ise, mayası bozuk insan da hayvan mesabesinde demektir. Maya sağlam ise, korkma o insandan. Atalar demiş ya, "Asil azmaz, bal kokmaz. kokarsa yağ kokar, çünkü mayası ayran”. Kökü, soyu, sülalesi, çekirdeği, tohumu sağlamsa, çocuğu da, meyvesi de sağlamdır. Her şey aslına döner, aslına çeker. Mayasında hainlik olmayan sonunda da, önünde de ihanet etmez. Kökte, tohumda bozukluk varsa, ağacın veya bitkinin meyvesi de bozuk olur. Şunu da unutmamalı, Atalar, "zalimden alim, alimden zalim olabilir” demişler. Kur'an'da anlatılır: Nuh Peygamberin oğlu Kenan, asi çıkmış, babasının gemisine binmemiştir. Putçu Azer'in oğlu İbrahim (as)i de Allah peygamber olarak seçmiş, sonraki peygamberlerin hepsinin babası olmuştur. Yani put satan bir insandan peygamberler babasını dünyaya getirmiştir Yüce Allah. Demek ki babalarla evlatları kıyas etmek doğru değildir. Baba evladıyla, evlat babasıyla imtihan olabilir. Bazen haram lokmayla da maya zaman içinde bozulabilmektedir. Mayası temiz bir insandan mayasız ve hayasız çocukların dünyaya gelmesi olasıdır ve bir imtihandır.

Gelelim haya konusuna. "Haya”, utanmak, çekinmek, edepli olmak, ar damarına sahip olmak demektir. Ar damarı çatlayana da bizim orada "hayasız” derler. Haya ile hayat aynı kökten gelir, haya insan hayatının temelidir. Hayasız insan ölü demektir, hayvandan farksızdır, sadece ismi insandır. İnsanı hayvandan ayıran temel özellik de hayasıdır. Onun için Peygamberimiz, "Haya imandandır, haya imanın yarısıdır, haya imanın bir şubesidir” buyurur. Ayrıca "Utanmadıktan sonra dilediğini yap” buyurmuştur. Bir gencin utangaçlığı, sıkılganlığı eleştirilince, Efendimiz, "Bırakın utansın, utanmak imandandır” buyurur.

Evet, utanmak, haya sahibi olmak kullar için bir fazilettir, nimettir, ziynettir. Hele utangaçlık kadınlar için daha büyük ziynettir, fazilettir. Utanan insan yanlış yapmaz, kuldan utanmayan Allah'tan da utanmaz. Tersi de doğru, Allah'tan utanmayan kuldan da utanmaz. Haya insanın bekçisidir, yanlışlar yapmasina engel olur. Bazıları çocuklarının utangaçlığından şikayet ederler, "ekmeğini elinde alsan ses çıkarmaz, haklarını savunmaz” derler, "girişken ve atılgan değil” diye üzülürler. Bırakınız utansınlar, çekinsinler, haklarından vazgeçsinler. Bu davranışları onlar için eksi değil değil aksine artı değerdir. Uzun vadede onlar kazanacaktır, utanmaları sebebiyle yanlış yapmayacaklardır, ahireti kazanacaklardır.

Gelin, öyle bir eğitim sistemi ortaya koyalım ki, çocuklarımıza maya ile haya kazandırsın. Bunun için önce kız- erkek ayrılan sınıfları ve okulları oluşturalım. Kızlar erkekler birbirinden utansın, çekinsin, cıvık hareketler yapmasınlar, yanlış yapmaktan korksunlar, cazibeleri kaybolmasın. İçi içe, yan yana oturup o fıtraten getirdikleri utangaçlıklarını kaybetmesinler. Kılık -kıyafet noktasında da belli ölçüler olsun, tesettürü anlatan dersler koyalım, başörtüyü, geniş elbiseyi, geniş pantolonları, geniş tişört ve kazakları, uzun etekleri özendirelim, tavsiye edelim. Haya ve edebini küçük yaşta kaybeden, utanmayan bir yavrumuz, yetişkin olunca her günahı işlemekten çekinmeyecektir. Onun için yuvalar yıkılıyor, boşanmalar oluyor, aile yuvaları sağlam inşa edilemiyor. İnternet, sosyal medya ve cep telefonları da hayatımıza girince hayadan ve mayadan eser kalmadı. İşte en büyük korkumuz ve sorunumuz bu haya ve maya meselesi. Düşünmeye davet ediyorum.

[ Arşivle! ] [ Yazdır! ] [ Postala! ]

 

Yorum Ekle! Bulunan yorum sayısı: 0
Bu yazıya ilişkin yorum bulunamadı!
Yorum yazmak için tıklayın!

'Recep Öğütçü'in Son 10 Yazısı
   Kaybolan Değerlerimiz Güven
   İki Hastalığımız: İnkar Ve İsraf
   Terör Ve Seçim
   Sebze Ve Meyve Fiyatları Nasıl Düşer?
   Beka Meselesini Ciddiye Almayanlar Var
   Dava Adamı Olmak Kolay Değil
   Ruh Sağlığı Kanunu
   Bir Yıl Daha Geride Kaldı
   Radikal Solun Geldiği Nokta
   Nefisler Semiriyor Gönüller Çoraklaşıyor
   Mekke Medine’nin Statüsü Tartışılmalı

Yazarlar
Mahmut Toptaş
Sekiz milyar bize lazım
Mehmet Ali Tekin
Özür Diliyorum
Recep Öğütçü
Kaybolan Değerlerimiz Güven
Alıntılar
Selehaddin E Çakırgil
İnqılabçıların da Basîreti Bağlanabilir..
Senai Demirci
Namazı ''satan'' Alışveriş Merkezleri
Haşmet Babaoğlu
Kemal Anadol ve geçmişi!
Selehattin Duman
İşin kolayına kaçacaksan bir Atatürk hikâyesi bul..

sitede
internet'te